Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.12.2014 tarihinde ... Halk Sağlığı Müdürlüğünde genel hizmet şoförlüğü yaptığını, 2016-2017 yılları arasında evde sağlık nakil ambulansı şoförlüğü görevini yürüttüğünü, 02.04.2018 tarihli 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 23. madde hükmü gereği sürekli işçi kadrosuna atandığını, sürekli işçi kadrosuna atanan davacının mesleki bilgi ve becerisi gözetilerek ..
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.12.2014 tarihinde ... Halk Sağlığı Müdürlüğünde genel hizmet şoförlüğü yaptığını, 2016-2017 yılları arasında evde sağlık nakil ambulansı şoförlüğü görevini yürüttüğünü, 02.04.2018 tarihli 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 23. madde hükmü gereği sürekli işçi kadrosuna atandığını, sürekli işçi kadrosuna atanan davacının mesleki bilgi ve becerisi gözetilerek ... İl Sağlık Müdürlüğü Destek Hizmetleri Başkanlığı garaj biriminde şoför olarak görevlendirildiğini, 2022 yılına kadar bu görevini ve adli tabiplik şoförlüğünü yaptığını, daha sonra İl Sağlık Müdürlüğünün kararı ile temizlik hizmetlerini yapmak üzere görevlendirilmesine karar verildiğini, davacının çalışma koşullarının ağırlaştırılması mahiyetindeki bu karara itiraz ettiğini ancak davalı tarafça itirazının reddedildiğinden bahisle davalı Kurumun davacıya ilişkin görevlendirme kararının iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. KARAR: Uyuşmazlık, 375 sayılı KHK'nın 23. maddesine tâbi olarak sürekli işçi kadrosunda çalışan işçinin görevinin değiştirilmesine ilişkin işverence yapılan işlemin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.