TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:11/12/2024 NUMARASI:2021/442 Esas, 2024/914 Karar DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:17/03/2016 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:17/03/2016 KARAR TARİHİ :28/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve is…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/601 KARAR NO:2026/100 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:11/12/2024 NUMARASI:2021/442 Esas, 2024/914 Karar DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:17/03/2016 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:17/03/2016 KARAR TARİHİ :28/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili; müvekkili şirket ile davalılardan ... Şti. arasında "..." isimli film yapımı konusunda yapılmış olan sözleşme çerçevesinde, film yapımı için kendilerince ödenmesi gereken ortaklık payı karşılığında davalı ...Şti.'nin sözleşme gereği müvekkili şirkete yapması gereken ödemelere karşılık davaya konu çekleri şirketin ortakları ve kendisi ile organik bağı bulunan diğer davalılara ciro ettirerek müvekkiline verdiğini, müvekkili şirket tarafından ... A.Ş.'ye takas için verilen çeklerin davalılarca ödenmediğinden son ciranta olan müvekkilinin, çek bedellerini ferileri ile birlikte ... Şirketine ödemek zorunda kaldığını, müvekkili ile davalılar arasındaki ortaklık ve güven nedeni ile davalıların ricası sonucu çeklerin zamanında işleme konulamadığını, davalıların kötü niyetle hareket etmelerinin ardından çek bedelinin tahsili için müvekkili tarafından davalılar hakkında İstanbul Anadolu 11.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalılar vekili, davacının dava konusu çeklerin sözleşme kapsamında verildiği iddiasının doğru olmadığını, icra takibine konu çeklerin zamanaşımına uğradığını, davacı yanın çeklerin sözleşme kapsamında verildiğine yönelik iddialarını kabul etmediklerini, çeklerin keşidecisi ve lehdarı olan müvekkilleri ... ve ...'in sözleşmenin tarafı olmadıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Birleşen İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/314 Esas sayılı davada davacı vekili, davacı ile davalı ... Şirketi arasında "..." filmi için bir anlaşma imzalandığını, anlaşma gereğince müvekkili şirketin söz konusu filmi yapacağını, yapım bedeli olarak da davalı şirketin ortakları olan diğer davalılar ...'in lehtar, ...'in keşideci, kendisinin de birinci ciranta olduğu çekleri cirolayarak müvekkiline verdiğini, müvekkili şirket tarafından çeklerin ... AŞ'ne ciro edildiğini, ancak çeklerin davalılarca ödenmediğini, çeklerin karşılıksız çıktığını, bunun üzerine müvekkilince çek bedellerinin ferileri ile birlikte ...'e ödenmek zorunda kalındığını, ödenen çek bedelinin tahsili için davalılar hakkında İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının dava konusu çeklerin sözleşme kapsamında verildiği iddiasının doğru olmadığını, çeklerin TTK'nun 814. madde gereğince ibraz süresinin bitiminden itibaren süresi içinde takibe konulmadığını, çeklerin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle çeklerin takip konusu edilemeyeceğini, müvekkilleri ... ve ...'in sözleşmenin tarafı olmadıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/315 Esas sayılı dosyasında davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında "..." film yapımı konusunda yaptıkları anlaşma neticesinde müvekkili şirkete yapılması gereken ödemeler karşılığında şirketin ortakları ve kendisi ile organik bağı bulunan diğer davalılara ciro ettirilerek çekler verildiğini, müvekkili tarafından ... A.Ş.'ye takas için verilen çeklerin davalılar tarafından ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin ferileriyle birlikte ödemek zorunda kaldığını, çeklerin tahsili için müvekkili şirket tarafından icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların haksız itirazı üzerine kakibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının dava konusu çeklerin sözleşme kapsamında verildiği iddiasının doğru olmadığını, TTK' nın 814. Maddesi uyarınca çeklerin zamanaşımına uğradığını, çeklerin sözleşme karşılığı verildiği iddiasını kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, asıl davada; davacının asıl davaya konu edilen İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında takibe konu ettiği 2 adet çekin keşide tarihlerinin 20/06/2011 ve 20/08/2011 tarihleri olduğu, TTK'nın 814. maddesi gereğince 3 yılın geçmesiyle çeklerin kambiyo senedi vasfını yitirdiği, davacının bu şekilde zamanaşımına uğramış olan bu çekler yönünden TTK' nın 818. maddesinin yollamasıyla TTK'nın 732. maddesi gereğince yetkili hamil olarak keşideciye karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak bir yıl içinde dava açabileceği, somut olayda; davacının kanunda belirtilen bu süre içinde (asıl davada çeklerin hamili olan ... Şti.'ne karşı) sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak herhangi bir davanın açılmadığı, bu nedenle asıl davada çeklerin keşidecisi olan ... Şti. yönünden dava zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu ve bu durumun davalılar vekili tarafından süresi içinde davada ileri sürülmüş olduğu, bu davalıya yönelik davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, TTK'nın 732. maddesinin yukarıda açıklanan düzenlemesi gereğince zamanaşımına uğramış çek yönünden davacı hamilin sadece çekin keşidecisine karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak dava açabileceği, bu nedenle asıl davada keşideci durumunda olmayan diğer davalılar ..., ...Şti. ve ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, asıl davaya konu İstanbul Anadolu 11.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında takibe konu çekler nedeniyle itirazın iptaline ilişkin davanın davalılardan çek keşidecisi ... Şti. yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, Birleşen 2016/314 Esas sayılı davada; İstanbul Anadolu 11.