9. Hukuk Dairesi 2016/6405 E. , 2017/3282 K. MAHKEMES :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin …
**9. Hukuk Dairesi 2016/6405 E. , 2017/3282 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMES :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin davalı işveren tarafından hiçbir neden gösterilmeksizin, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde sonlandırıldığını, yazılı fesih bildiriminde bulunulmadığını, usulüne uygun olmayan fesih bildirimi ile feshin son çare olması ilkesinin de ihlal edildiğini iddia ederek, feshin geçersizliğine, müvekkilinin aynı işe aynı görev tanımı ve unvanı ile özlük haklarında herhangi bir değişiklik olmaksızın iadesine, haksız fesih nedeniyle boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık brüt ücret ve sosyal hakların davalı işverenden tahsiline, işe iade kararına uyulmadığı takdirde iade kararına aykırılıktan dolayı davalının çalışma süresi de dikkate alınarak 8 aylık brüt ücret tutarında işe başlatmama tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının mağazaya gelen müşteriye karşı olumsuz davranışta bulunarak kendisine tebliğ edilen görev tanımına uymadığını ve işyeri kurallarına açıkça aykırı hareket ettiğini, bu durumda müvekkili şirketten iş akdinin devamının beklenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davalı işveren tarafından feshin 4857 sayılı Yasanın 25/2 maddesine uygun yapıldığı ileri sürülmüş ise de, davacıya isnat olunan hareketlerin bu madde kapsamında kalmadığı, davacının işverenin güvenini kötüye kullanmak yönünde bir harekette bulunmadığı, hırsızlık yapmadığı, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranışta bulunmadığı, davacının savunmasında belirttiği üzere depoda bulunan bir ürünün satışa getirilip getirilmemesinin 4857 sayılı Yasanın 25/2 maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği ve haklı fesih konusunu oluşturamayacağı, en fazla geçerli fesih nedeni yönünden değerlendirilebileceği, davacının bu hareketi öncesinde aynı yönde davranışta bulunduğu yönünde bir delilin dosyaya sunulmadığı, davacının hareketinin işveren yönünden davacıyla çalışması beklenemeyecek bir seviyede olduğununun ispatlanamadığı, davacıya fesih dışındaki değişik yaptırımların uygulanması gerekirken doğrudan fesih yaptırımının uygulanmasının ağır bir sonuç olduğu, dava konusu olayda geçerli fesih nedeninin de bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Dosyada mevcut savunma tutanağı içeriğinden de açıkça anlaşılacağı üzere, satış elemanı olarak çalışmakta olan davacıdan bir müşteri tarafından depoda bulunan bir ürün istendiğinde, davacının depodan ürünü getirmek yerine yoğunluğunu gerekçe göstererek müşteriye, diğer satış elemanı akşama doğru geldiğinde ancak bu talebin karşılanabileceğini söylediği, müşterinin ise bu şekilde bekletilmesinin doğru olmadığını söyleyerek karşılık vermesi üzerine müşteri ile tartıştığı, o anda olaydan haberdar olmayan işverenin müşterinin şikayeti üzerine olaydan haberdar olup, savunmasını da aldıktan sonra açıklanan olay nedeniyle işçinin iş akdini feshettiği sabittir. Davacı işçinin tartıştığı ve beklettiği müşteri ile tartıştığı sabit isede hakaret ettiği ispat edilemediğinden işveren fesihi haklı nedene dayanmamaktadır. Ancak feshe konu davranışın işyerinde olumsuzluklara yol açtığı da açık olup, artık işverenden bu işçisi ile çalışmasını beklemek doğru değildir. Açıklanan nedenle feshin haklı olmamakla birlikte geçerli nedene dayandığı anlaşılmakla, işe iade davasının reddi yerine kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davanın REDDİNE, 3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 270.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, Kesin olarak 06.03.2017 günü oybirliği ile karar verildi.