11. Hukuk Dairesi 2025/2805 E. , 2025/7822 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1483 Esas, 2024/565 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARA…
11. Hukuk Dairesi 2025/2805 E. , 2025/7822 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1483 Esas, 2024/565 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 12.11.2021 tarihli 400.000,00 TL bedelli senet düzenlendiğini, ancak davalı tarafça ödeme günü gelmiş olmasına rağmen borcun ödenmediğini, müvekkilinin alacağın tahsili için ... İcra Dairesinin 2021/... E. sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı tarafça borçlu olmadığından ve imzanın kendisine ait olmadığından bahisle takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek davalı tarafın ... İcra Dairesinin 2021/... E. sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının icra takibi ekinde sunmuş olduğu belgelerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle öncelikle açıkça imza itirazında bulunduklarını, takip alacaklısı olan davacı ile davalı arasında herhangi bir temel ilişki bulunmadığını, takip dayanağı olan belgeye bakıldığında herhangi bir şekilde ciro yahut usulüne uygun bir temliğin söz konusu olmadığını, müvekkilinin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, kabul etmemekle birlikte davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın da hak düşürücü süreden sonra açıldığını beyanla davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, davacı haksız ve kötüniyetli olduğundan asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminatın davacıdan alınarak davalı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı senet, keşideci ve lehtar olarak aynı isimle düzenlenmiş olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6 88... . maddeleri gereğince bono değil adi senet hükmünde olduğu, bu durumda takip dayanağı adi senetteki hakkın ancak alacağın temliki yolu ile devredilebileceği, kambiyo senedi niteliğinde olmayan belgelerdeki (adi senetlerdeki) hakkın ciro yolu ile devri mümkün olmayıp, böyle bir hakkın ancak alacağın temliki suretiyle devredilebileceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 184. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yapılmış bir temlik bulunmaması halinde, kambiyo senedi niteliği taşımayan senedi ciro ile alan kişinin, yetkili hamil sıfatının bulunmadığının, dolayısıyla takip hakkının da olmadığının kabulü gerektiği, davacının takibe dayanak gösterdiği senetteki alacağın kendisine devrine ilişkin dosyaya yazılı bir temlik sözleşmesi sunmadığı, senedi ciro yoluyla temlik aldığı iddiasının da yukarıda açıklanan sebeplerle dinlenemeyecek olduğu ve senetteki mevcut hakkı talep edebilecek gerçek ve meşru hamil olduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, takibe dayanak belgede senet keşidecisi ve lehtarının aynı kişi olması, bu nedenle senedin kambiyo vasfını taşımaması karşısında kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Davalının hem keşidecisi hem de lehdarı olduğu senet, davacı tarafından kambiyo senedine özgü takip yoluna gidilmeksizin ilamsız icra takibine konu edilmiştir. Alacaklı ile borçlu sıfatının birleşmesi halinde geçerli bir kambiyo senedinden ve kambiyo senedinin ciro ile devrinden söz edilemeyecek ise de; dava konusu adi senette alacaklı ... ile borçlu ... dışında üçüncü kişi olmadığı, adi senede dayalı ilamsız icra takibi yapıldığı gözetildiğinde Mahkemece kambiyo senetlerine özgü geçerli bir cironun bulunmadığından bahsedilerek yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamıştır. O halde davacı alacaklıya verilen adi senet söz konusu olup davalının senetteki imzasına itirazda bulunduğu göz önüne alınarak bu hususta değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.