T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/753 Esas KARAR NO: 2026/226 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 24/02/2022 NUMARASI: 2020/911 Esas, 2022/184 Karar DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/753 Esas KARAR NO: 2026/226 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 24/02/2022 NUMARASI: 2020/911 Esas, 2022/184 Karar DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiğini, taraflar arasında ....01.2019 tarihli...........Hizmet Sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme kapsamında ...Otomasyon Sistemine çalışanların işyeri hekimi ve işgüvenliği uzmanı olarak tanımlandığını, müvekkili ile davalı arasında yapılan işlemlere ilişkin 17 adet fatura düzenlendiğini ve müvekkili açısından toplam 22.524,00 TL alacak doğduğunu, kesilen faturalara davalı tarafın yasal süre içerisinde herhangi bir itiraz sunmadığını, ancak davalının icra takibine maruz kalacağını anlayınca kötü niyetli olarak müvekkiline.... Noterliği .... Yev. No' lu .... Temmuz 2020 tarihli ihtarnameyi göndererek sözleşmeye dayanılan yükümlülüklerin müvekkili tarafından yerine getirilmediğinden bahisle faturalara itiraz ettiğini, müvekkilinin davalıya hizmeti eksiksiz olarak verdiğini, davalı tarafından bakiye borç ödenmeyince söz konusu alacak için icra takibine geçildiğini, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyası neticesinde gönderilen ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek davalının (borçlunun) İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyana yaptığı itirazın asıl alacak yönünden (22.524 TL ) iptaline ve takibin devamına, davalının (borçlunun) %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle taraflar arasında ....01.2019 tarihinde İş Sağlığı ve İş Güvenliği Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, faturaya itiraz edilmemiş olmasının faturanın kabulü anlamına gelmediğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmasına rağmen haksız kazanç sağlamak adına gerçekleştirmediği işlemleri faturalandırdığını, bu sebeple müvekkilince ....Noterliği'nin ... yev no.lu ihtarnamesi ile sözleşmenin 9.2.maddesi istinaden işbu taraflar arasındaki sözleşme tek taraflı olarak feshedildiğini, belirterek icra inkar tazminatı talebinin ve davanın reddine, davacının haksız yere icra takibine girişmesi sebebi ile %20 tazmina hükmedilmesin karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirleriyle aynen uyumlu olduğu, davalının da takibe ve davaya konu faturaları ticari defterlerine işlediği, davalının artık faturalara konu mal veya hizmeti almadığını ya da bedeli ödediğini ispat etmesi gerektiği, ticari defterlere kaydedilmiş ve vergi dairesine bildirilmiş faturanın akdi ilişkinin varlığını da kanıtladığı, faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimsenin, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayıldığı ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği, davalının bu yönde bir savunma ve delil sunmadığı gibi ödemeye ilişkin bir beyan ve delil de ibraz etmediği, dolayısıyla ticari defter ve belge içeriklerinin aynen doğru ve hukuken sabit kabul edilmesi gerektiği, davacının davasını TMK'nın 6. HMK'nın 190 ve 222/3 maddeleri nazarında usulüne uygun olarak tutulan her iki tarafın ticari defter ve kayıtları ile açıkça ispat ettiği, taleple bağlılık ilkesi, tarafların tacir sıfatına göre takip tarihi itibariyle faiz tür ve oranı ile temerrüt tarihi gibi hususlarda gözetildiği ve dosyaya mübrez bilirkişi raporlarının da gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli ve yerinde olduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile, davalı-borçlunun İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak yönünden iptali ile icra takibinin asıl alacağa (22.524,00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %10,00 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirtmiş ise de, bu hususlara ilişkin somut delil sunmadığını, davacının sözleşmeye dayanan yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelik kapsamında yükümlülüklerini de yerine getirmediğini, .... ...... İşveren Servisi'ne müzekkere yazılarak bildirilen sicil dosyalarının ve kaç kişinin çalıştığının tespit edilmesi amaçlı Sigortalı Hizmet Listesinin istenilmesini, bu çalışan kişilerin iş güvenliği eğitimi alıp almadıklarının sorulmasını varsa eğitim katılım belgesi evrakların gönderilmesini taraflarınca talep edilmiş olmasına ve gelen evraklar ile sözleşmede aykırı şekilde yüksek bedele göre fatura düzenlendiğinin açık olduğunu, çalışan sayılarına bakıldığında ve sözleşme ile karşılaştırıldığında aykırılıkların açıkça görüldüğünü, bu delilleri yeterli incelemeden hüküm kurulduğunu, müvekkili tarafından kısa çalışma ödeneğine başvurulduğu bildirilmiş ve delil olarak gösterilmiş olmasına rağmen bu evrakların toplanmadığını, müvekkilinin hangi tarihlerde ne kadar çalışma yaptığının ortaya çıkacağını ve davacının bu tarihler arasında çalışmadığı ancak buna rağmen yine de fatura kestiğinin gözler önüne serileceğini, Mahkemece hiçbir itirazları göz önüne almadan yalnızca ticari defterlere dayanarak hüküm kurulduğunu, ancak işbu hususta itirazlarının hizmetin tüm gereklilikleri ile yerine getirilmemiş olmasına rağmen her ay aynı şekilde fatura kesilmesi olduğunu, Muhasebe departmanının inşaat işleriyle ilgili detaylı bilgiye sahip olmadığından verilmeyen hizmet karşılığı pandemi sürecinde gönderilen faturaları sehven sisteme işlediğini, işbu hatanın yapılmasında pandemi sürecinde bir süre çalışılmaması ve ara ara konulan yasaklar nedeniyle işe gelinmemesi olduğunu, bu hususun tanıklar ile de ispat edilebilecekken Mahkeme tarafından tanık dinletme talebinin kabul