T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1657 - 2026/209 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1657 KARAR NO : 2026/209 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :10/06/2022 NUMARASI :2021/559 Esas - 2022/377 Karar DAVACI :... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :... VEKİLİ :A…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1657 - 2026/209 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1657 KARAR NO : 2026/209 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :10/06/2022 NUMARASI :2021/559 Esas - 2022/377 Karar DAVACI :... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :... VEKİLİ :Av. ... DAVA :İtirazın İptali DAVA TARİHİ :27/10/2021 KARAR TARİHİ :05/02/2026 KR. YAZIM TARİHİ :05/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait 41 AK ... plakalı çekicinin ZMSS poliçesi ile teminat altına alındığını, çekicinin 41 ... 096 plakalı yarı römork ile bağlıyken 12/08/2018 tarihinde Bolu Batı Gişeleri OGS cihazına çarparak maddi hasara neden olduğunu, hasar nedeniyle Karayollarına 48.675,00 TL ödeme yaptıklarını, kazaya 41 AK ... plakalı araç sebep olduğu için sigortalıya rücu hakları bulunduğunu beyan ederek; Kocaeli İcra Dairesinin 2020/90351 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının istiap haddini aştığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, ruhsatta yazan istiap haddinin aşılması durumunda para cezası uygulandığını, davalının kusurunun bulunmadığını, ayrıca sırf istiap haddinin aşılmasının sigortacıya rücu hakkı vermediğini, kazanın oluşu ile istiap haddi sınırının aşılması arasında nedensellik bağının kurulması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Davanın REDDİNE..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; rücu şartları oluştuğu halde mahkemece davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu; davalı tarafından icra takibine ve borca, sadece süreci uzatmak adına itiraz edildiğini, davalının itirazı üzerine arabuluculuk yoluna başvurulmuş olduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, kazaya yetersiz ehliyetli olması ile sebebiyet olan sürücü tarafından verilen zararı karşılayan davacı sigorta şirketinin KTK ve TTK uyarınca davalı-tarafa rücu etme hakkına haiz olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/06/2022 tarih, 2021/559 Esas - 2022/377 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ZMMS poliçesi uyarınca dava dışı 3. kişiye ödenen tazminatın sigorta genel şartları uyarınca davalı sigortalıdan rücuan tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteminden ibarettir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacının, davalı/borçlu S.S. 18 numaralı Derince Lojistik Motorlu Taşıyıcılar Koop. Adına kayıtlı 41 AK ... plakalı çekici kaza tarihinde geçerli olmak üzere 32665793 poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, davalı adına kayıtlı sigortalı 41 AK ... plakalı çekici ve buna bağlı 41 ... 096 plakalı yarı römork dava dışı ... sevk ve idaresinde iken 12.08.2018 tarihinde, İstanbul istikametinden gelip Bolu Batı Gişelerinden çıkmak istediği esnada aracın yükünün 2,65 metre eninde ve 2,35 metre yüksekliğinde olduğundan gişeden geçerken OGS anten cihazına çarparak maddi hasara sebebiyet verdiğini, söz konusu kaza neticesinde düzenlenen kaza tespit tutanağında da davalıya ait aracın istiap haddini aştığı tespit edildiğini, bu nedenle kazaya ilişkin davacı şirket tarafından ödenen tazminatın rücuen tahsilini talep ettiği, davalının, müvekkilinin istiap haddini aştığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, ruhsatta yazan istiap haddinin aşılması durumunda para cezası uygulandığını, davalının kusurunun bulunmadığını, ayrıca sırf istiap haddinin aşılmasının sigortacıya rücu hakkı vermediğini, kazanın oluşu ile istiap haddi sınırının aşılması arasında nedensellik bağının kurulması gerektiğini belirterek davanın reddini talep ettiği, Mahkemece, davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 19/03/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; "41 AK ... plakalı çekici ve buna bağlı 41 ... 096 plakalı yarı römork sürücüsü Adem ÖZDEMİR’in olayda %100 oranında kusuru olduğu, olay yerindeki yolda kusur olmadığı, Trafik kazasında hasar almış olan OGS anten cihazında meydana gelmiş toplam hasar miktarının 48.665,00 TL olduğu, 41 AK ... plakalı çekici ve buna bağlı 41 ... 096 plakalı yarı römork sürücüsünün olayda kusuru olmasına rağmen, aracın sahibinin/işleteninin ve trafik sigortasını yapmış olan sigorta şirketinin olayda kusurları olmadığı, fakat ilgili mevzuat gereği araç sürücüsünün kusur oranına bağlı olarak olayda sorumluluklarının bulunduğu, meydana gelen olayın rücu edilebilmesi için olayda araç sürücüsünün ağır kusurunun olması gerektiği ancak yasada ağır kusur tanımında netlik olmaması sebebi ile kazada meydana gelen hasarın ağır kusur olup olmadığı konusunda belirsizlik olması sebebi ile kanaat oluşturulamadığı ve rücu olup olmadığının tespit edilemediği" mütalaa edilmiştir. Sigortacının rücu hakkı, TTK’nın 1472/2 ve 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. Eldeki davada dava dışı üçüncü kişinin zararının karşılanması üzerine, söz konusu bedelin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca davalı siortalı araç işleteninden rücuen talep edildiği anlaşılmaktadır. Somut olaydaki uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.a ve B.4.e maddeleri uyarınca, davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde ağır kusurlu olup olmadığı ve istiap haddinin aşılıp aşılmadığı, bu itibarla davacı yararına rücu şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna göre dava dışı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bilindiği üzere somut olayda ispat yükü davacı üzerinde olup, davacı sigorta şirketi ZMMS Genel Şartlarının 4. maddesi uyarınca kazanın davalı sürücünün kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana geldiğini ispatla mükellef olduğu, ZMSS poliçesi genel şartlarının 4/a maddesinde tam kusurdan değil, kasıt veya ağır kusurdan söz edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun bildirildiği, ancak ağır kusur kavramı özel hukuk kavramı olup kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade ettiği, dava konusu olayda ise davalı sigortalı araç sürücüsünün trafik kurallarına aykırı davranışı nedeniyle tam kusurlu olmasının başlı başına kasıtlı yada ağır kusuru bulunduğu anlamına gelmeyeceği, üstelik böyle bir durumda hasarın teminat dışında kaldığını ispat yükü TTK'nın 1409/2.maddesi hükmü gereğince davacı sigortacıya düştüğü, davacı tarafından rücu sebebinin kanıtlanmadığı (aynı yönde Yargıtay 17.HD'sinin 2016/3422 E-2016/6357 K sayılı kararında da belirtildiği), bu itibarla somut olay açısından Sigorta Genel Şartların B4 maddesinin "a" bendi uyarınca sigortalıya rücu şartlarının gerçekleşmediğine ve B4 maddesinin "e" bendi uyarınca da kazanın münhasıran istiap haddinin aşılması nedeni ile gerçekleşmediği yönelik yerel mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcının, istinafa gelirken peşin alınan 860-TL'den mahsubu ile artan 128,00-TL'nin talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/02/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*