TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/10/2024 NUMARASI : 2017/1432 Esas, 2024/750 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 31/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olar…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/977 KARAR NO : 2026/391 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/10/2024 NUMARASI : 2017/1432 Esas, 2024/750 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 31/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; sözleşmeden kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı karşı davalı vekili, davalı tarafından 10.04.2012 tarihinde gönderilen sipariş mektubu üzerine istenilen ekipmanların imal edilmesi hususunda sözleşme imzalandığını, davacı tarafça 29.000,00 TL bedelli teminat mektubu verildiğini, makineler üretilmeye başlandıktan sonra davalının isteği üzerine cihazlara eklemeler yapıldığını, bu nedenle teslimatta gecikmeler yaşandığını, teslimat yapılmak istendiğini lakin davalıca teslim alınmadığını, bunun üzerine davacıca teslim mahallini bildirmesi için davalıya ihtar çekildiğini, daha sonra teslimatın yapıldığını, bunun üzerine davalı tarafça ekipmanda çeşitli eksiklikler bulunduğunundan sebeple sözleşmeden döndüğüne dair ihtar çekildiğini, belirterek olay nedeniyle davacının uğradığı zararın şimdilik 1.000,00 TL olarak ikinci ihtar tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili, yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafın 4 adet ekipmanı çalışır vaziyette teslim etmesi gerekirken 1 adet teslimat yapabildiğini, bu ekipmanın da test edilmesi üzerine önemli eksiklikler tespit edildiğini, bunun için 30 günlük düzeltme süresi verildiğini, daha sonra ürünün teslimine ilişkin ihtarnameler çekildiğini, nihayetinde mahkeme kanalıyla delil tespiti yaptırıldığını, ancak mahkemece yapılan tespitin yetersiz olduğunu, 3 adet ekipmanın teslim edilmemesi ve diğer ekipmanında önemli eksikliler ve ayıplar taşıması nedeniyle, davalı-karşı davacının TBK madde 475 kapsamında ihtarla sözleşmeden dönme hakkını kullandığını, daha önce iş kapsamında teslim edilen fikstürlerin iadesinin ve teminata konu 29.000,00 TL' nin gönderilmesinin bu ihtarname ile istendiğini, iade edilmeyeceği teminatın paraya çevrildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini ve 2 adet fikstürlerin( ... ve ...) iadesini istemiştir. Mahkemece 10/10/2024 tarihli karar ile, Davacı ... Otomotiv'in 10.04.2012 tarihli sipariş mektubu ile makina imali konusunda anlaştığı, böylelikle taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğu, davacının yüklenici, davalının ise iş sahibi olduğu, davacı yanca 4 adet ekipmanın 07.08.2012 tarihine kadar teslim edileceği sipariş mektubunda (sipariş + 17 hafta) taahhüt edildiği, davacı yanın imalatta sipariş mektubunun 6.maddesi gereği ... ...'ın teknik şartnamesini esas alması gerektiği, sözleşme kapsamında Davacı ... Makina tarafından Davalı ... Otomotiv'e 29.000,00 TL bedelli teminat mektubu verildiği, imalata başlandıktan sonra davalı tarafından fazla ve ek bazı özelliklerin cihaza eklenmesi istendiği ve bu nedenle imalatın uzadığı davacı yanca iddia edildiği, nihayetinde teslim tarihi geçtikten sonra 26.09.2012 tarihinde davalı yanca imal edilen 1 adet ekipman davalıya ait İnönü Fabrikasında teslime sunulduğu, davalı yanca ekipmanın teknik şartnameye uygun olmama gerekçesine dayanılarak teslimi kabul etmediği, teslim alınmamaya dair 11.10.2022 tarihli teknik rapor düzenlenmişse de, aksi cihette mahkememizce aldırılan 23.12.2015 tarihli teknik bilirkişi raporunda imal edilen ekipmanlarda ayıp bulunmadığı tespitinin yapıldığı, davalı yanca Ankara 18.Noterliği 29.11.