görmediğini, müvekkilinin basiretli bir tacir gibi davranarak bunu farkında olduğu gibi taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğini, akabinde de davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, borcun ifasının müvekkili açısından etkisiz, yararsız kaldığını, davacı tarafından verilmesi gereken eğitimlerin verilip verilmediği hususunun belgelerle ortaya konulması, sözleşmenin gerekliliklerinin yerine getirilip getirilmediğinin gerek keşif gerekse bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğini,müvekkilinin mağdur olduğunu, almadığı bir hizmetin parasını ödemeye üstelik fazla fazla ödemeye mahkum olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, fatura alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 22.524,00 TL asıl alacak, 2.394,76 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.918,76 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibine giriştiği, ödeme emrinin borçluya 27/08/2020 tarihinde tebliğ olduğu,davalı borçlu vekili 28/08/2020 tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğine ilişkin evraka rastlanmadığı, davacının 22.524,00 TL harca esas değer üzerinden bir yıllık hak düşürücü sürede 09/12/2020 tarihinde iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.Somut davada, davacı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında verilen hizmete ilişkin davalıya fatura edilen miktarların davalı tarafından ödenmediğini, bu sebeple takip başlatıldığını, takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı ise davacının edimlerini yerine getirmediğinden taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, davacı tarafından haksız olarak icra takibi başlatıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacının davalıdan icra takibine konu faturalardan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarı ile Mahkeme kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. ..../07/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 2019-2020 yılı defterlerinin muhasebe standartlarına uygun olduğu, defter kayıt ve belgelerinin eksiksiz olduğu, yıl sonu açılış ve kapanış rakamlarının birbirini teyit eder doğrulukta olduğu, davacının davalıya düzenlediği toplam 17 adet faturadan kaynaklanan yükümlülüklerini vergisel yönden yerine getirdiği, davacının davalıdan faturalar karşılığında 22.540,00 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. ..../11/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; davalı ve davacının 2019-2020 yılı ticari defter ve belgelerinin muhasebe standartlarına uygun olduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin tam ve zamanında yapıldığı, birbirini teyit eder doğrulukta olduğu, davalının toplam 17 adet faturaya süresinde itiraz ve iade işleminde bulunmadığı, davalının defter ve kayıtlarında davacıya 23.582,40 TL borç bakiyesi olarak 2021 yılına devreden borcunun 23.582,40 -1.58,40 =22.524,00 TL'nin davacı faturaları ile birebir örtüştüğünün tespit edildiği, davacının davalıdan faturalar karşılığı 22.540,00 TL alacağının davalı defter kayıt ve belgelerine göre sabit olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK nun 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.Bu durumda, hizmetin yerine getirildiğinin ve icra takibine dayanak faturalardan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat yükü davacı taraftadır.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır.TTK'nın 21/2 fıkrası "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü düzenlemektedir. Ticari işletmesi ile ilgili bir faturayı alan tacir, faturaya aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde itirazda bulunmazsa o fatura münderacatını aynen kabul etmiş sayılır..........'nın 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK’nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK ‘nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay15.HD'nin 2017/1445 Esas, 2018/1438 Karar sayılı kararı)Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerler ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararında;".. ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır." denilerek ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu belirtilmiştir.Somut olayda, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarının HMK'nun 222. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tutulduğu, davalının ticari defterlerine göre, icra takibine konu faturaları defterlerine kaydettiği, davacının takip tarihi itibariyle kendi defterlerinde davalıdan 22.524,00 TL alacaklı durumda olduğu, davalının ticari defterlerinde ise takip tarihi itibariyle davacıya 23.582,40 TL borçlu durumda olduğu anlaşılmıştır. İncelenen davacı ve davalı defterleri 22.524,00 TL miktar yönünden uyumludur. Faturayı, yasal süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden davalının, fatura münderecatını aynen kabul etmiş olduğundan, bu fatura nedeniyle borçlu olmadığını ve borcu ödediğini, dava değeri de gözetilerek HMK 200/1 maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette herhangi bir belge ve delil ile ispat ispatlaması gerekir. Ne var ki davalının bu anlamda ispat külfetini yerine getirdiği söylenemez. Somut davada, davalının takip tarihi itibarıyla davacıya 22.524,00 TL borcu olduğu konusunda her iki tarafın ticari defterlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu ve bu miktar faturanın davalı defterlerine işlendiği dikkate alındığında, davacının bu miktar kadar fatura alacağını ispatladığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Mahkeme kararı yerinde olup, davalının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı ve ..../02/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.12/02/2026