İSTİNAF KARAR TARİHİ:14/05/2026 Taraflar arasında görülen değişik iş dosyası neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ek kararın ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; ...nde Ortak olarak yer almakta olduğunu, ortakları olan... ve ... bu kişiler tarafından darp edilerek ta…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/930 KARAR NO:2026/1007 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:25/11/2025 NUMARASI:2025/676 D.İş - 2025/677 Karar DAVA:İhtiyati Hacze İtiraz İSTİNAF KARAR TARİHİ:14/05/2026 Taraflar arasında görülen değişik iş dosyası neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ek kararın ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; ...nde Ortak olarak yer almakta olduğunu, ortakları olan... ve ... bu kişiler tarafından darp edilerek talep konusu senedin ve diğer senetlerin zorla imzalatıldığını, olayın Antakya /Hatay'da gerçekleştiğini, bu hususta Fatsa Cumhuriyet Başsavcılığında suç duyurusunda bulunduğunu, karşı tarafa borcu bulunmadığını, talep konusu ihtiyati hacze dayanak gösterilen senedi kabul etmediklerini, müvekkilinin ihtiyati haciz talep eden firmaya herhangi bir borcu bulunmadığını, talep konusu senet müvekkiline zorla baskı ve cebir kullanılarak imzalatıldığını, müvekkili bahse konu şirketin ortağı olup sonrasında şirket hisselerini devretmiş ve ortaklığını bitirdiğini, bu sürecin devamında hisse bedeli müvekkilinin ödenmediğini, müvekkili şirket yetkilileri ve ortaklarıyla sorun yaşadığını ve ..., ..., ... ve ... tarafından 20.11.2025 tarihinde iş yeri ofisinde müvekkilini alıkoyduklarını, müvekkili uzun süre darp edilmiş tehdit edilmiş ve yağmalandığını ve darp raporu ... Hastahanesinde mevcut olduğunu, bu süreçte müvekkiline üç adet boş senede zorla imza attırılmış, üvey oğlunun üzerinde olan araç zorla devrettiriltirildiğini ve yine müvekkilinin telefonu gasp edilerek banka hesabında bulunan 300.000 TL ...'na transfer edildiğini, tüm bu süreçte başka şansı kalmayan müvekkilinin mecburen boş senedi imzalamak durumunda bırakıldığını, senede detaylı bakıldığında imza ve müvekkilinin ismi dışındaki kısımların haricen doldurulduğu çok açık anlaşıldığını, mürekkep tonundan dahi aynı kalem ürünü olmadığı anlaşıldığını, müvekkili 20.11.2025 tarihinde gaspedilmiş ve bu kişilerce amaç hasıl olunca müvekkili ellerinden kurtulmuş ve yine aynı gün akşamına otobüsle Fatsa'ya dönmüş ve 21.11.2025 tarihinde otobüsten iner inmez Fatsa Cumhuriyet Başsavcılığına bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, ayrıca davada yetki itirazlarının bulunduğunu, kambiyo senedinden kaynaklanan alacaklarda yetkili icra müdürlüğü borçlunun yerleşim yeri mahkemesi yetkili olduğunu, senet metninde ödeme yeri kararlaştırılmadığını ve düzenleme yeri de Antakya/Hatay olarak belirlendiğini, bu nedenle bahse konu yetkili mahkeme İstanbul olmadığını müvekkilinin yerleşim yeri Fatsa İcra Müdürlüğü ve mahkemeleri yetkili olduğunu, şirket ortağı ...'nun müvekkilinin eşi ... ile yapılan telefon görüşmesine ilişkin ses kayıtları sunulacağını beyanla; yetki ve görev yönünden yapılan itirazlarımızın kabulüne, ... hastahanesine müzekkere yazılarak ... adına 21.11.2025 tarihli darp raporunun istenilmesine, Fatsa Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak müvekkilin 21.11.2025 tarihli soruşturma dosyasının istenilmesine, Cebir ve tehditle imzalatılan senede bağlı verilen İhtiyati Haciz kararının kaldırılmasına, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin ihtiyati haciz talep eden alacaklıdan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "....Yapılan incelemede,borcun bonoya dayandığı, senet içeriğinde istanbul mahkemelerinin yetkili kılındığı, mahkememizin yetkili olduğu, diğer itiraz nedenlerinin esasa ilişkin olduğu, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını gerektirir bir neden bulunmadığı anlaşılmakla, itirazın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle: kararın usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, Mahkemenin, ihtiyati hacze yapılan itirazı değerlendirirken somut olayın özelliklerini ve taraflarınca sunulan ciddi ve güçlü itirazları yeterince incelemediğini, kararın yalnızca senet metnine dayanılarak verilmiş olup, itirazlarımızın esası hakkında derinlemesine bir değerlendirme yapılmadığını, senedin cebir, tehdit ve baskı altında imzalatıldığını, müvekkilinin şirket ortakları tarafından fiziksel şiddete maruz kalıp, alıkonulduğunu ve tehdit edildiğini, bu süreçte müvekkile zorla senet imzalatıldığını, olayla ilgili Fatsa Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu ve darp raporu alındığını, bu hususların borcun gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığını, aksine