9. Hukuk Dairesi 2009/17552 E. , 2010/5832 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, görevsizlik kararı vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kan…
**9. Hukuk Dairesi 2009/17552 E. , 2010/5832 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, görevsizlik kararı vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 4.3.2010 gününde oyçokluğu ile karar verildi. K A R Ş I O Y Davacı vekilince verilen dilekçe ile davalı şirket nezdinde 18.02.1991-23.05.2008 tarihleri arasında çeşitli kademelerde ve en son olarak müdür sıfatıyla çalışan davacının iş sözleşmesinin haksız ve ihbar önellerine uyulmaksızın sona erdirildiği ileri sürülerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı vekilince verilen cevap dilekçesinde,taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı,davacının taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile “gerçek kişi acente” olarak çalıştığı,davacı ile aralarında iş sözleşmesinin gerektirdiği iş görme,ücret ve bağımlılık unsurlarının bulunmadığını,davacının vergi mükellefi ve Bağ-Kur üyesi olduğu,bu nedenlerle İş Kanunu kapsamında bulunmadığı,taraflar asındaki acentelik sözleşmesinin,davacının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle tek taraflı olarak feshedildiği savunularak davanın reddi talep edilmiştir. Yerel mahkemece ikinci oturumda,taraflar arasındaki sözleşmenin TTK.nun 116 vd.md kapsamında acentelik sözleşmesi olduğu,davacının davalı şirkete karşı iş görme ve ücret unsuru bulunmakla birlikte bağımlılık unsurunun bulunmadığı ve bu nedenle İş Kanunu kapsamında hizmet sözleşmesi ile çalışmadığı kabul edilerek,dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.