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile TBK madde 475 uyarınca ayıplı imalattan kaynaklı sözleşmeden döndüklerini ve verilen fikstürlerin iadesini talep ettiklerini davacıya ihtar ettikleri, ihtar ile taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği, davacı yanca davalıya verilen teminat mektubunun davalı yanca 29.01.2016 tarihinde paraya çevrildiği davalının defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda tespit edildiği, davalı ... Otomotiv tarafından Ankara 38.Noterliği 29.11.2013 tarihinde düzenlenen ... yevmiye numaralı ihtarnamenin Davacı ...'a tebliğ edildiği 10.12.2023 tarihinde hüküm-sonuç doğurduğu bu tarih itibari ile sözleşmenin sona erdiği, davacı tarafça 07.08.2012 tarihine kadar 4 adet ekipmanı davalıya teslim taahhüdünde bulunmasına rağmen, teslimatın bu tarihe kadar yapılmadığı, keza davalı yanca ek özellikler eklenmesi iddialarınında ispatlanamadığı, 26.09.2012 tarihinde ise 4 adet ekipmanı çalışır vaziyette teslim edeceğini taahhüt etmiş olmasına rağmen sadece 1 adet ekipmanın davalıya teslime sunulduğu anlaşılmakla, bu kapsamda süresinde teslim yapılmamış olması nedeniyle, davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayandığı anlaşılmakla, davacının maddi zararlarının tazmini talep edemeyeceği değerlendirilmekle davanın reddine, karşı dava yönünden ise 2 adet fikstürlerin (... ve ...) iadesini talep edilmiş olup, dava konusu cihazların davalı/karşı davacıya teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamın da sunulmuş bir delil bulunmadığından, ispatlanmayan karşı davanın reddine karar vermiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, müvekkilimce eserin imalat sürecinde davalı-karşı davacının tüm taleplerinin iyi niyetle karşılanmaya çalışıldığı, tamamen davalı-karşı davacının istediği nitelikte bir ürün imal edildiği bu nedenle müvekkilimin normalden fazla emek ve mesai sarf ettiği buna rağmen davalı-karşı davacının sözleşmeden haksız bir şekilde döndüğünün tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunu, davalı-karşı davacının sözleşmeden haksız bir şekilde dönmesi neticesinde müvekkilimin uğradığı zararın salt davalı-karşı davacı tarafın teminat mektubu karşılığında müvekkilime ödediği ve daha sonra bu teminat mektubunu bozdurarak geri aldığı 29.000,00 TL tutarındaki rakamla sınırlı olduğunu söylemek hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağını, davalı iş sahibi fesihte kusursuz olduğunu kanıtlamadıkça davacı zararını ödemekten kaçınamayacağını, bilirkişi tarafından sözleşmenin yapılmasına ilişkin giderler, sözleşmenin yerine getirilmesi ve karşılık edanın kabulü için yapılan masraflar, sözleşmenin yerine getirilmesi dolayısıyla uğranılan zarar, sözleşmenin geçerliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğranılan zarar, başka bir sözleşmenin yerine getirilmemesi dolayısıyla uğranılan zarar ve dava masrafları dikkate alınarak müvekkilimin gerçek zararının tespit edilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, maddi gerçek ve somut olayla ilgisi bulunmadığını, mahkeme gerekçeli kararı denetime elverişsiz, eksik ve hatalı bilirkişi raporlarına dayandığından isabetsiz olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davada davacı, taraflar arasında 10.04.2012 tarihli sipariş mektubu ile eser sözleşmesi kurulduğu, sözleşme konusu ekipmanların sözleşmeye uygun şekilde imal edilmesine rağmen davalının haksız ve kötüniyetli olarak ayıp iddiasında bulunup sözleşmeden döndüğü ve bu nedenle uğranılan zararların tahsilinin talep etmiştir. Davalı, sözleşme kapsamında kararlaştırılan sürede ve şartlarda teslim yapılmadığı, teslim edilen ekipmanlarda eksiklik ve ayıplar bulunduğu, bu nedenle TBK 475 kapsamında sözleşmeden dönüldüğünü belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı karşı dava dilekçesi ile, mülkiyeti kendisine ait olan ... ve ... fikstürlerinin davacı karşı davalıya ekipman testi amacıyla teslim edildiği, noter ihtarnamesi ile bu fikstürlerin iadesinin talep edildiği, ancak iade edilmediği belirtilerek söz konusu 2 adet fikstürün iadesinin talep edildiği