hukuka aykırı şekilde oluşturulduğunu açıkça gösterdiğini, alacağın varlığının ciddi şekilde tartışmalı olduğunu, ayrıca şirket yetkilileri kuvvetli suç şüphesinden kaynaklı adli kontrol altına alınmış olup sürecin devam ettiğini, mahkemenin itiraz sebeplerini “esasa ilişkin” diyerek hatalı değerlendirdiğini, Mahkeme kararında, itirazların “esas incelemesine ilişkin olduğu” belirtilerek dikkate alınmadığını ancak; cebir ve tehdit altında alınan senetin, kambiyo vasfını ortadan kaldıracağını, bu durumun ihtiyati haczin şartlarını doğrudan etkileyen bir husus olduğunu, dolayısıyla bu itirazların “esas inceleme” değil, ihtiyati haczin varlık şartlarını ortadan kaldıran temel itirazlar olduğunu, yetki itirazının da dikkate alınmadığını, senette her ne kadar İstanbul mahkemeleri yetkili gösterilmişse de müvekkilinin yerleşim yerinin Fatsa/Ordu, olayın gerçekleştiği yerin Hatay/Antakya olduğunu, ihtiyati haciz şartları oluşmadığını beyanla 1.İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 29.01.2026 tarihli kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz kararının tamamen kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Talep, İİK 265. maddesi uyarınca ihtiyati haczin itiraz üzerine kaldırılması istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati haczin kabulüne ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine itirazın reddine karar verilmiş,bu karara karşı itiraz eden vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır.İtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2.maddesindeki şartların bulunması gerekir.İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir.İİK'nın 265. Maddesi uyarınca; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.İhtiyati hacze itiraz eden düzenleyenin zorla imzalandığı ve ve ihtiyati haciz talep edene borçlu olmadığı yönündeki itirazı İİK 265 maddesinde sınırlı olarak sayılan ihtiyati hacze itiraz sebepleri kapsamın da değerlendirilecek bir itiraz olmadığından, mahkemece,borçlu vekilinin bu madde kapsamında kalmayan itirazlarının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.İİK'nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı yasanın 50. maddesiyle "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir." şeklindeki düzenleme uyarınca ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Buna göre, bonoya dayalı olarak, alacaklı, borçlunun yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki genel yetkili, (HMK. 6.md.), borçluların birden fazla olması halinde bunlardan birinin yerleşim yerindeki (HMK. 7. md) veya bonoda öngörülen ödeme yerindeki (ifa yeri HMK 10. Madde ) veya düzenleme yerindeki mahkemelerden birinden yahut bonada yetkili mahkeme gösterilmişse ve şartları mevcutsa bonoda yetkili olarak gösterilen mahkemeden (HMK 17.md) talepte bulunabilecektir. Ancak yetki şartının geçerli olması için HMK 17. maddesine göre, bonoyu düzenleyenlerin tacir olması şartı aranmaktadır. Somut olayda talebe dayanak senet metninde İstanbul mahkemeleri yetkili kılınmış ise de senedi düzenleyenin tacir olduğunun ispatlanmamasına göre yetki kaydının HMK 17 maddesi uyarınca geçerli olmayıp, senedin düzenleme yeri ve düzenleyenin ikametgahının da Hatay ili olmasına göre ilk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebi yönünden karar vermeye yetkili olmadığından yetki itirazının kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken mahkemece itirazın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesinin 28.01.2026 tarihli ek kararının kaldırılmasına, bununla birlikte dosyada yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.01.2026 tarihli ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin ek kararın HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; 1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin itirazının KABULÜ ile İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.11.2025 tarihli ve 2025/676 D.İş - 2025/677 Karar sayılı İhtiyati Haciz kararının KALDIRILMASINA, 3-İhtiyati hacze itiraz eden kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 12.500 TL vekalet ücretinin ihtiyati haciz talep edenden alınarak, ihtiyati hacze itiraz edene verilmesine, 4-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından yapılan masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşamasına ilişkin olarak; a-İhtiyati hacze itiraz eden vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf başvuru harcının ihtiyati haciz talep edenden alınarak ihtiyati hacze itiraz edene ödenmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362(1)-f maddesi ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca oy birliği Kesin olarak ile karar verildi.14/05/2026