TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/06/2025 NUMARASI : 2021/439 Esas, 2025/428 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 19/11/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme so…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1554 KARAR NO : 2025/1339 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/06/2025 NUMARASI : 2021/439 Esas, 2025/428 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 19/11/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; davacı yüklenici ile davalıların murisi arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatışan icra takibine, iş sahibinin varisleri davalılar tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri ve tereke temsilciliği vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; Davacı, ... ... Zincirlikuyu Çarşı ve İş Merkezi projesinde, M3, M3A ve M4 Kulelerinde yangın ve servis merdiveni, fuaye 3 kollu merdiven, atrium giriş alıntıları işi için çalışma yapıldığını ve bu çalışma sonucu hak edişe hak kazandığını, bu hak ediş miktarının 24.07.2007 tarihinde ... ... proje mimarı ... imzası ile 59.515,00 TL olarak belirtilmiş olup, ... ... Proje Müdürlüğünün Şantiye Şefi ve Kontrol Mühendisleri tarafından da onaylandığını, yaptığı işe ilişkin hak edişin buna rağmen ödenmediğini, M. ... ... vefatının ardından malvarlığının tereke idaresine geçmesi ile Sarıyer 1. Sulh Hukuk Mahkemesi nin 2009 / 1 Tereke dosyasına hak ediş belgelerini sunduğunu ancak ağır işleyen tereke dosyasında hak edişe ilişkin taleplerinin başlangıçta değerlendirmeye alınmadığını, vefatı takip eden dönemde Kadıköy 17. Noterliğinin 16.06.2009 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ... ... Proje Müdürlüğü'nün adresine ve muris ve mirasçılarının muhatap gösterilerek ihtarname çekildiğini ancak ihtarnamenin murisin vefat etmesi sebebiyle iade edildiğini ve akabinde İstanbul 31. İcra Müdürlüğü nün ... E. sayılı dosyası ile takip yapıldığını ve gerçekte doğru gösterilen ve tebliği yapılan adreste mirasçının isminin yanlış yazılması sebebiyle İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi nin 2013/ 55 Tereke dosyasında tebligatın geçersiz sayıldığını ve taleplerinin reddedildiğini bunun üzerine tahsilde mükerrer olmamak kaydı ile İstanbul 7. İcra Müdürlüğü nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, takibe dava dışı...ve ...haricinde kalan davalıların takibi yeni öğreniyormuş gibi itiraz ederek durdurduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetle yapıldığını belirterek; itirazının iptalini talep ve dava talep etmiştir.Davalılardan; ... ve ... vekili; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, muris...'nın tacir olmadığını, bu sebeple davanın asliye hukuk mahkemesinde açılmasının gerektiğini, davacının muaccel ve likit olmayan bir alacak için icra takibine başladığını, davalıların davacı yana borcunun bulunmadığını, davacının yaptığnıı iddia ettiği işlere ilişkin herhangi bir sözleşmeyi davalılara göndermediğini belirterek; mahkemenin görevsizliğine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılardan ... vekili; Davacının davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği hizmetleri, murisin aldığına dair bir sözleşmenin bulunmadığını, bu borcu kabul etmediklerini, aynı zamanda alacağı terekeye yazdırdığını ve mükerrer takip başlattığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; 2014/975 Esas, 2019/466 sayılı, 16.05.2019 tarihli karar ile; muris... terekesinin; Şubat 2009 da vefatının akabinde, Mart 2009 dan itibaren mahkemece idare edilmekte olup, tüm malvarlığına tereke tedbiri konulmuş , tereke fiilen mirasçıların eline geçmemiş, halen İstanbul 2. Sulh Mahkemesi 2013/55 Tereke sayılı dosyadan devam etmekte olduğu, temsil ve ilzam yetkisinin, 13.01.2010 tarihli ara karar ile atanan tereke idare