TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 16/02/2021 NUMARASI : 2017/244 Esas, 2021/251 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 19/11/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlend…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1416 KARAR NO : 2025/933 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 16/02/2021 NUMARASI : 2017/244 Esas, 2021/251 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 19/11/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davacının müşterisi olan dava dışı ... ... Baskı Açıkhava Reklam Hizm.Tur.A.Ş (...) arasında imzalanmış olan faktöring sözleşmesi gereği müşterinin davalıdan olan alacağının temlik alındığını, temlik alınan takibe konu faturanın bildiriminin 29.04.2016 tarihli yazıyla 05.05.2016 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, bu temlikden ötürü davalının davacıya 81.420,00 TL borcu doğduğunu, davalının bu borcu ödememesi üzerine İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla aleyhine takip başlatıldığını, davalının borcun tamamını takip dosyasına ödediğini ve akabinde sehven ödeme yaptığını ileri sürerek takibe itiraz ettiğini, temlik alınan faturanın bildiriminin davalıya yapıldığını, temliğe, faturalara ve içeriğine herhangi bir itirazın olmadığını, faize yapılan itirazın da yersiz olduğunu, taraflar tacir olduklarından ticari faiz talep edilebileceğini belirterek, davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu alacağın kaynağı olan faturanın müvekkili tarafından ödendiğini, dava dışı ... firmasının söz konusu fatura üzerinde tahrifat yaptığını, söz konusu faturanın 01.04.2015 düzenlenme, 01.05.2015 ödeme tarihli olduğunu, dava konusu faturanın bedelsiz kalan bu faturanın üzerinde tahrifat yapılmış hali olduğunu, ... firmasının ödeme aczine düşmesi nedeniyle davalıdan olan tüm alacaklarının davalıya tebliğ edilen haciz ihbarnameleri uyarınca ilgili icra dosyalarına ödendiğini, icra konusu faturanın da ödendiğini ve böylece cari hesabın sıfırlandığını, davalının bu fatura ödemesinden sonra davacıyla olan tüm ticari ilişkisinin sonlandığını, faturanın sadece ödeme tarihi üzerinde değişiklik yapıldığını, vade tarihi kısmını çizilerek üzerine 01.10.2016 tarihi yazıldığını, düzenlenme tarihi üzerinde değişiklik yapılmadığını, böylece daha önce ödenen faturanın kötü niyetli olarak tekrar işleme konulduğunu, bu durumda faturanın düzenlenme tarihinden 1,5 yıl sonra ödeme yapılması gerektiğini, bunun ticari hayatın akışına ters olduğunu, oysa davalının ... firmasına yaptırdığı her işin faturasının tanzim tarihi ile ödeme tarihi arasında 30 gün vade farkı bulunduğunu, davacını basiretli bir tacir olarak bunu görmesi gerektiğini, davanın ... firmasına ihbar edilmesi gerektiğini, davalının borcu olmadığından temlikin de geçerli olmadığını, geçerli olsa dahi işbu davada ileri sürülen itiraz ve defılerın temlik alacaklısına karşı da ileri sürme haklarının baki olduğunu, faturaya itiraz edilmemesinin borcun kabulü anlamına gelmediğini, zira ortada gerçek bir faturanın bulunmadığını, aslolanın davalı kayıtlarına daha önce işlenmiş olan üstü çizilmemiş ve aslı da arşivde bulunan fatura olduğunu, kaldı ki Yargıtay içtihatları uyarınca fatura konusu işin de yapıldığının ispatlanması gerektiğini, icra dosyasına yapılan ödemenin sehven yapıldığını belirterek, itirazın kabulü ile takibin iptaline, icra dosyasına sehven yatırılan 92.105,81 TL'nin iadesine, bu tutarın dava sonunda geri verilmesine karar verilmesi halinde faiziyle iadesine, davacının %20 kötüniyet tazminatı ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Dava konusu