İcra Müdürlüğünün ... sayılı Esas sayılı icra takibinde gösterilen zamanaşımına uğramış çekler yönünden ve bunlarla sınırlı olarak yapılan yargılama sonunda, TTK' nın 732. maddesi gereğince takibe konu çeklerin keşidecisi olan davalı ...'e karşı bir yıllık yasal süre içinde dava açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın sadece keşideciye karşı (süresi içinde) açılabileceği gerekçesiyle, bu davaya konu çeklerde keşideci durumunda olmayan davalılar ... ve ...Şti. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davacının kötü niyeti ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, Birleşen 2016/315 Esas sayılı davada; İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibinde gösterilen zamanaşımına uğramış çek yönünden ve bununla sınırlı olarak yapılan yargılama sonunda, TTK' nın 732. maddesi gereğince takibe konu çekin keşidecisi olan davalı ...'e karşı bir yıllık yasal süre içinde dava açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, dava sadece keşideciye karşı (süresi içinde) açılabileceğinden bu davaya konu çekte keşideci durumunda olmayan davalılar ... ve ...Şti. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davacının kötü niyeti ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, davaya konu çeklerin ilk savunma ve itirazlarında ne sebeple elinden çıktığını açıklamaktan çekinen ancak yargılama aşamasında çeklerin film sözleşmesi gereğince müvekkiline verildiğini ancak çek bedellerini ödemiş olduğunu savunan davalıların zamanaşımı itirazlarının BK'nın 146. ve 156. maddeleri gereğince mahkemece haklı olarak reddedildiğini, davaya konu çek bedellerinin davalılar tarafından son yetkili hamil olan müvekkiline ödenmiş olduğuna ilişkin davalı savunmalarının ispatlanamadığı ve müvekkiline verilmiş olan davaya konu çeklerin bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, keza mevcut sözleşmeye göre film yapımı için müvekkiline yapılması gereken ödemeler yönünden davaya konu çekler dışında başkaca ödeme yaptıklarına dair savunma ve delil sunamamış olmaları ve neticede tüm haklı iddialarının sübut bulduğunun bilirkişi raporlarından açıkça anlaşıldığını, davaya konu icra takiplerinin çeklere dayanılarak yapılmış kambiyo senetlerine mahsus icra takibi olmayıp, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak borçlular tarafından yapılması lazım gelen alacağın tahsili amacı ile yapılmış olan ilamsız takip olduğunu, bu yönü ile mahkemece taraflar arasındaki ihtilafın çeklerden değil sözleşmeden kaynaklandığı gözetilmeden zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalılar vekili istinaf dilekçesiyle,mahkemece davanın reddine karar verilmesine rağmen müvekkilleri lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur Dairemizin 24/05/2021tarihli, 2021/281 Esas ve 2021/990 K sayılı kararı ile, davacı ile davalı ... Şirketi arasında kurulan akdi ilişki, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK' nın 147/6. maddesi hükümlerine göre eser sözleşmesinden doğan alacak davalarının 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davacı yüklenici ile davalı iş sahibi ... Şirketi arasındaki sözleşme ilişkisi ile dava ve takip konusu çeklerin davacı şirkete kendileri tarafından sözleşme ilişkisi kapsamında verildiğinin davalı ... Şirketi tarafından kabul edildiği, bu itibarla taraflar arasında kurulan akdi ilişkinin, eser sözleşmesinden kaynaklandığı, TBK'nın 147/6. maddesi uyarınca eser sözleşmesinden doğan alacak davalarının 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu gözetilerek, asıl ve birleşen davalarda davalı yanın zamanaşımı itirazlarının TBK'nın 147/6.maddesi kapsamında değerlendirilmesi, davalı iş sahibi ... Şirketi ile diğer davalılar arasında organik bağ bulunup bulunmadığının araştırılması ve davalı iş sahibi şirket tarafından kabul edilen çeklerin bedellerinin ödendiği yönündeki iddia yönünden ispat yükünün davalı iş sahibi şirkette olduğunun gözetilmesi suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile asıl ve birleşen davalarda, TTK' nın 732. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması suretiyle ve davacı yanın davalılar arasında organik bağ bulunduğuna yönelik iddiası yönünden araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz görülerek kaldırma kararı verilmiştir.Mahkemece, İstanbul BAM 15.Hukuk Dairesi'nin 24/05/2021 tarih ve 2021/281 Esas, 2021/990 Karar sayılı kararında belirtilen hususlar incelenmek suretiyle asıl ve birleşen dosyalarda davaya konu takiplerdeki alacak talepleri ile ilgili denetime ve hüküm kurmaya elverişli şekilde 2 ayrı bilirkişi heyetinden ek ve kök raporlar alındığı, davacı ile davalı ... arasındaki 04.08.2010 imza tarihli ... Sözleşmesi'nin 5. ve 6. maddesine bakıldığında, filmin maliyetinin azami KDV ve stopaj dahil 3.629.848 TL olduğu, davalı ... firmasının filmin bütçesinin 2.000.000 TL'ye kadar olan kısmından sorumlu olduğu, kalanının davacı firmaya ait olduğu, Davalı ... Firmasının ödeme yükümlülüğünün sözleşmenin imzalanması ile başladığı, toplam bütçenin tarafların yazılı onayı ile aşılabileceği noktasında anlaştıkları, davalı ... şirketinin ticari defterlerine bakıldığında, davacının 13.08.2010 tarihinden 16.03.2011 tarihine kadar toplam 3.494.272,22 TL'lik 20 adet fatura kestiği, davalının bu fatura toplamını 31.03.2011 tarihinde davacıya 3.500.000 TL olarak davacıya geri fatura ettiği, ticari defterdeki bu borç hareketleri nazara alındığında, toplam 3.494.272,22 TL'lik faturanın ortak filmin davalı ... şirketinin ticari defterlerindeki maliyeti olabileceği, yine davalının kendi ticari defterlerinde bu faturalara karşılık, toplam 2.829,502,67 TL'lik 29 ödeme kaydı bulunduğu, bu ödemelerin 28'inin çekle yapıldığının görüldüğü, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlarda davacıdan 2.619.705,59 TL tahsil edildiği, dolayısıyla 3.494.272 TL'lik film maliyetinin 2.619.705 TL'lik kısmının davacı tarafından