(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/2380 E. , 2010/6347 K. MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 266 ada 28 parsel sayılı 160.332 m2; 268 ada 39, 40 , 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 90, 180, 181 parsel sayılı 50.866, 28.805, 11…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/2380 E. , 2010/6347 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 266 ada 28 parsel sayılı 160.332 m2; 268 ada 39, 40 , 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 90, 180, 181 parsel sayılı 50.866, 28.805, 11.124, 45.388, 78.679, 50.453, 47.655, 62.673, 13.809, 11.433, 10.204, 3.378 ve 817 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, öncesinin çayır olması ve davacıların murisi ... tarafından işgal edilmiş olmaları ve kesinleşmiş mahkeme ilamı nedeniyle davalı Hazine adına tarla niteliğiyle tespit edilmişlerdir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı ..., tapu kaydı, mahkeme ilamı ve taksime dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi mera olarak sınırlandırılmalarına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece; davacı tarafın dayanağı olan tapu kayıtlarının mevkii ve sınırları itibariyle çekişmeli taşınmazlara uymadıkları, tüm taşınmazların hayvan otlatılan ... niteliğinde bulundukları, ... ve ... olarak kullanılan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden iken 1960'lı yıllarda DSİ tarafından kanal açılması nedeniyle üzerindeki suların çekildiği, öncesinin mera niteliğinde olduğu, zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve tapu kaydı uygulaması karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece davacı tarafın dayanağı olan Ağustos 315 tarih 2 ila 6 ve gittileri olan Şubat 321 tarih 4, 5, 6, 8, 9, 10, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 22 ve 23 nolu tapu kayıtları getirtildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanmamış, tapu kayıtlarının sınırları zeminde tek tek gösterilmemiş, komşu parsellerin tespitlerinin dayanağı olan kayıtlar tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmemiş ve uygulamada bu kayıtlardan yararlanılmamış, davacı tapu kayıtlarının kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmedikleri gereği gibi araştırılmamıştır. Tapu kayıtlarındaki mevkii farklılıkları üzerinde durulmamış, taşınmazların mera ile ilişkisi yöntemince araştırılmamıştır. Davacı tarafın tapu kayıtlarının edinmesinde davacıların murisi...'nın taşınmazları ...oğlu ...'den satın aldığı belirtildiği halde davacılar murisi ...'nın ...'den satın aldığı yerlerin hudutları ile ...'nın kayın pederi olan ...'nın iken, bilahare ...'ya intikal eden ... Çiftliği haritada gösterilmemiştir. Davacı tarafın dayanağı ve aynı zamanda tespite dayanak olan Asliye Hukuk Mahkemesindeki tesçil davasında ... mirasçılarının dava konusu yerlerin bir bölümü hakkında açtıkları tescil davasında davaya konu yerlerin hangi nedenle çiftlik dışında ve tapusuz kabul ettikleri tartışılmamış, askeri harita ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenerek çakıştırılmak suretiyle çiftlik hudutları belirlenmeye çalışılmamıştır. Zilyetlik yönünden Karasu Nehrine ilişkin devletçe yapılan ıslah çalışmasının haritası ve dayanağı olan belgeler getirtilerek taşınmazın niteliği yönünden bu belgelerden yararlanılmamıştır. Ayrıca üç kişilik zirai ve üç kişilik jeolog bilirkişi kurulu dinlenerek taşınmazların niteliği hakkında rapor alınmamış; zilyetlik yönünden en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafı getirtilerek bunlardan yararlanılmamıştır. Yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu vasıtasıyla keşif yapılmamış; davacı tanıkları dinlenilmemiştir. Tapu kayıtlarındaki bilinmeyen hudutlar yönünden ispat külfeti buna dayanan tarafta olup, bu konuda tanık dinletme hakkı olduğu davacı tarafa hatırlatılmalıdır. Komşu parsellerin tespitlerinin dayanakları olan kayıtlar tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile celp edildikten sonra mahallinde yeniden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek tanıklar katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları okunup sınırları mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremedikleri hudutların tespiti için taraflara tanık; dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdikleri hudutlar, haritasında işaret ettirilmelidir. Askeri harita ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenerek çakıştırılmak suretiyle davacı taraf tapu kayıtlarında adı geçen davacılar murisi ...'nın ...'den satın aldığı yerlerin sınırları ile ...'nın kayınpederi olan Hacı ... Ağa'nın iken bilahare ...'ya intikal eden ...Çiftliği haritada gösterilmelidir. Dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının, kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.