memurlarında olması nedeniyle husumetin tereke temsilcisine yöneltilmesi gerektiği, tereke fiilen mirasçıların eline geçmeyip, tüm gelirleri tereke mahkemesince toplanıp borçları da tereke mahkemesince ödenmekte olduğundan, davacının bir alacağı olduğu varsayımında, bundan mirasçıları sorumlu tutulamayacağı. mirasta hak sahibi olup olmadığı ve ne miktarda hak sahibi oldukları belirlenmemiş mirasçılara, terekeye ait olan taşınmazdaki yapılan işler nedeniyle icra takibi yapılamayacağı, tereke idaresine yönelikte usûlüne uygun bir takip olmadığı, itirazın iptali davasında tereke temsilcisinin davaya dahil edilmesinin de hukuken mümkün olmadığı, davalıların pasif husumet ehliyetleri bulunmadığı, davacı tarafca alacağı için tereke mahkemesine başvurduğunu, ancak talebi ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığını beyan ettiği gerekçesi ile davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.Hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi sonucu; dairemizce, 2020/1735 E., 2021/1078 sayılı, 01.06.2021 tarihli karar ile; davacı yüklenicinin, davalıların murisi... ile yaptığı sözleşmeye dayanarak bakiye iş bedeli alacağının tahsili amacıyla murisin mirasçılar olan davalılara karşı giriştiği icra takibine yönelik davalı barçlular tarafından borca itiraz edilmesi üzerine açtığı iş bu davayla davaya konu takibe vaki itirazın iptalini istediği, takip ve davadan önce, sözleşmeci iş sahibi...'nın vefatı nedeniyle ilgili mahkemece terekesine temsilci atandığının, dosya içeriği ile sabit olduğu, Mevzuat gereği terekeye temsilci atanması halinde; murise ait terekeyle ilgili açılacak olan her türlü davanın tereke temsilcilerine karşı veya bunlar tarafından açılması gerektiği, bunun bir dava şartı olduğu, ne varki, mirasçılara karşı dava açılması halinde; dava hemen reddedilmeyip, öncelikle mirasçıların mirası reddedip etmedikleri araştırılarak; reddedilmiş olması halinde, müteakip iş ve işlemlerin bu duruma uygun usul ve prosedüre göre yürütülüp sonuçlandırılması; aksi halde ise, terekeye atanan temsilcilerin isim ve adresleri araştırılıp temsilcilerin davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra davaya temsilcilere karşı devam edilerek sonuçlandırılması gerektiği, icra takibinin temsilci yerine mirasçılarına karşı yapılmış olması halinde tereke temsilcileri maddi anlamda hakkın veya borcun tarafı olmadıklarından, başka bir ifadeyle sadece yasadan kaynaklanan temsilci konumunda bulunduklarından takibin usulünce yapıldığının kabulü gerektiği, gerekçesi ile davacı vekilinin diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemizin kaldırma kararı sonrası, mahkemece 2021/439 Esas, 2025/428 sayılı, 10.06.2025 tarihli karar ile; davanın, davacı tarafça, muris...'ya ait iken vefatı ile davalı mirasçılara geçen ... ... binasında davacı tarafça yapılan inşaat işlerinden kaynaklı ödenmeyen bakiye hak ediş talebine ilişkin olduğu, davalıların binanın ilk sahibi muris...'nın mirası reddetmeyen mirasçıları olması nedeniyle; davanın kendilerine yöneltilmesinde herhangi bir yasal engelin bulunmadığı, aşamalarda mahkememizce tereke temsilcisine de dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ edildiği ve yargılamaya katılımının sağlandığı, davacının ... ... binasında inşai faaliyetler yürüttüğü, bu kapsamda çalışma ve işlemler yaptığı, davacı tarafça inşaat yapılmasına rağmen mirasçılar tarafından davacının alacağının ödenmediği, davalıların işlemin yapılmadığını ispat edemedikleri, düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca davacının asıl alacağı ve bu alacağa işlenmiş faizin hesaplatıldığı, davacının yaptığı işlere karşılık hakediş işlemlerinin belirlendiği, ilk hakedişin 25/06/2007 tarihli 2. Hakedişin ise 24/07/2007 tarihli olduğu, bu hakedişlerin yetkili birimlerce onaylandığı, ancak buna rağmen davacının