karşılandığı, kalan 874.566,63 TL'lik kısmının davalı ... tarafından karşılandığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşmedeki maliyet ve sorumluluk miktarları nazara alındığında filmin 2.000.000 TL'lik maliyeti davalı ... tarafından karşılanması gerekirken, 874.566,63 TL'lik kısmı karşılandığından, davalının sorumluluğundan 1.125.433,37 TL'lik tutarın bakiye kaldığı ve bu bedelin davacı tarafından ödendiği görüldüğünden bu miktar kadar tutarı davalı ...'tan talep edebileceğinin değerlendirildiği gerekçeleriyle asıl dava ve birleşen davalarda, takip konusu çeklerin sözleşme kapsamında verildiği noktasında taraflar arasında ihtilaf olmadığından, bu çeklerin bedellerinin, vade tarihleri itibarıyla davacının kalan sorumluluk bedelini aşmadığı görülmekle davanın davalı ... şirketi yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden ise istinaf ilamı gereğince yapılan bilirkişi incelemesinde ayrıntılı olarak değerlendirildiği üzere davalılar ile davalı iş sahibi ... arasında organik bağ bulunmadığından bu davalılar yönünden sorumluluk söz konusu olamayacağından ve davada taraf ehliyetleri de olmadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde, davanın alacak davası olmadığı, itirazın iptali davası olduğu, takibin zamanaşımına uğrayan çeklere dayalı olarak yapıldığı, bu nedenle öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, aksi halde dahi davanın reddinin gerektiği, zira davacının sözleşmeye dayanarak bir icra takibi yapmadığı, ortada temel ilişkiye dayalı olarak açılan bir alacak davasının bulunmadığı, sözleşmeye taraf olmayan ..., ... ve ... Şti hakkında sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, bu davaya sadece zamanaşımına uğrayan çeklerden dolayı dahil olduklarından yine TTK md. 814 gereğince zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ancak mahkemenin bu müvekkillerine yönelik pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verdiğini, dosyaya sunulan 11.05.2023 tarihli bilirkişi kök raporuyla ve 10.01.2024 tarihli bilirkişi ek raporuyla da sabit olduğu üzere, sözleşme tarafı ...Şti. ile diğer müvekkil ... Şti. ile arasında organik bağ bulunduğuna yönelik davacı iddialarının mesnetsiz olduğunu, huzurdaki davada sözleşme hükümleri incelenmeksizin, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik itirazları yinelemekle birlikte, şayet sözleşme hükümleri incelenecek ve davacının organik bağ iddiası değerlendirilecek ise, bu ihtimalde Yerel Mahkemece sözleşme tarafı olmayan müvekkiller açısından pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olması isabetli olduğundan kararın bu kısmının onanması gerektiğini, şayet yukarıdaki tüm izahatlerimize rağmen hala daha huzurdaki dosyada, müvekkillerden ...Şti. ile davacı arasında akdedilen sözleşme ilişkisinin incelenmesi gerektiği kanaatinde olunması halinde, bu durumda dahi huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, zira 04.08.2010 tarihli Sözleşmede, müvekkillerinden ...'ın yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda uygulanacak yaptırımın sözleşmenin Tarafların Hak ve Yükümlülükleri başlıklı III. Bölümünün 6. bendinde düzenlendiğini, bu maddeye göre müvekkiline yapılmış bir ihtar olmadığından müvekkilinin temerrüde düşmediğini, dolayısıyla genel mahkemelerde açılması gereken dava yönünden zamanaşımına uğradığını, sözleşme konusu filmin tüm masraflarının müvekkil şirketçe karşılandığını, sözleşmede müvekkil şirketin azami 2.000.000,00 TL ödeme ile yükümlü olduğu kararlaştırılmasına rağmen, müvekkil şirketin ticari defterlerinde davacıya 2.829.502,67 TL ödeme yapıldığının açıkça görülmekte olduğunu, bu durumda müvekkili şirketin davacıya karşı borçlu değil, bilakis davacıdan alacaklı konumunda olduğunu, her ne kadar müvekkil şirketçe davacıya yapılan ödeme ticari defterlerine işlenmişse de, davacı şirketin işbu ödemeyi defterine işlememiş olması nedeniyle, davacının defterlerini usulüne uygun şekilde tutmaması nedeniyle, davacıya ait defterlerin usulsüz olması nedeniyle, müvekkil halihazırda davacıya yaptığı işbu ödemeyi davacının usulsüz defterleri yönünden tevsik edemediğini, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, huzurda görülmekte olan davanın itirazın iptali davası olduğunu, ilk derece mahkemesinin dosyayı çeklerdeki ciro silsilesi yönünden de incelemek suretiyle bir karar vermesi gerektiğini, çeklerde tüm davalıların cirolarının yer aldığını, pasif husumet yokluğuna ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar arasında bir gizli ortaklık olduğunu, dava konusu çekler üzerinde ki ciro silsilesinde görüldüğü üzere, davalı şirketçe sözleşme gereği müvekkile olan borçlara karşılık davalı şirketten hiç bir alacağı olmayan davalılar ..., ... ve ...şirketi adına çek tanzim edip sözde müvekkil şirkette güven duygusu oluşturmak adına birbirlerine ciro ettikten sonra, bu çekleri müvekkil şirkete ciro etmiş olmaları hususu dahi alacaklı olan müvekkili zarara uğratmak için tüm davalıların kötü niyet ile hareket ettiği, davalılar arasında organik ilişki olmadığı yönündeki raporun hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davalılar aleyhine dava konusu alacağın teminat altına alınabilmesi adına teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME:Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620-645 maddelerinde düzenlenen adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davacı .... Şti. ile davalılardan ... Şti adi ortaklığı oluşturan tüzel kişilerdir. Diğer davalılar ise, yargılama konusu olayda bahsi geçen çeklerin keşidecisi ve cirantaları olup, davalılar arasında organik bağ bulunduğu davacı tarafından iddia edilmiştir.Davacı özetle, "..." isimli uzun metrajlı filmin üretimi hususunda davalı ...'