11. Hukuk Dairesi 2026/347 E. , 2026/228 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/614 Esas, 2025/756 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/698 E., 2025/112 K. Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esasta…
11. Hukuk Dairesi 2026/347 E. , 2026/228 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/614 Esas, 2025/756 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/698 E., 2025/112 K. Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 27.11.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362/1-ç hükmü uyarınca kesin olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Temyiz istemi; temyiz konusu kararın, 6100 sayılı Kanun’un 362/1-ç hükmü uyarınca kesin olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 27.11.2025 tarihli ek kararına ilişkindir. Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7. maddesi kapsamında terkin edilmiş şirketin ihyası davası niteliğindedir. Bu dava 6100 sayılı Kanun’un 382. maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işi kapsamında olup, ilk derece mahkemelerinin çekişmesiz yargı işleri bakımından verdikleri kararlara karşı vaki istinaf başvuruları bakımından bölge adliye mahkemelerince verilen kararlara karşı, 6100 sayılı Kanun’un 362/1-ç hükmü uyarınca temyiz yoluna başvurulamaz. Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar, yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir. KARAR: Açıklanan sebeple; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 27.11.2025 tarihli ek kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık, ihya davalarının çekişmesiz yargı işi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İhya davaları, Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde (m) 547’ de ek tasfiye adıyla, TTK geçici m. 7’de ise ihya adıyla düzenlenmiştir. TTK’nın “ek tasfiye” kenar başlıklı 547. maddesi ile normal olarak tasfiyeye edilerek ticaret sicilinden terkin edilen bir şirketin tasfiye dışında kalan mal varlığı, alacağı veya borcunun olması halinde, ek tasfiye için şirketin yeniden ticaret siciline tescili düzenlenmiştir. TTK’nın geçici 7. maddesi ile ise, sermayesini yeterli seviyeye kadar artırmayan şirketler, münfesih olan şirketler, aralıksız beş yıl üst üste olağan genel kurullarını yapmayan şirketler, tasfiyesi genel kurulca onaylanmayan şirketler ve herhangi bir nedenle dağılmış kooperatiflerin bu maddede öngörülen prosedürle ticaret sicilinden ticaret sicil müdürlüklerince terkin edileceği, ancak hukuki menfaati bulunanlarca şirketin ihyasının mahkemeden istenebileceği düzenlenmiştir. TTK geçici m. 7’de düzenlenen ihya davası sadece terkin işlemini yapan ticaret sicil müdürlüğüne karşı açılabilmektedir. Burada, idari bir otorite olan ticaret sicil müdürlüğünün bir işlemi dava konusu edilmektedir. O nedenle, bu davada idari işlem mahiyetinde olan terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığı ile birlikte davacının hukuken korunmaya değer bir hakkının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. Şayet adli yargı kapsamında olan ticaret mahkemesinin görevli olduğunu düzenleyen bir hüküm olmasa idi bu dava idari yargı görevinde olmak durumunda olacaktı. O nedenle bu davanın çekişmesiz bir yargı işi olduğunun kabulü doğru olamaz. Bir an için, Bu hüküm kapsamındaki davanın çekişmesiz yargı işi olduğu düşünülse bile, eldeki davalarda davalı ... Sicil Müdürlüğü terkin işlemlerinin doğru olduğunu ileri sürerek davaların esastan reddini istemiştir. O nedenle, çekişmesiz yargı işlemi olduğu kabul edilse bile davalı vermiş olduğu cevap dilekçesiyle davayı çekişmeli hale getirmiştir. Çekişmesiz yargıyı düzenleyen Hukuk Muhakemeleri (HMK) m. 382’de çekişmesiz yargı işi sayılabilme kriterleri düzenlendikten sonra, devam eden hükümlerinde tüm hukuk dallarında çekişmesiz yargı işleri örnek mahiyetinde sayılmıştır. Bu bağlamda ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işleri ise ikinci fıkranın (e) bendinde örnekseme yöntemiyle sayılmıştır. Bu maddenin birinci fıkrasında ise; ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller, ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller ve hakimin resen harekete geçtiği hallerden herhangi birinin söz konusu olduğu işler çekişmesiz yargı işi olduğu düzenlenmiştir. Bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğin de, TTK geçici m. 7’de düzenlenen ihya davası çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmamıştır. Diğer taraftan, TTK geçici madde 7’de düzenlenen ihya davası terkin işlemini yapan ticaret sicil müdürlüğüne husumet yöneltilmek suretiyle açılmakta olup, davacının daima bir hakkı bulunmakta, terkinin uygun olup olmadığı taraflar arasında daima uyuşmazlık oluşturmakta ve bu davada da hakimin resen araştırma yapması söz konusu değildir. O nedenle bu davaların çekişmesiz yargı işi olmadığının kabulü daha doğru olmaktadır. Bu nedenlerle, TTK geçici m. 7’de düzenlenen ihya davasının çekişmesiz yargı işi değil, şimdiye kadar Dairemizin kabulünde de olduğu üzere, husumet yöneltilmek suretiyle açılması gereken çekişmeli yargı kapsamında bir dava olduğunun ve dolayısıyla TEMYİZ İNCELEMESİNİN YAPILMASI gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmamaktayım