9. Hukuk Dairesi 2024/11782 E. , 2024/14316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 4. İş Mahkemesi Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri ile ihbar olunanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar ver
**9. Hukuk Dairesi 2024/11782 E. , 2024/14316 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 4. İş Mahkemesi Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri ile ihbar olunanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri ile ihbar olunanlar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Bilindiği üzere bir davada kanun yoluna başvurma hakkı kural olarak sadece davanın taraflarına aittir. Buna göre kural olarak davanın tarafı olmayan kişiler istinaf ve temyiz başvurusunda bulunamaz (..., ... Usul Medeni Usul Hukuku, İstanbul, 2017, s.2215, 2286; L. ..., ... Börü, ... Kodakoğlu, Medeni Usul Hukuku, Ankara, 2021, s.653, 689; Selçuk Öztek, Türk Medeni Yargılama Hukukunda İstinaf ve Temyiz, Ankara, 2021, s.165). Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 66 ncı maddesi gereğince, dava kendisine ihbar olunan gerçek veya tüzel kişinin de fer'î müdâhil sıfatıyla davada yer alma ve yanında katıldığı tarafla birlikte kanun yollarına başvurma hakkı mevcuttur. Bununla birlikte ihbar olunanın davaya katılmaması durumunda kanun yollarına başvurma hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara karşı ihbar olunanlar vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Fer'î müdâhil olmak suretiyle davaya katılmayan ihbar olunanların kanun yollarına başvurma hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; ihbar olunanlar vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalılar vekillerinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA [adres satırı maskelendi] II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; teftiş süresi içinde önemli sayıda işçinin alt işverenden asıl işverene devir sözleşmesi ile geçişlerinin yapılması, alt işverenlik sözleşmesinin feshedilmesi, alt işveren uhdesinde kalan işçilerin de zaman içerisinde asıl işverene geçişlerinin yapılacağının hem noter ihtarnamesinde belirtilmesi hem de işveren vekilleri tarafından taahhüt edilmesi nedeniyle alt işverenlik hususu ile ilgili olarak müfettişlikçe işverenler hakkında 2015/4 sayılı Genelge Eki Teftiş Rehberi İkinci Kısım 1 inci Bölüm Esaslar 1.6. maddesinde "Teftiş sürecinde tespit edilen noksanlık ve mevzuata aykırılıkların giderilmesi halinde idari para cezası uygulanmaz." hükmü gereği idari yönden yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığına karar verildiğini, açıklamaya çalışılan tüm bu nedenlerle iş müfettişlerince tanzim edilen inceleme raporunda tespit edilen hususların hukuka ve mevzuata uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; mevzuatta muvazaa tespiti hâlinde dava yolu açık olmakla birlikte, muvazaa olmadığına dair tespite ilişkin herhangi bir başvuru yolu öngörülmediğini, davacının alt işverenlerle kurulu sözleşmeler ve fesih sürecine dair iddialarının hukuki mesnedi olmadığı gibi davacı yanın yaşanan olayları müvekkili Şirketin sözleşmelerini ve fesih koşullarını da bilmesinin mümkün olmadığını, genel olarak asıl işe destek kabul edilebilecek yardımcı iş olabilecek işlerin alt işverenlerce yürütüldüğünü, asıl mal ve hizmet üretimi müvekkili Şirket işçilerince yürütülmekte olduğunu, dolayısıyla salt sözleşmelerdeki işlerin özetlerinin dahi davacının iddiasını çürüttüğünü, bu sözleşmeler feshedilmeden evvel muhtelif kararlardan sunduğumuz alıntılarla da görüleceği üzere, müvekkili Şirketin muvazaalı bir asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğuna dair iddialar içeren davalarda muvazaa olmadığına dair kararlar verildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan heyet bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalı ... AŞ bünyesinde alt işverenlik ilişkisi kurulan OKM Otomotiv, ..., Otokimsan Otomotiv, Tekimsan, ... Kimya, ... Otomotiv, ... Otomotiv isimli firmaların