ın yapması gereken ödemeleri için kendisine çekler verildiğini, bu çeklerin kendi taraflarınca ... firmasına ibraz edilerek nakit kullanıldığı, ancak sonradan çeklerin karşılıksız olduğunun ortaya çıkması üzerine çek bedellerini ... firmasına ödemek durumunda kaldığını, davalı ... ile çeklerin keşidecisi ve cirantası konumundaki diğer davalılar arasında organik bağ bulunduğu iddia edilerek ödenmek durumunda kalınan tutarın davalılardan tahsili için icra takibi başlattığını ancak davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalılar özetle, davacının dava konusu çeklerin sözleşme kapsamında verildiği iddiasının doğru olmadığını, icra takibine konu çeklerin zamanaşımına uğradığını, davacı yanın çeklerin sözleşme kapsamında verildiğine yönelik iddialarını kabul etmediklerini, ... dışındaki davalıların sözleşmenin tarafı olmadıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Yargılama aşamasında davalılar, söz konusu çeklerin bahsi geçen sözleşme ilişkisi kapsamında verildiğini kabul etmiştir.Mahkemece, 3.494.272 TL'lik film maliyetinin 2.619.705 TL'lik kısmının davacı tarafından karşılandığı, kalan 874.566,63 TL'lik kısmının davalı ... tarafından karşılandığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşmedeki maliyet ve sorumluluk miktarları nazara alındığında filmin 2.000.000 TL'lik maliyeti davalı ... tarafından karşılanması gerekirken 874.566,63 TL'lik kısmı karşılandığından, davalının sorumluluğundan 1.125.433,37 TL'lik tutarın bakiye kaldığı ve bu bedelin davacı tarafından ödendiği görüldüğünden davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan ayrı ayrı davanın reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen karar taraflarca ayrı ayrı istinaf edilmiştir.Dosya içerisindeki mevcut bilgi ve belgeler incelendiğinde; Davacı yanca dosyaya 3 ayrı sözleşme sunulduğu görülmektedir.Birinci sözleşme; taraflarının dava dışı ... Şti ile davacı .... Şti. ve ... Şti arasında imzalanan 04/08/2010 tarihli ‘... Sözleşmesi’ başlıklı sözleşme; İkinci sözleşme, davacı ... şirketi ile dava dışı .... Şti. arasında imzalanan 04/08/2010 tarihli sözleşme; Üçüncü sözleşme ise, dava dışı .... Şti ile davacı .... Şti. ve dava dışı ... arasında imzalanan 09/09/2010 tarihli sözleşmedir. İstinafa konu eldeki asıl ve birleşen davaların ve takip dosyalarının dayanağı 04/08/2010 imza tarihli ... Sözleşmesidir. 04/08/2010 imza tarihli ... Sözleşmesi'nin II. maddesinde, sözleşmenin konusu, yapımcılığını davalı ... Şirketi ile davacı ... Şirketi'nin ortak olarak uygulayıcı, yapımcılığını da ... Şirketi'nin gerçekleştirecek olduğu ‘...’ isimli uzun metraj sinema filminin yapım ve prodüksiyonunun tamamlanarak gösterime girmesinin, tescilinin, dağıtımının ve pazarlanmasının, bu kapsamdaki giderlerin karşılanmasının ve gelirlerinin paylaşılması usul esaslarının ve bu doğrultuda tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi olarak düzenlenmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; takip konusu çeklerin yanlar arasında imzalanan 04/08/2010 imza tarihli...Sözleşmesi kapsamında düzenlenip düzenlenmediği, davacının takip konusu çeklerden dolayı alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Davacı vekili, söz konusu çeklerin taraflar arasında akdedilen "..." isimli film yapımı konusunda düzenlenen sözleşme kapsamında, davalı ... Şirketi tarafından müvekkili şirkete yapılması gereken ödemelere karşılık olarak şirketin ortakları ve kendisi ile organik bağı bulunan diğer davalılara ciro ettirilerek müvekkili şirkete verildiğini ileri sürmektedir.Asıl davanın konusu olan çeklerden birincisi; ... Bank ... Şubesi'nin ... nolu, 20/06/2010 tarihli, 100.000,00TL bedelli çek olup, çek davalı ... Şirketi tarafından davalı ... emrine düzenlenmiş, daha sonraki ciroların davalılar ..., ... Şirketi ile davacı ... Şirketi'ne ait olduğu, çekin en son ciranta ... tarafından 20/06/2011 tarihinde takas odasına verildiği,...Bankası tarafından çeke karşılıksız kaşesi vurulduğu görülmüştür. Söz konusu çeke karşılık ... firmasından önceki ciranta olan davacı ... Şirketi tarafından çek bedelinin gecikme faizi ile birlikte tamamının ... firmasına ödendiği davacı yanca ibraz edilen banka dekontlarından anlaşılmaktadır. Asıl davanın konusu olan çeklerden ikincisi; ... Bank ... Şubesi'nin... nolu, 20/08/2011 tarihli, 100.000,00TL bedelli çek olup, çek davalı ... Şirketi tarafından davalı ... emrine düzenlenmiş, daha sonraki ciroların davalılar ..., ... Şirketi ile davacı ... Şirketi'ne ait olduğu, çekin en son ciranta ... tarafından 22/08/2011 tarihinde takas odasına verildiği, ...banka tarafından çeke karşılıksız kaşesi vurulduğu görülmüştür. Söz konusu çeke karşılık ... firmasından önceki ciranta olan davacı ... Şirketi tarafından çek bedelinin gecikme faizi ile birlikte tamamının ... firmasına ödendiği davacı yanca ibraz edilen banka dekontlarından anlaşılmaktadır.Mahkeme tarafından ... Bankasına yazılan yazıya verilen cevapta; her iki çekin de karşılıksız olarak işlem gördüğü bildirilmiştir.Birleşen davanın konusu olan çeklerin ise; davalı ... tarafından davalı ... emrine düzenlendiği, daha sonraki ciroların davalılar ..., ... Şirketi ve davacı şirkete ait olduğu, çekin en son ciranta olan... tarafından takas odasına verildiği, çeklere karşılıksız kaşesi vurulduğu görülmüştür. Söz konusu çeklara karşılık ... firmasından önceki ciranta olan davacı ... Şirketi tarafından çek bedelinin gecikme faizi ile birlikte tamamının ... firmasına ödendiği davacı yanca ibraz edilen banka dekontlarından anlaşılmaktadır.Davacı yüklenici şirket tarafından davalı iş sahipleri hakkında, İstanbul Anadolu 11.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasından ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 20/06/2011 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli çeke istinaden; 100.000,00 TL asıl alacak ve 55.713,70 TL işlemiş faiz alacağı ile, aynı banka şubesine ait 20/08/2011 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli çeke istinaden 100.000,00TL asıl alacak ve 53.206,85TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 308.920,55TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğu, bunun üzerine davacı yüklenici tarafından davalılar hakkında itirazın iptali talepli istinafa konu asıl davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Yine davacı yüklenici şirket tarafından davalı iş sahipleri hakkında, İstanbul Anadolu 11.İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı takip dosyası ile, ...bank ... Şubesi'ne ait, 01/05/2011 vade tarihli, 82.210,00 USD bedelli çeke istinaden; 82.210,00 TL asıl alacak ve 47.491,48 USD işlemiş faiz alacağı ile, 15/05/2011 vade tarihli, 82.210,00 USD bedelli çeke istinaden 82.210,00 TL asıl alacak ve 13.789,82 USD işlemiş faiz alacağı ve 31/05/2011 vade tarihli, 82.210,00 USD bedelli çeke istinaden 82.210,00 TL asıl alacak ve 13.619,36 USD işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 321.530,65 USD alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğu, bunun üzerine davacı yüklenici tarafından davalılar hakkında itirazın iptali talepli istinafa konu birleşen 2016/314 Esas sayılı davanın açıldığı görülmektedir.Davacı yüklenici şirket tarafından davalı iş sahipleri hakkında, İstanbul Anadolu 9.İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı takip dosyası ile; ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 10/06/2011 vade tarihli, 100.000 TL bedelli çeke istinaden; 100.00,00 TL asıl alacak ve 56.124,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 156.124,66 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğu, bunun üzerine davacı yüklenici tarafından davalılar hakkında itirazın iptali talepli istinafa konu birleşen 2016/315 Esas sayılı davanın açıldığı tespit edilmiştir.Yukarıda ciro silsilesi sıralanan asıl davanın konusu olan çeklerin keşidecisinin Davalı ... Şirketi, birleşen davanın konusu olan çeklerin keşidecisinin ise davalı ... ve ... olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama aşamasında bilirkişi kök ve ek raporlarının alındığı, özellikle 06.5.2022 tarihli raporun oldukça ayrıntılı olduğu ve hükme esas alınabileceği değerlendirilmiştir.Söz konusu bilirkişi raporlarında özetle;Davacı ile davalı ... arasındaki 04.08.2010 imza tarihli ... Sözleşmesi'nin 5. ve 6. maddesine bakıldığında, filmin maliyetinin azami KDV ve stopaj dahil 3.629.848 TL olduğu, davalı ... firmasının filmin bütçesinin 2.000.000 TL'ye kadar olan kısmından sorumlu olduğu, kalanının davacı firmaya ait olduğu, Davalı ... Firmasının ödeme yükümlülüğünün sözleşmenin imzalanması ile başladığı, toplam bütçenin tarafların yazılı onayı ile aşılabileceği noktasında anlaştıkları, davalı ... şirketinin ticari defterlerine bakıldığında, davacının 13.08.2010 tarihinden 16.03.2011 tarihine kadar toplam 3.494.272,22 TL'lik 20 adet fatura kestiği, davalının bu fatura toplamını 31.03.2011 tarihinde davacıya 3.500.000 TL olarak davacıya geri fatura ettiği, ticari defterdeki bu borç hareketleri nazara alındığında, toplam 3.494.272,22 TL'lik faturanın ortak filmin davalı ... şirketinin ticari defterlerindeki maliyeti olabileceği, yine davalının kendi ticari defterlerinde bu faturalara karşılık, toplam 2.829,502,67 TL'lik 29 ödeme kaydı bulunduğu, bu ödemelerin 28'inin çekle yapıldığının görüldüğü, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlarda davacıdan 2.619.705,59 TL tahsil edildiği, dolayısıyla 3.494.272 TL'lik film maliyetinin 2.619.705 TL'lik kısmının davacı tarafından karşılandığı, kalan 874.566,63 TL'lik kısmının davalı ... tarafından karşılandığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşmedeki maliyet ve sorumluluk miktarları nazara alındığında filmin 2.000.000 TL'lik maliyeti davalı ... tarafından karşılanması gerekirken, 874.566,63 TL'lik kısmı karşılandığından, davalının sorumluluğundan 1.125.433,37 TL'lik tutarın bakiye kaldığı ve bu bedelin davacı tarafından ödendiği görüldüğünden bu miktar kadar tutarı davalı ...'tan talep edebileceği değerlendirilmiştir.Uyuşmazlık konusu hususlar ele alındığında;İstinafa konu asıl ve birleşen davaların ve takip dosyalarının dayanağı 04/08/2010 imza tarihli ... Sözleşmesidir. Sözleşmenin tarafları dava dışı ... Şti ile davacı .... Şti. ve davalılardan ... Şti'dir. Sözleşme hükümleri ele alındığında, dava dışı ... Şti'nin yüklenici, davacı .... Şti. ve davalı ... Şti'nin birlikte iş sahibi oldukları, yüklenici şirketin filmin meydana getirilmesinden sorumlu olduğu, davacı ve davalı şirketin ise yükleniciye yapılacak ödemeleri hangi oranda ve ne miktarda karşılayacakları, bu finansmanın usul ve esasları, filmden elde edilecek gelirin ne şekilde paylaşılacağının düzenlendiği anlaşılmaktadır Sözleşmenin "Tarafların Hak ve Yükümlülükleri" başlıklı III. maddesinin 2.bendinde, sinema filminin çekimlerinin yapılmasından, prodüksiyonun tamamlanmasından, sanatçılarla anlaşmaların tamamlanmasından, vizyona girmesinden, satış ve pazarlamasından ... Şirketi'nin sorumlu olacağı, bu kapsamda ... Şirketi'nin azami bütçe rakamı dahilinde kalmak kaydıyla münferiden yetkili olduğu, 4.bendinde, sinema filminin eser işletme belgesinin davalı ... Şirketi ve davacı ... Şirketi adına ortak olarak alınacağı, şirketlerin işletme belgesindeki ortaklık paylarının ... Şirketi'nin %55, davacı ... Şirketi'nin ise % 45 olarak belirlendiği, 5.bendinde, sinema filminin tüm giderlerinin azami limitinin KDV ve stopajlar dahil 3.629.848,00 TL olduğu belirlenmiştir.Aynı Sözleşmenin 8.bendinde, sinema filminin gelirlerinin ... Şirketi üzerinde toplanacağı ve filmin gösterime girdiği tarihi takip eden 3 aylık dönemde, tarafların hesap bilançosu çıkararak ... Şirketi tarafından yapılan tüm ödemelerin filmin tahsil edilen gelirleri tarafından karşılanıp karşılanmadığının tespit edileceği ve yapılan tespit neticesinde sinema filminden kar oluşması halinde ... Şirketi'nin belirtilen paylara karşılık gelen bedellerini, tespit tarihini takip eden 5 işgünü içinde ... Şirketi ve davacı ... Şirketi'ne fatura karşılığında ödeyeceği kararlaştırılmıştır.Bu haliyle, davacı ve davalı şirketin arasında adi ortaklık ilişkisinin mevcut olduğu, adi ortaklığı oluşturan bu iki şirket ile dava dışı yüklenici ... Şirketi arasında ise eser sözleşmesi ilişkisinin mevcut olduğu, uyuşmazlığın eserin kendisine ilişkin olmadığı, zaten bu nedenle yüklenici şirkete yöneltilen bir husumetin de bulunmadığı, uyuşmazlık konusunun eserin yani söz konusu sinema filminin meydana getirilmesi için adi ortaklığı oluşturan şirketlerden davalı ...'ın yapması gereken ödemelerin bir kısmını nakit olarak yapmadığı, bunun yerine adi ortaklardan davacı şirkete davaya konu çekleri verdiği, ancak bu çeklerin karşılıksız çıkması üzerine davacının ... şirketine çek bedellerini ödemek zorunda kaldığı iddiasına dayandığı görülmektedir. Dolayısıyla, davacı ile davalılardan ... arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden değil, kendi iç ilişkilerindeki adi ortaklığa ilişkin hükümlerden doğduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, 30/11/2016 tarihli duruşmada, davalı ... Şirketi, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini ve dava konusu çeklerin sözleşme kapsamında verildiğini kabul etmiş, ancak çek bedellerinin ödendiğini ileri sürmüş ve gerek çek alacağı, gerekse sözleşme alacağı yönünden zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Şu halde 04/08/2010 imza tarihli ... Sözleşmesi gereğince davalı ... tarafından davaya konu çeklerin davacı şirkete verildiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Yine yukarıda belirttiğimiz üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden değil, adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle yargılama konusu olayın, adi ortaklığı düzenleyen TBK'nın 620-645 maddeleri çerçevesinde ele alınması gerekmektedir.Taraflarca imzalanan 04/08/2010 tarihli ... Sözleşmesinde, davacı şirket ile davalı şirketin dava dışı ... Şti tarafından meydana getirilecek film (eser) için ne miktarda finansal destek verecekleri sözleşme ile kararlaştırılmıştır. Buna göre, taraflar arasındaki sözleşmedeki maliyet ve sorumluluk miktarları nazara alındığında filmin 2.000.000 TL'lik maliyetinin davalı ... tarafından karşılanması gerekmektedir. İlk derece mahkemesince de bu durum tespit edilmiş olup, davalı ...'ın söz konusu edimi TBK'nın 621.maddesinde düzenlenen "katılım payı" kapsamındadır.Dosya içerisindeki bilgilerden ve bilirkişi raporlarından davalı ... tarafından 2.000.000 TL'lik maliyetin yani katılım payının 874.566,63 TL'lik kısmının karşılandığı, kalan kısım yönünden ise bahsi geçen çeklerin verildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu çeklerin verilmesi ile davalı ...'ın katılım payı borcunu ifa edip etmediği, davacının talep ettiği tutarın "katılım payının iadesi" olarak kabul edilip edilmeyeceği hususları önem arz etmektedir. Zira davacının talebinin "katılım payının geri istenmesi" olarak kabulü halinde TBK 634 ila 642, 643 ve 644.maddelerinde düzenlenen tasfiyeye ilişkin hükümlerin; "davacı ortağın yaptığı gider ve iş" kapsamında ele alınması halinde TBK 627.madde hükmünün; diğer hallerde ise genel hükümlerin uygulanması gerekmekte olup, söz konusu yasal düzenlemelerin hüküm ve sonuçları birbirinden farklıdır.Dairemizce yapılan değerlendirmede, davalı ... tarafından verilen çeklerin davacı adi ortak tarafından ... firmasına ibrazı ve çek bedellerinin tahsili ile davalı ...'ın katılım payı ödeme borcunu ifa ettiği değerlendirilmiştir. Söz konusu çeklerin karşılıksız çıkması bu sonucu değiştirmemektedir. Zira çekler karşılıksız çıktığında, çek keşidecisi ve cirantaların ... firmasına kambiyo hukukundan kaynaklanan bir ödeme borcu doğacaktır ancak bu durum ... firmasından daha önce tahsil edilen meblağ ile davalı ...'ın katılım payı borcunu ifa ettiği gerçeğini değiştirmeyecektir. Şu halde, ... tarafından davacı şirkete, davacı şirket tarafından da ... firmasına ibraz edilen ve bedeli tahsil edilen çeklerin karşılıksız çıkması halinde ... firmasına karşı sorumluluklarının doğacağı açık olup, ... firmasına ödeme yapan davacı kambiyo senetlerine özgü ilkeler ışında kendisinden önce gelen cirantalara ve keşideciye başvurabilirse de artık davalı ...'ın katılım payını ifa etmediğinden bahsedilemeyecektir. Şu halde öncelikle, davalı ...'ın sözleşme kapsamında adi ortaklık katılım payı borcunu ifa ettiğini kabul etmek gerekir.Davacı, her ne kadar ... firmasına ödediği çek bedellerini talep etmiş ise de, bu talep "kendisine ait katılım payının ortaklıktan geri isteme" niteliğinde olmadığı gibi, "diğer adi ortağın katılım payının kendisine verilmesi" talebi olarak da kabul edilemeyecektir. Bu nedenle TBK 634 ila 642, 643 ve 644.maddelerinde düzenlenen tasfiyeye ilişkin hükümlerinin uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Diğer yandan, TBK'nın 627.maddesi, ortaklardan birinin ortaklık işleri için yaptığı giderlerden veya üstlendiği borçlardan dolayı diğer ortakların ona karşı sorumlu olacağını düzenlemektedir. Ancak olayımızda davacı adi ortak, "ortaklık" için bir ödeme yapmamış, "diğer adi ortak ..." ile diğer davalılara ... firmasına yapmak zorunda kaldığı ödeme için rücu etmiştir. Dolayısıyla TBK 627.maddesi hükmünün de olayımızda uygulanma imkanı yoktur.Şu halde, olayımızda genel hükümler çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekmekte olup, davalı ... tarafından Sözleşmeden kaynaklı katılım bedelinin ifası amacıyla davacıya bir kısım çekler verdiği, bu çeklerin davacı tarafından ... firmasına ibraz edildiği ve nakit tahsilat yapıldığı, ancak çeklerin karşılıksız çıkması üzerine çek bedellerinin faizi ile birlikte davacı tarafından ödendiği, ödenen bu tutarın tahsili amacıyla davalılara icra takipleri başlatıldığı, bu kapsamda İstanbul Anadolu 11.İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı takip dosyası ile; ...bank ... Şubesi'ne ait, 01/05/2011 vade tarihli 82.210,00 USD bedelli çeke istinaden 82.210,00 USD asıl alacak ve 47.491,48 USD işlemiş faiz alacağı, 15/05/2011 vade tarihli 82.210,00 USD bedelli çeke istinaden 82.210,00 USD asıl alacak ve 13.789,82 USD işlemiş faiz alacağı, 31/05/2011 vade tarihli 82.210,00 USD bedelli çeke istinaden 82.210,00 USD asıl alacak ve 13.619,36 USD işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 321.530,65 USD alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, İstanbul Anadolu 9.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile; ... Bankası ... Şubesi'ne ait 10/06/2011 vade tarihli 100.000 TL bedelli çeke istinaden 100.00,00 TL asıl alacak ve 56.124,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 156.124,66 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, İstanbul Anadolu 11.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası ile; ... Bankası ... Şubesi'ne ait 20/06/2011 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli çeke istinaden 100.000,00 TL asıl alacak ve 55.713,70 TL işlemiş faiz alacağı ile, aynı banka şubesine ait 20/08/2011 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli çeke istinaden 100.000,00TL asıl alacak ve 53.206,85TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 308.920,55TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalıların borca itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmaktadır.Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; davalı ...'ın katılım payı olarak ödemesi gereken 2.000.000 TL'den 874.566,63 TL'lik kısmı -çek ödemeleri haricinde- ifa ettiği anlaşılmaktadır. Nitekim ilk derece mahkemesi tarafından bu tutar 2.000.000 TL'den mahsup edilerek davalı ...'ın sorumluluğundan 1.125.433,37 TL'lik tutarın bakiye kaldığı belirtilmiştir.Bununla birlikte, yargılama konusu olay -varsa- davalının ödenmemiş katılım payı alacağının tahsili davası değildir. Kaldı ki, adi ortağın katılım payı borcu mevcutsa bile bu tutarı davacı adi ortak şirket değil, "adi ortaklık" borçlu adi ortaktan talep edebilir. Yargılama konusu olay, davacı şirketin bedellerini faiziyle birlikte ... şirketine ödemek durumunda kaldığı çeklere ilişkin keşideci ve cirantalara başlatılan üç ayrı icra takibi yönelik itirazın iptali davası olup, bu çerçevede tarafların haklılık durumunun buna göre ele alınması gerekir.Tüm bu kapsamda, davalı ... şirketi tarafından adi ortaklık katılım payı borcuna binaen davacı şirkete 6 ayrı çek verildiği, bu çeklerin davacı tarafından ... firmasına verilerek tahsil edildiği, ancak sonrasında çeklerin karşılıksız çıktığı, bu nedenle davacının davalılara rücu etmesinin hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.Bununla birlikte, davacının asıl ve birleşen davalara konu ettiği çekler TTK'nın 814. maddesi gereğince 3 yılın geçmesiyle kambiyo senedi vasfını yitirmiştir. Davacı, bu şekilde zamanaşımına uğramış olan bu çekler yönünden TTK' nın 818. maddesinin yollamasıyla TTK'nın 732. maddesi gereğince yetkili hamil olarak keşidecilere karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak bir yıl içinde dava açabilir. Somut olayda ise; davacı tarafından bu süre içinde keşidecilere açılan bir dava bulunmamaktadır. Bununla beraber davacı, dava dilekçesinde çek keşide eden davalıların davalı ... Şti ile organik bağ içerisinde bulunduğunu iddia ederek davalı olarak göstermesi karşısında bu davalılar yönünden zamanaşımı hususu değerlendirilmeksizin dosya kapsamına göre davalı ... ile organik ilişki bulunup bulunmadığı, perdenin kaldırılması teorisine göre davalı çek keşidecisinin sorumluluğuna gidilip gidilemeyeceğinin ele alınması gerekmektedir.... haricindeki davalılardan çek keşide etmemekle birlikte ciro eden konumunda olan davalılar yönünden ise, çekin 3 yıl sonunda kambiyo vasfını yitirmesi durumunda, 1 yıllık sürede sebepsiz zenginleşme davasının sadece keşideciye karşı açılmasının mümkün olması, cirantaya karşı sebepsiz zenginleşme davası açılamaması karşısında, bu davalılar yönünden de davalı ... ile organik ilişki bulunup bulunmadığı, perdenin kaldırılması teorisine göre davalı çek keşidecisinin sorumluluğuna gidilip gidilemeyeceğinin ele alınması gerekmektedir.Dosya kapsamında mevcut deliller ile bilirkişi raporları ele alındığında, davalılardan ...ile diğer davalılar arasında perdenin kaldırılması teorisi çerçevesinde sorumluluklarına yol açabilecek düzeyde organik bağ ve davacı zararına hareketlerin tespit edilmediği, bu nedenle söz konusu davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceği anlaşılmıştır. Bu nedenle söz konusu davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, sadece davalı ... yönünden aleyhe hüküm kurulabileceği anlaşılmıştır.06.5.2022 tarihli bilirkişi raporunda ayrıntıları ile ortaya konduğu üzere, a- Asıl davaya bağlı, İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası bakımından davacının, davalı .... Şti. den takip tarihi itibarıyla toplam 320.405,48 TL alacaklı olduğu, bununla beraber davacı daha az faiz talebinde bulunduğundan taleple bağlı olarak, 200.000 TL asıl alacak, 108.920,55 TL faiz olmak üzere, toplam 308.920,55 TL alacaklı olduğunun kabulü gerektiği, b- Birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM 2016/314 Esas Sayılı dosyasına bağlı, İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası bakımından davacının, davalı .... Şti.” den takip tarihi itibarıyla 246.630,00 USD asıl alacak, 43.721,17 USD faiz olmak üzere, toplam 290.351,17 USD alacaklı olduğunun hesaplandığı, c- Birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM 2016/315 Esas Sayılı dosyasına bağlı, İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası bakımından davacının, davalı .... Şti.' den takip tarihi itibarıyla toplam 169.658,90 TL alacaklı olduğu, bununla beraber davacı daha az faiz talebinde bulunduğundan taleple bağlı olarak 100.000 TL asıl alacak, 56.124,66 TL faiz olmak üzere, toplam 156.124,66 TL alacaklı olduğunun kabulü gerektiği Dairemizce kabul edilmiştir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin kararı sonuç itibariyle doğru olmakla beraber, gerekçe yönünden farklılaşmaya gidilmesi gerektiği anlaşılmakla Dairemizce ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeni hüküm kurulmasına karar verilmiştir.Her ne kadar davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, ... firmasına karşılıksız çıkan çeklerden dolayı ödeme yapması gereken asıl borçluların keşideci ile davacıya kadar uzanan cirantalar olduğu, davacı tarafın bu kişiler lehine ödeme yaptığı, kambiyo senetlerine ilişkin zamanaşımı düzenlemeleri nedeniyle kendisinden önce gelen cirantalara ve keşideciye başvuramadığı, ancak bu durumun genel hükümlere göre davalılardan ... ....