9. Hukuk Dairesi 2025/9284 E. , 2026/1000 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2244 E., 2025/1552 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 30. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/313 E., 2020/127 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…
9. Hukuk Dairesi 2025/9284 E. , 2026/1000 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2244 E., 2025/1552 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 30. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/313 E., 2020/127 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Belediyesi işyerlerinde alt işverenler nezdinde 25.07.2001-20.07.2016 tarihleri arasında çalıştığını, en son alt işveren olan davalı ... Hatları Turizm San. Tic. AŞ (... Hatları AŞ) bünyesinde çalıştığını, 20.07.2016 tarihinde fesih bildirimi ile iş sözleşmesinin sonlandığını, davalı Şirket tarafından 2004-2016 yılları arasında geçen çalışma dönemine ilişkin olan 12 yıllık tazminat ve diğer haklarının tebliğin yapıldığı gün bankaya yatırılacağının söylendiğini, ödemeye ilişkin kıdem bordrosu imzalatılarak bir nüshasının müvekkiline teslim edildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, açtıkları işe iade davasında iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğine ilişkin hüküm kurulduğunu ve kararın onanarak kesinleştiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarının tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını, borçluların borca itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Hatları AŞ vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesinin 2016/4 sayılı Başbakanlık Genelgesi ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, iş sözleşmesinin feshinin davacının FETÖ iltisakı nedeni ile gerçekleştiğini, müvekkili Şirketin alacaklıya hak etmiş olduğu alacak miktarlarının tümünü ödeyerek sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacının müvekkili Şirkette 17.09.2010-26.07.2016 tarihleri arasında iş ve hat geliştirme uzmanı olarak çalıştığını, müvekkili Şirketin sorumluluğu kabul edilse bile müvekkili Şirketin sorumluluğunun davacının müvekkili Şirkette çalıştığı tarihler ile sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalının uhdesinde 25.07.2001-20.07.2016 tarihleri arasında çalıştığı, dosyada mevcut bordrolara göre ücretinin brüt 5.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, dosyada mevcut kıdem ve ihbar tazminat bordrosu dikkate alındığında davacı adına kıdem tazminatına ilişkin brüt 50.000,71 TL, ihbar tazminatına ilişkin brüt 14.564,22 TL tahakkuk yapıldığı, taraflar arasında bu konuya ilişkin ihtilaf bulunmadığı, söz konusu icra takip dosyasında kıdem tazminatına ilişkin talebin brüt 50.000,71 TL, ihbar tazminatına ilişkin talebin brüt 14.564,22 TL olduğu dikkate alındığında taraflar arasında ihtilaf bulunmayan bu alacaklar yönünden yapılan itirazın yerinde olmadığının anlaşıldığı, takibin devamına karar verildiği, dosyada mevcut bilirkişi raporu dikkate alındığında kıdem tazminatı için işlemiş faiz olarak her ne kadar 37.848,41 TL tespit edilmiş ise de taleple bağlı kalınarak faizin brüt 30.270,26 TL üzerinden devamına karar verildiği, dosyada mevcut İstanbul 27. İş Mahkemesi 2016/395 Esas, 2017/396 Karar sayılı kararı dikkate alındığında, Mahkemece feshin geçerli olduğu sonucuna varıldığı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2017/2443 Esas, 2017/1179 Karar sayılı kararı ile de davacı hakkında gerçekleştirilen fesih işleminin geçerli olduğu yönünde karar verildiğinin görüldüğü, bu kararlar dikkate alındığında feshin geçerli nedene dayandığı, geçerli nedenle fesih durumunda kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafın bu yöndeki itirazına itibar edilmediği, dosyada mevcut likit alacaklar yönünden davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işe iade davasında verilen kararın kesinleşmesi sonrasında davacının 04.08.2019 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatı yönünden icra takibine başladığı ve davalıların yasal süresi içerisinde itirazları nedeniyle takibin durduğu, itirazın iptaline ilişkin eldeki davanın yasal süresi içerisinde açıldığının anlaşıldığı, taraflar arasında görülerek kesinleşen işe iade davasında feshin geçerli nedenle yapıldığı kabul edilmiş olmakla taraflar arasında bu hususun kesin hüküm oluşturduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesinin davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığına ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı işveren tarafından fesih sonrasında kıdem ve ihbar tazminatı bordrosu düzenlendiği, söz konusu bordrolarda belirtilen tutarların takibe konu edildiği, ayrıca icra takibinin işe iade davasının kesinleşmesi sonrasında takibe konulduğu, bu karar dikkate alındığında alacağın varlığının yargılamayı gerektirmediğinin anlaşıldığı, alacağın likit olduğu kabulüyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının çalıştığı işyerinin önce ... Otobüsleri San. ve Tic. AŞ (...) tarafından işletildiği, daha sonra işyerinin işletilmesinin ... Belediyesi tarafından intifa yoluyla ... Hatları AŞ’ye verildiği, bu itibarla davalılar ... ile Şehir Hatları AŞ arasındaki ilişkinin işyeri devri olduğunun anlaşıldığı, 2010 yılı öncesi dönemden sorumlu olmadıklarına ilişkin Şirket vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacının işçilik alacaklarından 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/7 hükmü uyarınca asıl işveren olan davalı ... Belediyesinin diğer davalı ile müteselsil sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından davalı ... Belediyesi vekilinin istinaf itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde; a. Alacağın likit olmadığını, likit kabul edilse dahi uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, b. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının açtığı işe iade davasında davanın reddine karar verildiğini, c. Davacının müvekkili İdarenin çalışanı olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, d. Davacının çalıştığı Şirketin müvekkili ... Belediyesinden ayrı bir tüzel kişiliği ve organizasyon yapısı bulunduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Hatları AŞ vekili temyiz dilekçesinde; a. Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359. maddesine açıkça aykırı olduğunu, b. Kesinleşen işe iade davasındaki geçerli fesih tespitinin hukuki niteliği ve sonuçlarının hatalı yorumlandığını, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, c. Müvekkili ile ... arasında işyeri devrinin söz konusu olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, davalı ... Belediyesine husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği ile davalı Belediyenin hüküm altına alınan alacaklardan sorumluluğu ile icra inkar tazminatına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda davacı, ... Belediyesi nezdinde 25.07.2001-20.07.2016 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmiş; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hizmet süresi 25.07.2001-20.07.2016 tarihleri arasında toplam 14... ay 25 gün kabul edilerek dava konusu alacaklar hesaplanmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları incelendiğinde davacının, 25.07.2001-29.11.2004 tarihleri arasında ... İstanbul Konut İmar Plan Turizm Ulaşım San. ve Tic. AŞ (...), 01.12.2004-16.09.2010 tarihleri arasında ..., 17.09.2010-26.07.2016 tarihleri arasında davalı ... Hatları AŞ nezdinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacının açmış olduğu işe iade davasına ilişkin İstanbul 27. İş Mahkemesinin 2016/395 Esas sayılı dosyası UYAP ile oluşturulan elektronik sistem üzerinden eldeki dosyaya gönderilmiştir. Bu dosyanın incelenmesinde; davacının ...'dan ... Hatları AŞ'ye devrine ilişkin 16.09.2010 tarihli personel devir protokolünün ve davacının işe giriş tarihinin 25.07.2001, işten çıkış tarihinin 29.11.2004 olarak belirtildiği kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı formlarının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Kıdem tazminatı formu ve ihbar tazminatı formu başlıklı belgelerde kime ait olduğu anlaşılmayan imzanın bulunduğu ve kıdem tazminatı formunun üzerine davacının ... nezdinde çalışmasına ilişkin kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödemelerinin yapıldığının yazıldığı görülmektedir. Bu kapsamda, davacının ... nezdindeki 25.07.2001-29.11.2004 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin olarak kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tam olarak ödenip ödenmediği araştırılmalı, feshe bağlı işçilik haklarının ödendiği belirlendiğinde, bu tarihler arasındaki çalışmasının tasfiye edildiği kabul edilmeli ve tazminat hesabı açısından daha sonraki çalışma süresine eklenmemelidir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.