9. Hukuk Dairesi 2008/14691 E. , 2010/1522 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı, kıdem, izin, hafta tatili, genel tatil ve fazla çalışma alacağı ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Dosyadaki…
**9. Hukuk Dairesi 2008/14691 E. , 2010/1522 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı, kıdem, izin, hafta tatili, genel tatil ve fazla çalışma alacağı ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı davalılar yanında çalıştığını, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdiğini belirterek kıdem, izin, fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili alacağı talebinde bulunmuştur. Davalılar davacı işçinin fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil çalışması yapmadığını, aralarında işyeri devri bulunmadığını, işyerinin kiralandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının asgari ücret ile çalıştığı, kıdem, fazla çalışma, genel tatil ve izin alacağı bulunduğu ve davalıların bu alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu belirtilerek hüküm altına alınmıştır. 2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine; dönemlere uyularak ödenmelidir. 4857 sayılı İş Kanununun 32. maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir. İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunun 323. maddesinin 2.fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçiler o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.