alacağının ödenmediği, mahkemece davacının alacağı ile işlenmiş faizinin hesaplatıldığı ve hesaplatılan ana para ile işlenmiş faizin kabul edildiği, fazlaya ilişkin talebin ise reddedildiği, davacı tarafça iş yapılmasına ve buna ilişkin alacak durumu hakedişlerle belirlenmesine rağmen davalıların haksız şekilde takibe itiraz etmeleri dikkate alınarak icra inkar tazminatının hüküm altına alındığı, şeklindeki gerekçe ile; davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2013/16331esas sayılı icra dosyasında 59.109,60TL asıl alacak 24.314,87TL işlemiş faize yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin bu şekilde aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 16.684,89TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine,karar verilmiştir.Davalılardan ... vekili istinaf dilekçesi ile; muris... Terekesi’nin hâlen İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/55 Tereke sayılı dosyası ile tereke temsilcileri tarafından idare edilmekte olup; terekedeki bütün malvarlığı değerlerine Mart 2009 tarihi itibariyle tedbir konulduğunu ve terekede mevcut malvarlıklarının tereke yöneticileri tarafından yönetildiğini, murisin bütün borç ve alacaklarının da tereke memurları tarafından takip edildiğini, davacının alacağı olduğunu iddia ettiği bedelin, terekeden karşılanması gerektiği dikkate alındığında; mirasçı davalının bundan sorumlu tutulamayacağını, her ne kadar gerekçeli kararda, mirasçılar mirası reddetmediğinden davanın kendilerine yöneltilmesinde yasal engel bulunmadığı belirtilmiş olsa dahi davalı davalının miras alacağına kavuşmadan tereke borçlarından sorumlu tutulamayacağını, eser sözleşmelerinden doğan alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, ilgili tarihin 24.07.2007 olması sebebi ile zaman aşımının en geç 24.07.2012 tarihi itibariyle dolduğunu, davacının ise 10.07.2013 tarihinde takip başlattığını, bir an için davacının iddia ettiği şekilde 2007 tarihinden itibaren alacaklı olduğu düşünülse dahi alacaklı olduğunu iddia ettiği muris... hayattayken alacağını talep etmeyip, Mehmet ... Tatlıcı’nın vefatından sonra; ve iddia edilen alacak doğduktan tam 7 sene sonra huzurdaki dava ile talep etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hak ediş bedellerinin ödeneceği inancı ile uzun süre beklemenin; basiretli bir tacirden beklenemeyeceğini, davacının, iddiaları kanıtlayan ve muristen sadır olan bir belge sunamadığını, dosyaya her ne kadar hakediş belgeleri gibi evraklar sunulmuşsa da hakediş belgelerinde bulunan imzaların kime ait olduğu veya bu kişilerin merhum ... tarafından yetkilendirilip yetkilendirilmediği hususu araştırılmaksızın hüküm kuruldığunu, mahkemece gerekçeli kararda iddia edilen hakedişlerin; yetkili birimlerce onaylandığı belirtilmişse de bu yetkili birimlerin neresi olduğu, yetkilerini nereden aldıkları ve sair hususların açıklanmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporuna dayanak yapılan söz konusu hakediş tutarının; belirlendiği tarih ve piyasa koşulları bakımından piyasa rayiçleri araştırılmaksızın, doğrudan davacının tek taraflı sunduğu belge üzerinden değer tespiti yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi 3. ek heyet raporunda da görüldüğü üzere; dosyada, borcun ifa edileceği gün veya temerrüde esas alınabilecek usulüne uygun bir ihtar bulunduğuna dair herhangi bir kesin verinin bulunmadığını,16.06.2009 tarihli olduğu iddia edilen bildirim veya ihtarın, davalıya tebliğ edilmediğini, ayrıca bu belgenin varlığı ve geçerliliğinin de tartışmalı olduğunu, 16.09.2024 tarihinde merhum ...’nın 22.02.2009 tarihinde vefat ettiği dikkate alındığında, davalıya ihtarın tebliğ edilmesinin zorunlu olduğunu, davalıların temerrüde düşürülmesinin; ancak icra takibine konu ödeme emrinin tebliği ile gerçekleştiğinden, takip öncesi döneme ilişkin faiz talebinin