Şti'ye başvurmasına engel olmadığı, davacı tarafın ... şirketine çekleri ibraz etmesinden ve cirolamasından kaynaklı olarak ödeme borcu bulunması nedeniyle, ... firmasına ödemek zorunda kaldığı bu tutarı sonradan ...'dan talep etmesinin sebepsiz zenginleşme olarak kabul edilemeyeceği, ...'ın borcunu ödemek durumunda kalan davacının genel hükümlere göre ...'dan alacaklı olması nedeniyle davanın 10 yıllık genel zamanaşımına tabi olacağı değerlendirilerek davalı yanın zamanaşımı defi kabul edilmemiştir. Her ne kadar dava konusu uyuşmazlığın çözümü bir kişi incelemesini gerektirmiş ve ilk derece mahkemesince bilirkişi ek ve kök raporları alınmış, bu itibarla alacak likit değil ise de, ilk derece mahkemesince hükmedilen icra inkar tazminatına yönelik davalılar vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmadığından bu husus davacı lehine usuli müktesep hak teşkil edeceğinden yeni kurulacak hükümde de icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin usul yönünden kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak karar başlığı ve hükümdeki karşı dava- birleşen dosya terimlerindeki karışıklıkların giderilmesine ilişkin yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 11/12/2024 tarih, 2021/442 Esas, 2024/914 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,Asıl davada, davanın kısmen KABULÜ ile davalı borçlu .... Şti. Nin davaya konu, İstanbul Anadolu 11.İcra müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 200.000 TL asıl alacak ve 108.920,55 TL faiz olmak üzere toplam 308.920,55 TL üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden takip tarihi itibariyle avans faiz işletilmesine,Asıl alacağın %20si oranında hesaplanan 40.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Diğer davalılar yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, B) Birleşen İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/314 Esas sayılı dosyası yönünden;Davanın KISMEN KABULÜ İLE davalı borçlu .... Şti. nin davaya konu, İstanbul Anadolu 11.İcra müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 246.630,00 USD asıl alacak ve 43.721,17 USD faiz olmak üzere toplam 290.351,17 USD üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden takip tarihi itibariyle 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,Alacak likit olduğundan hüküm altına alınan 246.630,00 USD alacağın takip tarihindeki -TL karşılığı üzerinden hesaplanacak şartlara göre %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Diğer davalılar yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, C)Birleşen İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/315 Esas sayılı dosyası yönünden;Davanın KISMEN KABULÜ İLE davalı borçlu .... Şti. Nin davaya konu, İstanbul Anadolu 9.İcra müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 100.000 TL asıl alacak ve 56.124,66 TL faiz olmak üzere toplam 156.124,66 TL üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden takip tarihi itibariyle avans faiz işletilmesine, Asıl alacağın %20si oranında hesaplanan 20.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Diğer davalılar yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN ASIL DAVADA 1-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 21.102,36 TL harçtan peşin alınan 3.731,00 TL ve icra dosyasında alınan 1.544,60 TL. harç toplamı 5.275,60 TL. harcın mahsubu ile bakiye 15.826,76 TL. nin davalı .... Şti. den tahsili ile hazineye irad kaydına, 2-Davacı yönünden AAÜT uyarınca taktir edilen 49.427,00 TL vekalet ücretinin davalı .... Şti.den alınarak davacı tarafa verilmesine, 3- Davalılar ..., ..., ....Şti. yönünden davanın red sebebi nazara alınarak AAÜT uyarınca taktir edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,Birleşen İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/314 Esas sayılı dosyasında; 1-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 59.019,84 TL harcın peşin alınan 10.430,21 TL ve icra dosyasında alınan 4.356,55 TL. harç toplamı 14.786,76 TL. harçtan mahsubu ile bakiye 44.233,08 TL nin .... Şti. den tahsili ile hazineye irad kaydına, 2-Davacı yönünden AAÜT uyarınca taktir edilen 132.960,00 TL vekalet ücretinin davalı .... Şti.den alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-Davalılar ..., ..., ....Şti. yönünden davanın red sebebi nazara alınarak AAÜT uyarınca taktir edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,Birleşen İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/315 Esas sayılı dosyasında; 1-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 10.664,88 TL harçtan peşin alınan 1.885,60 TL ve icra dosyasında alınan 780,62 TL. harç toplamı 2.666,22 TL. harcın mahsubu ile bakiye 7.998,66 TL harcın davalı .... Şti'den tahsili ile hazineye irad kaydına, 2-Davacı yönünden AAÜT uyarınca taktir edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı .... Şti.den alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-Davalılar ..., ..., ....Şti. yönünden davanın red sebebi nazara alınarak AAÜT uyarınca taktir edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 28/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.