Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı işyerinde 12.01.2015-01.03.2016 tarihleri arasında danışman olarak çalıştığını, aylık ücretinin ilk ay dışında 1.500 Euro olduğunu, ayrıca prim uygulaması olduğunu, hafta içinde 09.00-23.00 saatleri arasında hafta sonlarında ise 09.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, Katar görevlendirmesinin akabinde müvekkilinin isteği dışında zorla ücretsiz izne çıkarılarak iş sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkilinin yaptığı sözleşmeler üzerinden %4 v
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı işyerinde 12.01.2015-01.03.2016 tarihleri arasında danışman olarak çalıştığını, aylık ücretinin ilk ay dışında 1.500 Euro olduğunu, ayrıca prim uygulaması olduğunu, hafta içinde 09.00-23.00 saatleri arasında hafta sonlarında ise 09.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, Katar görevlendirmesinin akabinde müvekkilinin isteği dışında zorla ücretsiz izne çıkarılarak iş sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkilinin yaptığı sözleşmeler üzerinden %4 ve %8 oranında prim hakkı olduğunu, Eylül 2015 tarihinden sonraki dönemde primlerinin eksik ödendiğini, davalı işveren Şirketin ortakları ile yurtdışı merkezli dava dışı şirketlerin ortaklarının aynı olduğunu, organik bağ nedeniyle davalının dava konusu alacaklardan sorumlu olduğunu iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti ve prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davalı Şirkete husumet yöneltilip yöneltilemeyeceğine, prim alacağı ve alacaklara işletilen faize ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunu'nun (3095 sayılı Kanun) "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4. maddesinin (a) bendinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. Somut olayda uyuşmazlık konusu alacakların yabancı parayla tahsili talep edildiği gibi bu alacaklara Devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanması talep edilmiştir. Mahkemece hüküm altına alınan alacaklara, 3095 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (a) bendi uyarınca Devlet bankalarınca Euro üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerekirken bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.