İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/11/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili...A.Ş. Esenyurt Şubesi ... Mühen…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/790 KARAR NO : 2025/1669 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/11/2021 NUMARASI : 2021/428 Esas - 2021/1097 Karar DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkinDüzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/11/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili...A.Ş. Esenyurt Şubesi ... Mühendislik İnşaat Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi arasında akdedilen Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi gereğince borçlu lehine kredi hesabı açıldığını ve kredi kullandırıldığını, taraflar arasında imzalanan GKS’yi muhatap Yasin ... da müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ... Mühendislik İnşaat Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin kredi borcunu öngörülen vadelerde geri ödemediğini ve mütemerrid duruma düştüğünü, borçlunun geri ödemesi yapılmayan 84.456,87 TL (anapara/nakdi risk) borcu bulunmakta olduğunu, bunun üzerine asıl borçlu için açılan kredi hesabının müvekkili banka tarafından Gebze 6. Noterliği’nin 01.07.2020 tarihli ... yevmiye numarasından keşide edilen ihtarname ve eki hesap özetleri ile kat edildiğini ve hesap kat tarihi itibari ile toplam borcun ödenmesi, ödenmez ise tahsili için yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, ayrıca, banka tarafından borçluya teslim edilen ancak hesabın kat edilmesi neticesinde bankaya iadesi gereken boş çek yaprakları nedeniyle de toplam 8.010,00 TL gayrinakdi risk oluştuğunu, bu bedelin depo edilmesinin talep edildiğini, bahse konu ihtarname usulüne uygun şekilde muhataplarına tebliğ edildiğini, taraflarca ihtara itiraz edilmediğini veya cevap verilmediğini, bunun üzerine borçlulara karşı Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile yasal takip başlatıldığını, ancak asıl borçlu ve kefilin dosyadaki anapara ve faize itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalının icra takiplerine vaki itirazların iptali ile icranın devamına, %20 inkar tazminatı ile ücreti vekaletin ve dava masraflarının davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıların duruşmaya katılmadıkları, davaya karşı herhangi bir cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, taraf delilleri bu muvacehe ölçüsünde değerlendirilmiştir. Mahkememizce alacak iddiası doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yapılan inceleme neticesinde davacının sunmuş olduğu belgelerin alacağın varlığını hesaplama konusunda yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere basit yargılamada taraflar dava ve cevap dilekçeleri ile iddialarını ispatlar nitelikte delilleri de dosyaya sunmak zorundadırlar. Nitekim davacı delillerine dayanılarak sunulan belgeler üzerinde de bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ara karar kurulmuş fakat davacı tarafından inceleme tarihine kadar dahi eksik hususlar giderilmemiştir. Süresinden sonra delil ibrazının mümkün olmaması, iddianın gelinen aşamada yasal delillerle ispatlanması gerektiği, davalının yeni delil ileri sürülmesine açık muvafakatinin bulunmaması dikkate alınarak davacının alacak iddiasına "tevehhüme itibâr yoktur" (soyut beyana itibar edilemez-Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye) kuralı gereği itibar edilmemiş ve davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçelerinin ekinde Genel Kredi Sözleşmesi, Kredi Kart Sözleşmesi, Kat İhtarnamesi ve Tebliğ Şerhi, Müşteri Hesap Özeti ve Geri Ödeme Planı sunulduğunu, bu evraklarla dahi rapor düzenlenmesi yeterli olup, bilirkişinin ön rapor hazırlayarak evrak talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçelerinde banka kayıtları ve bilirkişi incelemesi delillerine dayanmalarına rağmen eksik inceleme yapıldığını, dava dilekçelerinde aynen yer aldığı üzere "T.C. Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü ... E sayılı takip dosyası, ihtarname, kredi kullandırım koşullarını gösterir genel kredi sözleşmesi, müşteri sözleşmeleri, BBHS, THS, hesap ekstreleri, geri ödeme planları, banka ticari kayıt ve defterleri ile müstenidi olan belgeler, gerektiği takdirde keşif, tanık ve bilirkişi incelemesi, yerleşik Yargıtay kararları ve sair deliller." denilmek suretiyle banka kayıtları ve bilirkişi deliline dayandıklarının açık olduğunu, buna rağmen bilirkişinin talep ettiği evrakların istenilmesi ya da mahkemece bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması gerekirken davanın reddi şeklinde hüküm kurulmasının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, dilekçelerinde dayandıkları bir diğer delil olan keşif delilinin de değerlendirilmeye alınmadığını, mahkemenin, hatalı bilirkişi raporuna dayanarak sunulan delillerin yetersizliğine kanaat getirdiğini ancak sonrasında dayandıkları diğer delil olan banka kayıtları üzerinde bilirkişiye inceleme yaptırılması veyahut keşif delillerinin de değerlendirilmeye alınması gerekirken delil yetersizliği üzerinde durularak karar verilmesinin usul ve yasaya tamamen aykırı olduğunu, davanın reddi kararının kaldırılarak, usul ve yasalara uygun bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Temlik eden davacı banka tarafından, davalı takip borçluları hakkında, Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı (İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyada verilen yetkisizlik kararı üzerine) takip dosyasında, "kredi sözleşmesi, 1.000.000,00 TL " sebebine dayalı olarak 31.072,96 TL ticari kredi, 50.485,31 TL business kart ve ETH, 8.733,50 TL işlemiş faiz, 436,58 TL BSMV,6.389,15 TL işlemiş faiz, 319,45 TL BSMV, 1.148,25 TL masraf olmak üzere toplam 98.585,20 TL alacağın tahsili ve iade edilmeyen 3 adet çekin garanti tutarları toplamı olan 8.10,00 TLnin nakdi teminat olarak depo edilmesi istemiyle 15.02.2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davacı banka ile davalı şirket arasında 21.09.2012 tarihli ticari kredi kartı sözleşmesi imzalandığı, yine taraflar arasında 12.04.2017 tarihli 1.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı Yasin ...'nın genel kredi sözleşmesine aynı limitle müteselsil kefil olduğu ihtilafsızdır. Davalının kefaletinin, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 583.maddesinde "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır" düzenlemesine uygun ve geçerli bir kefalet sözleşmesi olduğu tespit edilmiştir.Mahkemece 06.09.2021 tarihli duruşmadan sonra 19.09.2021 tarihli ara karar ile dosyanın bankacı bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 06.10.2021 tarihli ön raporda, genel kredi sözleşmesinin tüm sayfaları, business kartın Nisan/Mayıs/Haziran 2020 tarihli ekstreleri, esnek ticari hesabın Nisan/Mayıs/Haziran 2020 tarihli ekstreleri, doğrudan borçlandırma sistemine ilişkin faturalar ve 29.06.2020 itibariyle ekstresi, diğer/ticari kredinin 29.06.2020 itibariyle ekstresi, çek hamillerine ödendiği belirtilen 2.225.00TL'nin dekontu, 86.23TL'lık diğer alacaklarla ilgili dekont-makbuz vb. belgeler ile ön bilgi formunun sunulması halinde rapor hazırlanabileceği belirtilmiştir. Davacı vekilince 15.11.2021 tarihli beyan dilekçesi ekinde bilirkişi tarafından istenen belgeler sunulmuş ve dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesi talep edilmiş olmasına rağmen aynı tarihli duruşmada mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. HMK'nın 266.maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." ; 288.maddesinde "Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir. Hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur.Keşif kararı, mahkemece, sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine veya resen alınır " hükümleri mevcuttur.Somut olayda dava dilekçesinde delil olarak dayanılan ve fakat bilirkişi tarafından eksik olduğu tespit edilen kredi sözleşmesi kapsamındaki belgeler, duruşma öncesinde davacı tarafından dosyaya sunulduğu gibi eldeki itirazın iptali davasında, kredi sözleşmesinden kaynaklanan davalıların sorumlu olduğu borç miktarının davacı bankanın ilgili şube kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla yerinde inceleme yaptırılarak tespiti mümkün iken mahkemece bu yönde herhangi bir ara karar da kurulmadığı gözetildiğinde mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 18/11/2025