9. Hukuk Dairesi 2011/44877 E. , 2013/31725 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ile prim alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I …
**9. Hukuk Dairesi 2011/44877 E. , 2013/31725 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ile prim alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı işçi, iş sözleşmesini yıllık izin ücretinin ödenmemesi gerekçesiyle haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti ve eksik prim alacaklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı işveren, davacının izinsiz ve mazeretsiz olarak, 21,22 ve 23/12/2010 tarihlerinde işe gelmemesi nedeniyle haklı nedenle sözleşmenin feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin haklı ve geçerli sebeplerle feshinin davalı işverene ait olduğu anlaşıldığını, ancak davalı işverenin bu hususu ispat edemediğini, davacının iş akdinin haksız olarak fesh edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Karar, davalı vekili tarafından temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Anayasanın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 26.05.2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, davacı vekili davacının iş akdini yıllık ücretli izinlerini kullandırmadığını iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık izin ve prim alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiş ise de; Gerekçeli kararda dava dilekçesi dahi aslına uygun özetlenmemiş, işçinin haklı fesih iddiasına karşın "davacının iş akdinin haksız olarak fesh ettiği" yazılmış, HUMK 388.maddesi (HMK 297 vd.) belirtildiği şekilde davacı iddiaları belirtilmediği gibi davalı savunması da belirtilmemiştir. Ayrıca delillerin takdiri ve gerekçe kısmında tarafların iddia ve savunmaları tartışılmadığı gibi feshe yönelik olarak bilirkişi raporuna atıf yapılarak davacının iddiasının aksine "...davacının iş akdinin haksız olarak feshedildiği" belirtilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar karşısında mahkemenin kararının yasal anlamda gerekçe niteliği tanımadığı gibi davacının iddia etmediği "haksız fesih" olgusuna yer verilmesi de hatalı olup sair hususlar incelenmeksizin kararın bozulması gerekmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 03.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.