16. Hukuk Dairesi 2019/5115 E. , 2019/7974 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında, ... Köyü çalışma alanında ve tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 109 ada 17 ve 22 parsel sayılı 2.002,25 ve 1.655,19 metrekare yüzölçümündeki …
**16. Hukuk Dairesi 2019/5115 E. , 2019/7974 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında, ... Köyü çalışma alanında ve tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 109 ada 17 ve 22 parsel sayılı 2.002,25 ve 1.655,19 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların yüzölçümlerinin, maliki olduğu 109 ada 18 parsel sayılı taşınmazın aleyhine arttığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davanın mülkiyete ilişkin olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli ve elverişli bulunmamaktadır. Davacnın, komşu taşınmazlar ile kendi taşınmazı arasındaki tesis kadastrosu ile oluşturulan sınırın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/A maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sonucunda değiştirildiğini öne sürerek, uygulama kadastrosuna karşı dava açtığı tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle mahkemelerce, uygulama faaliyetine eş değer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur.