(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/2575 E. , 2010/6939 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 173 ada 6 parsel sayılı 914.74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle davalı ... evlatları ... ve ... adın
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/2575 E. , 2010/6939 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 173 ada 6 parsel sayılı 914.74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle davalı ... evlatları ... ve ... adına eşit paylar oranında tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde taşınmazın adına tespit edilen 173 ada 5 sayılı parsel ile bir bütün olarak zilyetliğinde olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 173 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında bahçe niteliği ile tespit edilmiş ise de keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıklar, davacının taşınmaz üzerine depo, çeşme yaptığını ve ağaç diktiğini bildirmişlerdir. Kadastro tespiti sırasında taşınmaz üzerinde tespitten önce oluşturulan muhdesatlar belirtilmemiş ve mahkemece muhdesat hususunda hüküm kurulmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun 19/2.maddesi uyarınca, taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise; bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın veya kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği hükme bağlanmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece tespit günü itibariyle muhdesat yönünden araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekirken, bu hususun kararda tartışılmaması ve bu yönden hüküm kurulmaması isabetli bulunmamaktadır. Temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.