anlaşılmıştır.Mahkeme, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, davacının sözleşme kapsamında teslim yükümlülüğünü süresinde ve gereği gibi yerine getirmediği, davalının sözleşmeden dönmesinin haklı nedene dayandığı ve davacının zarar talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın ise iade talebinin ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Mahkemece 01.06.2017 tarih 2013/354 esas ve 2017/410 karar numarası ile yargılama yapma yetki ve görevinin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek yetkisizlik kararı vermiştir. Mahkeme kararı istinaf edilmiştir. Dairemiz 23.11.2017 tarih 2017/1408 Esas ve 2017/842 karar sayılı ilamı ile istinaf talebin reddine karar verilmiş ve dava dosyası İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/432 esasa kaydedilmiş ve yapılan yargılama ile asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında 10.04.2012 tarihli sipariş mektubu ile 4 adet manipülatörün imaline ilişkin eser sözleşmesi kurulduğu, sözleşme kapsamında teslim süresinin belirlendiği, davalı tarafından verilen 29.000,00 TL avans bedeli karşılığında davacı tarafından 29.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davalıya verildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında sözleşmenin ifası sürecinde üretim, teslim, teknik uygunluk ve ek talepler hususlarında uyuşmazlık çıktığı, tarafların karşılıklı ihtarnameler gönderdiği, davalının 29.11.2013 tarihli ihtarname ile sözleşmeden döndüğünü bildirdiği ve teminat mektubunu paraya çevirdiği, davacı tarafından ise sözleşmeden dönmenin haksız olduğu ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından da fikstürlerin iadesi talebiyle karşı dava açıldığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında, imal edilen ekipman yönünden teknik ayıp bulunmadığına dair tespitler yer almakla birlikte, sözleşme konusu 4 adet manipülatörden yalnızca 1 adedine ilişkin somut tespit yapılabildiği, diğerlerine ilişkin üretim ve teslim durumunun dosya kapsamında ispat edilmemiştir. Süresinde davacı edimini edimini yerine getirmemesi, 4 adet manipülatör yerine 1 adet teslimi sebebiyle davalının sözleşmeyi haklı fesih ettiği kabulü gerektiği, mahkemenin bu doğrultuda kabulü doğru olmuştur. Her ne kadar bilirkişi raporlarında incelenebilen ekipman yönünden ayıp bulunmadığı belirtilmiş ise de, sözleşmenin 4 adet manipülatörün imaline ilişkin olduğu, dosyada yalnızca 1 adet ekipman yönünden değerlendirme yapılabildiği, diğer ekipmanların üretim ve teslim durumunun ispatlanamadığı, ayrıca teslimin sözleşmede kararlaştırılan sürede ve koşullarda gerçekleştiğinin de ortaya konulamadığı, bu haliyle davacının sözleşme kapsamındaki edimini gereği gibi ifa ettiğini ispat edemediği anlaşılmaktadır.Mahkemece, yalnızca teknik ayıp hususu değil, teslim süresi, sözleşmeye uygun ifa ve edimin tam olarak yerine getirilip getirilmediği hususları birlikte değerlendirilerek sonuca gidildiği, bilirkişi raporlarının da bu yönüyle bütüncül olarak ele alındığı, kararın denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.Dosyada davacının iddia ettiği ek zarar kalemlerini somut ve denetime elverişli delillerle ispatlayamadığı, bu nedenle mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Davalı (Karşı Davacı) İstinaf Sebeplerinin İncelenmesinde, dosya kapsamında söz konusu fikstürlerin davacıya teslim edildiğinin kesin ve tereddüde yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığı, bilirkişi raporlarında da bu hususun açıkça ortaya konulamadığı, ispat yükü üzerinde bulunan davalı karşı davacının bu yükümlülüğünü yerine getiremediği anlaşılmıştır.Bu nedenle, karşı davanın reddine ilişkin mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/10/2024 tarih ve 2017/1432 Esas, 2024/750 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 31/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.