ortaklık yapılarının incelenmesinde söz konusu Şirketlerin ortaklıklarının çoğunluğunun aynı kişiler olduğu, ... Otomotiv AŞ'nin; ..., ..., ..., OKM, Otokimsan, ... isimli firmalar ile yaptığı alt işverenlik sözleşmelerinin aynı tarih olan 04.01.2021 tarihinde yapıldığı, yalnızca Tekimsan firması ile yapılan sözleşmenin tarihinin farklı olduğu, sözleşmelerde ... Otomotiv AŞ'ye ait malzemeler ile ... Otomotiv AŞ'nin yapacağı organizasyon ile iş sahibinin amir, müdür, teknisyen, şef vb. yöneticilerinin talimatları, kontrolü ve denetimi altında çalışılacağının belirtildiği, davalı işyerinde üretimde yer alan taşeron firmaların sırasıyla ..., ..., ..., Otokimsan, ..., OKM ve Tekimsan Şirketleri olduğu, bu Şirketlerde çalışan personelin pozisyonlarının, üretimde asıl işe ilişkin pozisyonlar niteliğinde olduğunun tespit edildiği, yine ..., ..., ..., Otokimsan, ..., OKM ve Tekimsan firmalarında çalışıyor gösterilen işçilerin çalıştıkları bölümler ve yaptıkları işlerin ... Otomotiv AŞ'de çalışılan bölümler ve yapılan işlerle ortak olduğu, aynı fabrika çatısı altında, aynı işi yapan, aynı bölümlerde çalışan işçilerin farklı farklı taşeron firmaya bölündüğü, tüm bu anlatımlar doğrultusunda davalı ... AŞ'nin işyerlerinde muvaazalı alt işveren ilişkilerinin kurulduğu anlaşıldığı gerekçesiyle "Davanın Kabulü İle; ... ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünce düzenlenen E-69772711-660-*********** sayılı teftiş raporunun iptali ile ... Otomotiv A.Ş firmasının işyerlerinde muvaazalı alt işveren ilişkilerinin kurulduğunun tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ile ihbar olunanlar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekilleri; cevap dilekçelerinde belirttikleri sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuşlardır. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ile ihbar olunanlar vekili temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalılar vekilleri; cevap ve istinaf dilekçelerinde belirttikleri sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. İhbar olunanlar vekilinin, temyiz isteminin reddine karar verildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl işveren alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 3 üncü maddeleri. 2. 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı ve 297 nci maddeleri ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Kanun'un "Taleple bağlılık ilkesi" kenar başlıklı 26 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. İnceleme konusu davada; davacı vekili dava dilekçesi ile müfettiş raporunun iptaline karar verilmesini talep etmemiştir. Bu itibarla mahkemece müfettiş raporunun iptaline karar verilmesi, taleple bağlılık ilkesine aykırı olup isabetsizdir. 2. 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm fıkrasında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. 3. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de hüküm fıkrası "... Otomotiv A.Ş firmasının işyerlerinde muvaazalı alt işveren ilişkilerinin kurulduğunun tespitine" şeklinde yazılmakla, somut olarak hangi alt işverenlik ilişkisi bakımından ve hangi işyerlerine ilişkin olarak muvazaa kararı verildiği belirsiz niteliktedir. Diğer taraftan bu konuda hükmün gerekçesinde de yeterli açıklama yer almamaktadır. Mahkemece bu konuda davacı vekilinden de açıklama istenilmek suretiyle, muvazaa tespit talebine konu işyerleri sicil numaraları ile belirlenmeli, somut olarak muvazaa tespiti yapılan işverenler ve alt işveren işyerleri bakımından işyeri sicil numaraları da belirtilmek suretiyle infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm kurulmalıdır. Yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; A. İhbar Olunanlar Temyizi Yönünden İhbar olunanlar vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, B. Davalılar Temyizi Yönünden 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ihbar olunanlar ve davalılardan ... Otomotiv Anonim Şirketine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.