9. Hukuk Dairesi 2012/8344 E. , 2014/13243 K. "" MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2011 NUMARASI : 2010/424-2011/693 DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, bakiye süre ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulu…
**9. Hukuk Dairesi 2012/8344 E. , 2014/13243 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2011 NUMARASI : 2010/424-2011/693 DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, bakiye süre ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalıya ait ilaç firmasında satış temsilcisi olarak belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışırken haksız şekilde işten çıkarıldığını iddia ederek, kıdem tazminatı, son ay ücreti ve bakiye süre ödetilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı İstanbul Ecza Deposu Şirketi vekili, davacının satış hedeflerini tutturamaması sebebiyle haklı olarak işten çıkarıldığını ve bakiye alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, satış hedefleri önceden belirlenip davacıya bildirilmediğinden feshin haksız olduğu, son ay ücretinin ödenmediği ve akit belirli süreli olduğundan bakiye süre ücretinin ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Uyuşmazlık taraflar arasındaki ilişkinin belirli süreli iş sözleşmesinin unsurlarını taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır. Belirli süreli iş sözleşmesinden söz edilebilmesi için sözleşmenin açık veya örtülü olarak süreye bağlanması ve bunun için objektif nedenlerin varlığı gerekir. Borçlar Kanunu’nun 338 inci maddesinde, “Hizmet akdi, muayyen bir müddet için yapılmış yahut böyle bir müddet işin maksut olan gayesinden anlaşılmakta bulunmuş ise, hilafı mukavele edilmiş olmadıkça feshi ihbara hacet olmaksızın bu müddetin müruriyle, akit nihayet bulur.” kuralı mevcuttur. Anılan hükme göre tarafların belirli süreli iş sözleşmesi yapma konusunda iradelerinin birleşmesi yeterli görüldüğü halde, 1475 sayılı Yasa uygulamasında, Yargıtay kararları doğrultusunda belirli süreli iş sözleşmelerine sınırlama getirilmiş ve sürekli yenilenen sözleşmeler bakımından ikiden fazla yenilenme halinde, sözleşmenin belirsiz süreli hale dönüşeceği kabul edilmiştir (Yargıtay 9. HD. 7.12.2005 gün 2005/12625 E, 2005/38754 K). 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 430 uncu maddesinde, esaslı nedenlerin varlığı yenilemeler için öngörülmüş ve on yıldan uzun süreli belirli süreli iş sözleşmesi yapılamayacağı kabul edilmiştir.