12. Hukuk Dairesi 2026/61 E. , 2026/811 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki dava sonucu Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün Dairemizce bozulması üzerine, verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası Dairemize gönderilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşülüp, düşünüldü: Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince esas hakkında karar verilmesine yer olmad…
12. Hukuk Dairesi 2026/61 E. , 2026/811 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki dava sonucu Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün Dairemizce bozulması üzerine, verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası Dairemize gönderilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşülüp, düşünüldü: Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı üçüncü kişi tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı alacaklı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 26.02.2025 tarihli ve 2024/7472 Esas, 2025/1679 Karar sayılı kararı ile davalı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile vekalet ücreti ve yargılama gideri açısından hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Dairemiz bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede; Bozma ilamında yer verdiğimiz hususların tekrarı ile; istihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Somut olayda, dava konusu haczin kaldırıldığı anlaşıldığından istihkak davasının konusuz kaldığı hususunda isabetsizlik yoktur. Davalı alacaklının yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dayanak icra dosyasında borçlu şirketin ödeme emri tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle şikayet yoluna başvurduğu, yargılamaların sonucunda usulsüz tebliğ olmadığının tespit edildiği haliyle davanın açılmasına davalı alacaklının sebebiyet vermediği anlaşılmıştır. Öte yandan, davanın açıldığı tarih (06.06.2023) itibariyle de bakıldığında Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 31.01.2023 tarih, 2023/43 Esas-2023/62 Karar sayılı kararı ile şikayetin reddine karar verilmiş, hükmün istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 21.06.2023 tarih, 2023/894 Esas-2023/1238 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme hükmünün kaldırılmasına, şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda, davanın açıldığı tarihte borçluya ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğine ilişkin şikayetin kabulüne karar verilmemiş olduğundan usulsüz tebliğ neticesinde haczin yapılmasına ve davanın açılmasına alacaklının sebebiyet verdiği söylenemez. Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.