kabulünün mümkün olmadığını, İİK 67/ 3 maddesinde "İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır" hükmü gereği; icra inkar tazminatı mirasçı sıfatıyla davalıdan talep edilemeyeceğini, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden; icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalılardan ... ve ... vekili istinaf dilekçesi ile; muris ... terekesinin hâlen; İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/ 55 Tereke sayılı dosyası ile tereke temsilcileri tarafından idare edilmekte olduğunu, 21.12.2023 tarihli dilekçe içeriğinde yer alan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2017/1154 E., 2018/460 K. sayılı 24.01.2018 tarihli kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2020/1735 E., 2021/1078 K., sayılı 01.06.2021 tarihli kararın da belirtildiği üzere davanın terekeye yöneltilmesi gerektiği, davanın husumet yönünden tümüyle reddi gerektiği, davacı yanın dayandığı "kabul anlamına gelmemek kaydıyla" en son hakediş tarihinin 24.07.2007 olduğu, 25.06.2007 tarihli ile 24.07.2007 tarihli hak ediş raporlarında bedeller farklı olasa da; bilirkişi tarafından 24.07.2007 tarihli hakediş üzerinden değerlendirme yapıldığını, 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, icra takibine karşı 19.07.2013 tarihli itiraz dilekçesinde ve devamındaki dilekçelerde açıkça zamanaşımı definde bulundukları halde; bu açık definin hukuki sonucuna yönelik sağlıklı bir değerlendirme yapılmadığını, hak ediş belgelerinde bulunan imzaların kime ait olduğu veya bu kişilerin merhum ... tarafından yetkilendirilip yetkilendirilmediği hususunun netleştirilmediğini, hakediş tutarının belirlendiği tarih ve piyasa koşulları bakımından piyasa rayiçleri araştırılmaksızın, doğrudan davacının tek taraflı sunduğu belge üzerinden değer tespiti yapıldığını, temerrüde esas alınabilecek usulüne uygun bir ihtar olmadığını, icra inkar tazminatının mirasçı sıfatıyla davalılardan talep edilemeyeceğini, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalılardan ... vekili istinaf dilekçesi ile; alacağın davalı mirasçıdan talep edilmesinin mümkün olmadığını, tereke temsilcilerine karşı başlatılmış bir takip söz konusu olmadığından ve işbu itirazın iptali davasına sonradan dahli mümkün olmadığından; davanın husumet bakımından reddi gerektiğini, dava konusu inşaatın mülkiyetinin 2/8'inin terekeye ait olmayıp müşterek maliklerden Nurten ve ...'ya ait olduğunu, bu bakımdan sorumluluklarının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, davacı tarafın, dosyaya sunmuş olduğu dilekçelerde var olduğunu iddia ettiği alacağı terekeye yazdırmış olduğunu belirterek; alacağın mükerrer olduğunu ikrar ettiğini, ilk hakedişin 25.06.2007 tarihli olduğu ve ikinci hakedişin 24.07.2007 tarihli olduğunun anlaşıldığını, iddia olunan alacağın sebebi olarak ise 24.07.2007 tarihli hak edişin gösterildiğini, bu durumda 24.07.2012 tarihinde 5 yıllık zamanaşımının dolduğunu, hakediş belgelerinde murisin imzası veya kabul beyanı olmadığını, İmzası bulunduğu ifade edilen kişilerinde muris tarafından yetkilendirildiğine dair bir belgenin de bulunmadığını , mirasçılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf Kanun yoluna başvurmuştur.Dahili davalı ... ...Terekesi Yönetim Kurulu vekili istinaf dilekçesi ile ; muris Mehmet ... ... 22/02/2009 tarihinde vefat ettiği, müteveffanın terekesinin resmen idare edilmekte olduğu Sarıyer 1. Sulh Hukuk Hakimliğince verilen 13.01.2010 tarihli karar ile müteveffa Mehmet ... ... terekesine Medeni Kanunun 589/2, 592/4 ve 595/son maddeleri gereğince Av. ... ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...'in yönetici olarak atandıklarını, İstanbul Adliyesinde yeni ahkamı şahsiye mahkemeleri kurulmasıyla tereke dosyası İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesine devredilerek 2012/55 Tereke numarasını aldığını, zaman aşımı sebebiyle davanın reddi gerektiğini, hak ediş belgelerinin hiçbirinde muris...’ nın imzası veya kabul beyanı olmadığını, imzası bulunduğu ifade edilen kişilerin... tarafından yetkilendirilmiş olduğuna dair bir belgenin mevcut olmadığını, bilirkişi ek raporunda ... İnşaat A.Ş. personeli ile davacı şirket çalışanları arasında olduğu bildirilen yazışmaların taraflar arasında yazışma olarak değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalıların murisi ise iş sahibidir.Davacı yan ile davalıların murisi arasında; ... ...'ta sıva boya işleri yapılması konusundan eser sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır.Davacı vekili; davacı yüklenicinin, ... ... Zincirlikuyu Çarşı ve İş Merkezi projesinde, M3, M3A ve M4 Kulelerinde yangın ve servis merdiveni, fuaye 3 kollu merdiven, atrium giriş alıntıları işi için çalışma yapıldığını ve bu çalışma sonucu hak edişe hak kazandığını, bu hak ediş miktarının 24.07.2007 tarihinde ... ... proje mimarı ... imzası ile 59.515,00 TL olarak belirtildiğini ve ... ... Proje Müdürlüğünün Şantiye Şefi ve Kontrol Mühendisleri tarafından da onaylandığını, yaptığı işe ilişkin hak edişin buna rağmen ödenmediğini, M. ... ... vefatının ardından malvarlığının tereke idaresine geçmesi ile Sarıyer 1. Sulh Hukuk Mahkemesi nin 2009 / 1 Tereke dosyasına hak ediş belgelerini sunduğunu ancak ağır işleyen tereke dosyasında hak edişe ilişkin taleplerinin başlangıçta değerlendirmeye alınmadığını, vefatı takip eden dönemde, Kadıköy 17. Noterliğinin 16.06.2009 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ... ... Proje Müdürlüğü'nün adresine ve muris ve mirasçılarının muhatap gösterilerek ihtarname çekildiğini ancak ihtarnamenin murisin vefat etmesi sebebiyle iade edildiğini ve akabinde İstanbul 31. İcra Müdürlüğü nün ... E. sayılı dosyası ile takip yapıldığını ve gerçekte doğru gösterilen ve tebliği yapılan adreste mirasçının isminin yanlış yazılması sebebiyle İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi nin 2013/ 55 Tereke dosyasında tebligatın geçersiz sayıldığını ve taleplerinin reddedildiğini, bunun üzerine tahsilde mükerrer olmamak kaydı ile İstanbul 7. İcra Müdürlüğü nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, takibe dava dışı...ve ...haricinde kalan davalıların takibi yeni öğreniyormuş gibi itiraz ederek durdurduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetle yapıldığını belirterek; itirazının iptalini talep ve dava talep etmiş, davalılardan; ... ve ... vekili ile davalılardan ... vekili benzer savunmalarında; davalıların davacı yana borcunun bulunmadığını, davacının yaptığnı iddia ettiği işlere ilişkin herhangi bir sözleşmeyi davalılara göndermediğini, aynı zamanda alacağı terekeye yazdırdığını ve mükerrer takip başlattığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece; davanın, davacı tarafça, muris... 'ya ait iken vefatı ile davalı mirasçılara geçen ... ... binasında davacı tarafça yapılan inşaat işlerinden kaynaklı ödenmeyen bakiye hak ediş talebine ilişkin olduğu, davalıların binanın ilk sahibi muris...'nın mirası reddetmeyen mirasçıları olması nedeniyle; davanın kendilerine yöneltilmesinde herhangi bir yasal engelin bulunmadığı, aşamalarda mahkemece tereke temsilcisine de dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ edildiği ve yargılamaya katılımının sağlandığı, davacının ... ... binasında inşai faaliyetler yürüttüğü, bu kapsamda çalışma ve işlemler yaptığı, davacı tarafça inşaat yapılmasına rağmen mirasçılar tarafından davacının alacağının ödenmediği, düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca davacının asıl alacağı ve bu alacağa işlenmiş faizin hesaplatıldığı, davacının yaptığı işlere karşılık hakediş işlemlerinin belirlendiği, ilk hakedişin 25/06/2007 tarihli 2. hakedişin ise 24/07/2007 tarihli olduğu, bu