Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı Şirketin kapatılacağı gerekçesiyle haklı nedene dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ödenmediğini iddia ettiği fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yol yardım alacağı ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı Şirketin kapatılacağı gerekçesiyle haklı nedene dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ödenmediğini iddia ettiği fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yol yardım alacağı ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı ile dava dışı Tam Güvenlik Şirketi arasında işyeri devri olup olmadığı, davalı tanıklarının dinlenmesi gerekip gerekmediği ile buna göre alacakların ispat ve hesaplanmasına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 196. maddesi, "Delil gösteren taraf, karşı tarafın açık izni olmadıkça, o delile dayanmaktan vazgeçemez." hükmünü içermektedir. Somut olayda, davalı vekili tarafından tanık dinletmekten vazgeçildiği, bunun üzerine Mahkemece 14.10.2020 tarihli duruşmada davalı vekiline tanıklarının adreslerini bildirmek üzere usulüne uygun süre verildiği, ancak davalı vekili tarafından tanık adreslerinin bildirilmediği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin hem yargılama aşamasında hem de temyiz dilekçesinde tanık dinletilmesinden vazgeçilmesine muvafakatinin olmadığını beyan ettiği anlaşıldığından, Mahkemece davacı vekiline davalı tanıklarının adreslerini bildirmek üzere usulüne uygun süre verilmeli ve süresi içinde tanık adreslerinin bildirilmesi hâlinde bu tanık beyanları da esas alınarak yeniden değerlendirme yapılmalıdır. 3. Bozma kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacı işçi; dava dışı Tam Güvenlik Şirketinde güvenlik görevlisi olarak işe başladığını, bu Şirketin 28.03.2012 tarihinde davalı Şirketçe devralındığını ve davacının iş sözleşmesinin feshedildiği 21.12.2013 tarihine kadar aynı işyerinde çalıştığını iddia etmiş; davalı ise dava dışı Tam Güvenlik Şirketinin işyerinin değil davacının özel güvenlik hizmeti sunduğu İdareye ait tesislerin özelleştirme suretiyle devralındığını, özel güvenlik hizmetinin işyerindeki asıl iş olmaması sebebi ile davalı Şirketin davacının anılan Şirket nezdindeki çalışmalarından sorumlu olamayacağını savunmuştur. Mahkemece, bozma kararından sonra Kastamonu Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan 17.05.2021 tarihli müzekkere cevabında, davalı ile dava dışı Tam Güvenlik Şirketine ilişkin kayda rastlanmadığı, davalı Şirkete ait bilgilerin Mardin Ticaret Sicil Müdürlüğüne MAZIDAĞI-174 ticaret sicil numarası ile sorulması gerektiği belirtilmiştir. Yazı cevabı gözetilerek yeniden müzekkere yazılmadan ve Eti Bakır AŞ'nin özelleştirilme tarihi, özelleştirme kararının içeriği, özelleştirme öncesi dava dışı Tam Güvenlik Şirketi ile yapılan bir hizmet alım sözleşmesi olup olmadığı, özelleştirme ile birlikte bu sözleşmenin son bulup bulmadığı ya da davalı ile bu Şirket arasında özelleştirmeden sonra yeni bir hizmet alım sözleşmesi yapılıp yapılmadığı ve davacının özelleştirmeden sonra da davalıda çalışmaya devam edip etmediği noktalarında araştırma yapılmadan sonuca gidilmesi eksik incelemeye dayalı olduğundan hatalıdır. Açıklanan nedenle; Kastamonu Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan 17.05.2021 tarihli müzekkere cevabı doğrultusunda yeniden müzekkere yazılmalı, özelleştirmeye ilişkin dayanakları ile birlikte tüm belgeler ve dava dışı Tam Güvenlik Şirketi ile yapılan hizmet alım sözleşmeleri dosyaya kazandırılmalı, (2) numaralı paragraf doğrultusunda tanıkların dinlenmesi hâlinde bu tanık beyanları da dâhil tüm dosya kapsamına göre davacının tüm çalışma döneminden davalının sorumlu olup olmadığı belirlenmelidir. 4. Ayrıca Mahkemece, fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de hatalı bulunmuştur.