16. Hukuk Dairesi 2017/4517 E. , 2020/2979 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Mahkemece yapılan araştırmanın hüküm kurmak için yeterli olmadığı belirtildikten sonra, tescil konusu taşınmaz ve çevresini kapsayan kadastroca düzenlenen orjina…
**16. Hukuk Dairesi 2017/4517 E. , 2020/2979 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Mahkemece yapılan araştırmanın hüküm kurmak için yeterli olmadığı belirtildikten sonra, tescil konusu taşınmaz ve çevresini kapsayan kadastroca düzenlenen orjinal pafta örneklerinin getirtilerek dosya arasına konulması, paftadaki belirlemelere göre taşınmazın niteliği üzerinde durulması, tescil konusu taşınmazın sınırından geçen dereler yönünden gerekirse jeolog uzman bilirkişinin katılımıyla keşif yapılması ve taşınmazın derelerin aktif yatağı ve etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişileri ... ve ... tarafından düzenlenen 11.04.2006 tarihli rapor ve krokide (A1) harfi ile gösterilen 39.317,69 metrekare yüzölçümlü susuz tarla niteliğindeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşacağı gibi, mahkemeye de bozma ilamı doğrultusunda işlem yapma zorunluluğu doğar. Ne var ki, bozma ilamına uyulmasına ve taşınmazın batısında ... Deresi bulunmasına rağmen, taşınmazın dereden kazanılıp kazanılmadığı ve aktif dere yatağında kalıp kalmadığının tespiti yönünden soyut ve yetersiz nitelikteki jeolog bilirkişi değerlendirmesi ile yetinilmiş, bozma öncesi yapılan yargılama sırasında alınan tek ziraat bilirkişisi tarafından düzenlenen soyut ve yetersiz rapora itibar edildiği gibi dava konusu taşınmazın, taşlık ve çalılık vasfı ile tescil harici bırakılmış olması nedeniyle imar-ihyayı gerektiren yerlerden olduğu ve bir arazinin niteliğini, kullanım süresini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafı incelemesi olduğu halde, hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.