hakedişlerin yetkili birimlerce onaylandığı, ancak buna rağmen davacının alacağının ödenmediği, mahkemece davacının alacağı ile işlenmiş faizinin hesaplatıldığı ve hesaplatılan ana para ile işlenmiş faizin kabul edildiği, fazlaya ilişkin talebin ise reddedildiği, davacı tarafça iş yapılmasına ve buna ilişkin alacak durumu hakedişlerle belirlenmesine rağmen davalıların haksız şekilde takibe itiraz etmeleri dikkate alınarak icra inkar tazminatının hüküm altına alındığı, şeklindeki gerekçe ile; davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında 59.109,60TL asıl alacak 24.314,87TL işlemiş faize yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin bu şekilde aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 16.684,89TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine,karar verilmiştir.Somut olayda; davacı yüklenicinin davalıların murisi ...'ya ait, ... ... Zincirlikuyu Çarşı ve İş Merkezi projesinde, M3, M3A ve M4 Kulelerinde yangın ve servis merdiveni, fuaye 3 kollu merdiven, atrium giriş alıntıları işi için çalışma yapmak üzere; 09.05.2007 tarihli sözleşme akdettiği, bu sözleşmenin ... ...'ın şantiye şefi inşaat mühendisi ..., Şantiye Şefi Mimar ... ve Av. ... ile yüklenici şirket adına ... tarafından imzalandığı, sözleşme sonrası davacı yanın çalışmaları sonucu hak ediş miktarının 24.07.2007 tarihinde ... ... proje mimarı ... imzası ile 59.515,00 TL olarak belirtildiği ve ... ... Proje Müdürlüğünün Şantiye Şefi ve Kontrol Mühendisleri tarafından da onaylandığını, davacı yanın bu konuda ki ihtarnamesi muris ve davalı varislerine tebliğ edilmemiş olsa da, davacı yanın 11.03.2009 tarihli dilekçe ile bu tarih itibari ile halen 24.07.2007 tarihli 2. kesin hakedişinin ödenmediğini davalıların murisinin şirketine bildirdiği, bu dilekçe tarihi itibari ile de faiz işleyeceği, davada ise bu tarihten çok sonrası olan 16.06.2009 tarihinden takip tarihi olan 10.07.2013 tarihleri arası faiz hesaplanarak hükme bağlandığı, davacı yanın bu konuda istinafı bulunmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamalar; her ne kadar hakediş raporlarındaki fiyatlara göre yapılmış görünse de bu fiyatların işin yapıldığı yıl serbest piyasa birim fiyatları ile uyumlu olduğu anlaşıldığından mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmuş ise de alacak yargılamayı gerektirdiğinden mahkemece davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davalılar vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE 2-İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/06/2025 tarih ve 2021/439 Esas, 2025/428 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı tarafın İstanbul 7. İcra müdürlüğünün ...esas sayılı icra dosyasında 59.109,60TL asıl alacak 24.314,87TL işlemiş faize yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin bu şekilde aynen devamına, davacının fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Davacının icra inkar tazminat talebinin REDDİNE, B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gerekli 5.698,72-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.530,50-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 4.168,22-TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,2-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 25,20-TL başvurma harcı ile yargılama aşamasında yapılan 5.002,00-TL olmak üzere toplam 5.027,20-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.309,40-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 1.530,50-TL'nin toplamı olan 4.839,90-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,3-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,4-Davalılar kendilerini ayrı ayrı vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde BIRAKILMASINA, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere19/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.