12. Hukuk Dairesi 2026/229 E. , 2026/466 K. "" Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık ...'ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 76. maddesi gereğince 3 ayı geçmemek üzere tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 3. İcra Ceza Mahkemesinin 11.04.2025 tarihli ve 2025/74 değişik iş, 2025/74 sayılı kararına karşı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın kararın kesin olduğundan bahisle reddine ilişkin mercii İstanbul 4. İcra Ceza Mahkemesini…
12. Hukuk Dairesi 2026/229 E. , 2026/466 K. "İçtihat Metni" Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık ...'ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 76. maddesi gereğince 3 ayı geçmemek üzere tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 3. İcra Ceza Mahkemesinin 11.04.2025 tarihli ve 2025/74 değişik iş, 2025/74 sayılı kararına karşı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın kararın kesin olduğundan bahisle reddine ilişkin mercii İstanbul 4. İcra Ceza Mahkemesinin 07.05.2025 tarihli ve 2025/15 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 12/12/2025 gün ve 94660652-105-34-21359-2025-KYB sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2025 gün ve KYB- 2025/150579 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Konuya ilişkin olarak 2004 sayılı Kanun'un 353/1. maddesinde, "İcra Mahkemesinin verdiği tazyik ve disiplin hapsine ilişkin kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. Mahkeme itirazı incelemesi için dosyayı o yerde icra mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde İcra Mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye ceza mahkemesine, icra mahkemesi hâkimi ile asliye ceza mahkemesi hâkiminin aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye ceza mahkemesine gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir." şeklinde yerini bulan düzenleme gereğince, İstanbul 3. İcra Ceza Mahkemesinin anılan 11.04.2025 tarihli kararının itiraz kanun yoluna tabi olduğunun anlaşılması karşısında, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmuş ise de; Dairemizin 22/06/2020 tarihli, 2020/3504 Esas ve 2020/5152 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 353. maddesinde "İcra Mahkemesinin bu Bap hükümlerine göre verdiği tazyik ve disiplin hapsine ilişkin kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde, ...mahkemesine itiraz edilebilir, itiraz üzerine verilen karar kesindir." hükmünün yer aldığı, maddedeki "bu bap hükümlerine göre" ifadesinde 16. babın vurgulandığı, sanığın cezalandırılması istenen eylemin aynı Kanunun 76. maddesinin ise 4. bapta bulunduğu, hal böyle olunca; bu bap hükümlerine göre verilen kararlara karşı herhangi bir kanun yolunun öngörülmemiş olması karşısında, İstanbul 3. İcra Ceza Mahkemesinin 11.04.2025 tarihli ve 2025/74 değişik iş sayılı kararının kesin olduğu anlaşıldığından, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 03/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.