Hukuk Genel Kurulu 2000/4-1802 E., 2001/2 K. Hukuk Genel Kurulu 2000/4-1802 E., 2001/2 K. - KİŞİLİK HAKKINA SALDIRI - KİŞİLİK HAKKININ ZARAR GÖRMESİ - MANEVİ TAZMİNAT "" Taraflar arasındaki "manevi tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;İstanbul Asliye 7.Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.11.1999 gün ve1999/421-467 sayılı kararın incelenmesi davacı asıl ve davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 10.…
Hukuk Genel Kurulu 2000/4-1802 E., 2001/2 K. **Hukuk Genel Kurulu 2000/4-1802 E., 2001/2 K.** **- KİŞİLİK HAKKINA SALDIRI - KİŞİLİK HAKKININ ZARAR GÖRMESİ - MANEVİ TAZMİNAT** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki "manevi tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;İstanbul Asliye 7.Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.11.1999 gün ve1999/421-467 sayılı kararın incelenmesi davacı asıl ve davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 10.4.2000 gün ve 2000/1029-3260 sayılı ilamiyle; (...Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş ve karar taraflarca temyiz edilmiştir. Davacı avukat olup A... Ö...'ın yargılandığı davaya müdahil vekili olarak katılmıştır. 9 Haziran 1999 tarihli R..l Gazetesindeki yayın ile müdahil vekillerin bu davadaki görevini yerine getirme şekli üzerine yapılan değerlendirmede kullanılan sözlerle kişilik haklarına zarar verildiği gerekçesi ile manevi tazminat istenmiştir.Mahkemece yayında kullanılan sözlerin eleştiri sınırını aştığı ve davacının kişilik haklarına hukuka aykırı biçimde zarar verildiği kabul edilerek 250.000.000 lira manevi tazminata hükmedilmiştir. Basının yansız ve özgür biçimde haber verme, bir düşünce ve görüşü tartışma, eleştirme,kamu oyunu aydınlatma gibi görev ve fonksiyonları vardır. Basının bu fonksiyonunu yerine getirebilmesi için ona bazı ayrıcalıklar tanınması gerekir.Kuşkusuz bu ayrıcalık ve özgürlük o meslek mensuplarına bir imtiyaz sağlamak için değil, toplum ve kamu yararı içindir. O halde bu özgürlüğün alan kamu yararı ve insan haklarının oluşturduğu alanla doğru orantılı olarak artmalı, gereksiz sınırlama ve baskılardan kaçınılmalıdır.Ancak tüm özgürlüklerde olduğu gibi basın özgürlüğü de kişi ve toplum yararı açısından sınırlıdır.Basın,haber verme fonksiyonunu yerine getirirken kullanacağı hakkın özel hukuk alanındaki sınırı,gerçeklik,kamu yararı ve toplumsal ilgi, güncellik, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık kuralları ile belirlenmiştir.Haber verme hakkı bu sınırlar içinde kaldığı sürece, davacının kişilik hakları zarar görse bile, hukuka uygundur. Yukarıda sözü edilen sınırlayıcı ilkeler içerisinde dava konusu yayın değerlendirildiğinde; dava konusu edilen yazıda,A... Ö...'ın yargılandığı davanın gerek yurt içinde gerek yurt dışında yakın ve geniş bir ilgi ile izlendiği, bu davada yer alan tüm unsurların olayın önem ve hassasiyetine uygun biçimde davranmaları gerektiği görüşüne yer verildikten sonra, davada görev yapan müdahil vekili Avukatların duruşma içi ve dışında sergiledikleri tutum ve davranışları ile kullandıkları sözlerin yanlış yorum ve anlamalara neden olacak nitelikte olduğu anlatılmıştır.