fatura üzerinde önceki vade tarihi olan 01.05.2015 çizilmek suretiyle elle yazılan 01.10.2016 tarihine davalı tarafça itiraz edilerek aynı faturanın farklı bir fatura imiş gibi işleme konulduğunun ileri sürüldüğü, salt fatura düzenlenmesinin borcun doğumu için yeterli bulunmadığı, ayrıca fatura konusu mal veya hizmetin karşı tarafa teslim/ifa edildiğinin de ispat edilmesi gerektiği, bu noktada dava dışı şirketçe düzenlenen 01.04.2015 tarih ve 01.05.2015 vadeli fatura konusu alacağın dava dışı şirketin başkaca borçları sebebiyle icra dosyalarına ödendiği, bunun dışında davalı kayıtlarında aynı tanzim tarihli bir başka fatura bulunmadığı, sonuç olarak, davacı tarafça alacak temlikinin davalıya bildirildiği 05.05.2016 tarihi itibariyle dava dışı şirketin alacağının yine dava dışı şirketin üçüncü kişilere olan borçlarından dolayı bu kişilere davalı şirketçe iyiniyetle ödeme yapılmakla sonlandığı, bu kapsamda davacı tarafça davalıdan bir talepte bulunulamayacağı ve dolayısıyla davalının icra takibine yönelik itirazının yerinde olduğu, davacının takip yapmakta kötüniyetli bulunduğu ispat olunamadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, İstanbul Anadolu 24.İcra Müdürlüğünün 2017-865 esas sayılı dosyasına yatırılan 92.105,81-TL nin davalı tarafa iadesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;1-)Müvekkili tarafından gönderilen 29.04.2016 tarihli temlik bildirim yazısı 05.05.2016 tarihinde davalıya tebliğ edildiğinden ve davalı tarafça buna karşı TTK 21/3 gereğince herhangi bir itiraz da bulunulmadığından yapılan temlik işlemine icazet verdiğinin kabulu gerektiğini,2-)TBK 188 md. gereğince temlik borçlusunun devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı ileri sürebileceğini, devri öğrenme tarihi olan 05.05.2016 tarihinden sonra üçüncü kişiye yapmış olduğu ödemenin iyiniyetli olduğunun kabulünün TBK 188 md ve devamına açıkça aykırı olduğunu,3-)Mali Müşavir bilirkişinin 16.07.2018 tarihli raporunda, mahkemece kendisine sadece 2015 yılı ticari defterlerini incelemek üzere görev verildiği belirtilerek 2016 yılı ticari defterlerinin incelemediğini, oysa ki taraflar arasındaki ihtilafa neden olan ticari ilişki 2015-2016 yıllarına ilişkin olduğundan ve temlike konu faturanın vade tarihi 01.10.2016 olduğundan 2016 yılı ticari kayıtlarının da incelemesi gerektiğini, buna dair taleplerine rağmen bilirkişi tarafından 2016 yılı ticari kayıtlarının incelenmediğini,4-)Davalı tarafça İstanbul Anadolu 1.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına, 15/06/2015 tarihinde 79.016,96-TL, İstanbul 5.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına, 26/06/2015 tarihinde 39.196,00-TL, İstanbul 35.İcra Müdürülüğünün ... Esas sayılı dosyasına, 12/06/2015 tarihinde 1698,64-TL ödemeler yapıldığı mezkur icra dosyaları kayıtları tesbit edilmiş olmasına karşın, davalının icra dosyalarına yapmış olduğu ödemelerin dava dışı şirket tarafından kendilerine keşide edilen 2015 yılında KDV hariç 93 adet 553.611,00 TL meblağlı toplam faturaların hangisine ilişkin olduğuna dair icra dosyalarında bir kayıt bulunmadığını, davalı Temlik borçlusu TMK 6 md. gereğince temlik edilen dava konusu borcu iyiniyetle üçüncü kişilere ödediğini ispat külfeti altında olup bu husus aydınlatılmadan hazırlanan sonraki raporların da eksik ve bu raporlar sonucu verilen hükmünde usul ve yasaya aykırı olduğunu,5-)Mahkemece davanın tümden reddine karar verilmiş olması nedeniyle AAÜT'nin 13 md. gereğince Tarifenin 2. kısım 2. bölümüne göre kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekli iken bu hesaplamadan fazla olarak hesaplanan vekalet ücretinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı temlik alacaklısı, davalı iş sahibi, dava dışı ... şirketi ise temlik eden yüklenicidir.Dava; Davacı (temlik alan) tarafça, dava dışı yüklenici ... şirketinden "fatura üzerine düşülen kayıtla" temlik alınan ... nolu, 11.04.2015 düzenlenme tarihli, 01.10.2016 vade tarihli, 81.420,00 TL bedelli faturaya konu alacağın davalı iş sahibinden tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Davalı vekili; Davaya konu alacağın kaynağı olan faturanın esasında 01.05.2015 ödeme tarihli olduğunu, dava dışı ... firmasının söz konusu faturanın sadece ödeme tarihi üzerinde tahrifat yaparak vade tarihi kısmını çizip üzerine 01.10.2016 tarihini yazdığını, söz konusu faturanın tahrifat yapılmamış asıl haline ilişkin bedelinin ... firmasının ödeme aczine düşmesi nedeniyle haciz ihbarnameleri uyarınca ilgili diğer faturalarla birlikte icra dosyalarına ödendiğini, icra dosyasına ödemenin sehven yapıldığını belirterek, itirazın kabulü ile takibin iptaline, icra dosyasına sehven yatırılan 92.105,81 TL'nin faiziyle iadesine karar verilmesini talep etmiştir.Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, takip dayanağı fatura bedelinin ödenip ödenmediğine ilişkindir.Davalı iş sahibi şirket ile dava dışı yüklenici ... ... Baskı ve Açıkhava Reklam Hizmetleri Turizm San.ve Tic.Ltd.Şti. arasında 01.08.2012 ila 31.07.2013 tarihleri arasında yapılacak ... baskı hizmetlerine ilişkin 13.08.2012 tarihli sözleşme bulunmaktadır. Dava dışı yüklenici şirketin BA-BS formlarının incelenmesinde; Dava dışı Müflis ... tarafından davalı yana 2015 yılında KDV hariç 93 adet 553.611,00 TL tutarında fatura düzenlendiği (satış yapıldığı), dava dışı ... tarafından 2015 Yılı BS formunun 24 sırasında Ümraniye Vergi Dairesine bildirildiği, bunun dışında celp edilen 2015-2016 yılı BA-BS formlarında davalı ile dava dışı müflis şirket arasında başkaca ticari ilişki olmadığı görülmektedir.Dava dışı Müflis Şirketin dava dışı şirkete olan borçlarına istinaden, davalı tarafça İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına 15/06/2015 tarihinde 79.016,96-TL, İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına 26/06/2015 tarihinde 39.196,00-TL, İstanbul 35. İcra Müdürülüğünün ... Esas sayılı dosyasına 12/06/2015 tarihinde 1698,64-TL ödemede bulunulmuştur.Davalı iş sahibinin 2015 yılı ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılmış ise de, temlik eden dava dışı yüklenicinin ticari defter kayıtları sunulamadığından incelenmemiştir. Davalı, temliğe konu fatura bedelinin ödendiğini savunmuş ve bunun için ticari defter kayıtlarına ve 3. kişilere yaptığı icra dosyası ödemelerine dayanmıştır. Davalı defterlerinde bu faturaya hasren ödeme yapıldığına ilişkin özel bir kayıt bulunmamaktadır. Davacı vekili de aşamalarda ve istinafında, davalının 2016 yılına ait defter kayıtlarının da incelenerek, yüklenici ile olan iş ilişkisindeki tüm fatura ve ödemeler belirlenerek inceleme yapılmasını talep etmiş olmakla, Mahkemece, davacının talebi ile de bağlı kalınarak, bu iş nedeniyle temlik eden yüklenicinin davalıya kesmiş olduğu tüm faturalar belirlenerek, davalının, ticari defter kayıtları, davacı tarafça BA/BS formlarında gösterilen kayıtlar, icra dosyalarına yapılan ödemeler olmak üzere tüm ödemeleri belirlenerek, davaya konu faturanın ödenip ödenmediğinin açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş, kaldırma sebebine göre sair istinaf itirazları bu aşamada yarıca değerlendirilmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/02/2021 tarih, 2017/244 Esas, 2021/251 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.