T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/743 Esas KARAR NO: 2026/773 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2026/160 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 27/02/2026 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/743 Esas KARAR NO: 2026/773 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2026/160 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 27/02/2026 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı aralarında akdedilen sözleşme uyarınca davalı şirketin müvekkili şirkete ait emtiaların depolanması, elleçlenmesi ve taşınması işini üstlendiğini, sözleşme uyarınca, müvekkiline ait ekte listesi yer alan malların, taşınmak ve bayilere ulaştırılmak üzere davalı tarafa teslim edildiğini, davalı şirket tarafından ürünlerin tamamının bayilere teslim edilmesi gerekirken ürünlerin büyük çoğunluğunun teslim edilmediğini, bu ürünlerin müvekkili şirkete iade de edilmeyerek davalı taraf uhdesinde tutulmaya devam edildiğini, TTK m.875 uyarınca taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğunu, taşıyıcının sorumluluğu arasında, gönderilene teslim edilmeyen malların taşıtana iadesinin de olduğunda kuşku olmadığını, davalı tarafça haksız şekilde alıkonularak 09/07/2019 tarihinden bu yana depolarında tutulan malların iadesi amacıyla ve iade edilmemesi durumunda hukuki sürecin başlatılacağı hususunda davalıya ............... Noterliğinin 11/03/2020 tarih ve ...Yev.No.Iu ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarname 15/03/2020 tarihinde davalıya tebliğ edilmişse de, ihtamamede belirtilen ürünlerin iade edilmediğini ve ihtarnamenin gereklerinin yerine getirilmediğini, bunun üzerine, ürünlerin müvekkiline teslim edilmesi amacıyla davalıya .... Noterliğinin 04/02/2021 tarih ve ...Yev.No.Iu ihtarnamesinin gönderildiğini, davalı tarafın bu ihtarnameye de cevap vermediğini ve müvekkiline ait malları iade etmediğini, bu şekilde müvekkilinin mülkiyet hakkını kullanması na, maldan yararlanmasına ve tasarruf etmesine engel olduğunu, davaya konu malların, davalıya sözleşme doğrultu -sunda belli bir amaç üzere verildiğini ancak davalı şirketin, sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirmediğini ve malları haksız şekilde deposunda tutmaya devam ettiğini, davalı taraf ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığından huzur -daki davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, ihtiyati tedbirlerin hali hazırda görülmekte olan veya ileride açılacak bir davanın sonucu nun etkisiz veya anlamsız kalmasını önlemek için başvurulan geçici nitelikte ve kural olarak kanunla belirlenmiş önlemler olduğunu, müvekkiline ait mallar, davalı uhdesinde haksız şekilde tutulmakta olup hasara uğraması ve/veya 3.kişilere devri halinde müvekkili nin ciddi bir zarara uğrayacağını, dilekçe ekindeki deliller dikkate alındığında, yaklaşık ispat şartının sağlandığını beyanla verilecek hükmün infaz kabiliyetinin sağlanması ve müvekkilinin olası hak kayıplarının önlenmesi açısından dava konusu malların, dava kesin leşinceye kadar yediemin olarak müvekkiline veya mahkemece belirlenecek 3.kişiye verilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ni talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; her ne kadar davacı vekili, dava konusu malların yediemin sıfatıyla müvekkiline veya 3.kişiye teslimine ilişkin olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de; davalı tarafın davacının iddia ettiği gibi malları elinde bulundurup bulundurmadığı, iade edip etmediği, etmemiş ise hangi hukuki sebeple iade etmediği, mallar üzerinde hapis hakkı bulunup bulunmadığı vs gibi hususların araştırılması gerektiği, bunun da esastan yapılacak yargılamayı gerek -tirdiği gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. TALEP EDEN DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan sözleşme gereği bayilere dağıtılması gereken malların uzun yıllardır dağıtılmadığı, ürünlerin müvekkili şirkete iade edilmediği, dolayısıyla meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağının açık olduğu, davalı tarafa iki kez noter ihtarnamesi gönderildiği ancak herhangi bir sonuç alınamadığı, ihtiyati tedbir talep edilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunun sağlanmasının gerektiği ve dava dilekçesi ekinde sunulan deliller ile bu koşulun sağlandığı, emsal Yargıtay kararları uyarınca da dava aşamasında tespit ve karar süreçlerine ulaşılmasına kadar geçecek süreçte davalı uhdesinde bulunan malların elden çıkarıl -ma veyahut ortadan kaldırılma ihtimallerine karşın ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi uyarınca üçüncü kişilere teslim edilmek üzere taşınması için davalıya teslim edilen malların alıcılarına teslim edilmediği ve davacıya iade edilmediğinden bahisle, söz konu -su malların aynen iadesi, aksi halde bedelinin tahsili talebi ile açılan davada, yargılama süresince malların davacı veya üçüncü kişiye yediemin olarak teslimi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş, karara karşı talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrası; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Aynı yasanın 390/3. maddesi; ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Buna göre, tedbir talep eden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Somut olayda; davacı tarafça sunulan delillerin, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı tarafından davalıya hangi malların teslim edildiği, davalı tarafından bu malların alıcılarına teslim edilip edilmediği, malların davalı uhdesinde olup olmadıkları ve bu itibarla davanın haklılığının yaklaşık olarak dahi ispat etmediği, Mahkemece toplanacak deliller ve yapılacak yargılama neticesinde haklılık durumunun tespit edilebileceği, kaldı ki davanın esasını çözer mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden Mahkemece, şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmış, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 16/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.