T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/828 Esas KARAR NO: 2026/911 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2023/187 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 05/03/2026 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Tapu İptali Ve Tescil (Şirket Yöneticisinin Sorumluluğuna Dayalı) KARAR TARİHİ: 30/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme s…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/828 Esas KARAR NO: 2026/911 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2023/187 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 05/03/2026 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Tapu İptali Ve Tescil (Şirket Yöneticisinin Sorumluluğuna Dayalı) KARAR TARİHİ: 30/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul İli, ...İlçesi, ... Mah., ...ada ... parselde bulunan taşınmazın üçün -cü kişilere devrini önlemek için tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 23/01/2026 tarihli kararı ile;"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin 1.000.000,00 TL nakit ya da banka kesin teminat mektubu sunul -ması halinde kabulüne, dava konusu İstanbul ili, ...ilçesi, ... mahallesi ...ada ... parsel sayılı taşınmazın davalılardan biri adına kayıtlı olması halinde, yalnızca üçüncü kişilere rızaen devrini engeller mahiyette ihtiyati tedbir konulmasına," karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı ... vekili ihtiyati tedbir kararına itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket ile hiç bir organik bağı veya ticari ilişkisinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarına güven -erek iyi niyetli olarak satın alan üçüncü kişi konumunda olduğunu, müvekkiline yapılan tapu devrinin muvazaalı olduğu iddiasının kötü niyetli olduğunu ve bu iddiayı ispatlayacak somut bir delil olmadığını beyanla ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; dinlenen tanık beyanları, davalının ve tanıkların beyanlarında kabul edilidği üzere davalı kayıt malikinin komşu esnaf olması, celp edilen ödeme belgeleri, alınan bilirkişi raporunda ortaya konulan değer ile ödemeler ve resmi senetteki bedel arasındaki fark birlikte değerlendirildiğinde, davalıların iyi niyetli üçüncü kişi olup olmadıkları nihai olarak Mahkemece takdir edileceğinden, gelinen aşamada anılan ve toplanan deliller ile taşınmazın şirketten sonra çok fazla devir görmüş olduğu nazara alınarak, bu aşamadan sonra yeniden devri halinde telafisi güç ya da imkansız zararlar doğma ihtimali göz önüne alındığından itirazın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde kanaatin oluştuğu gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş ve karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; davacı tarafın, müvekkili yönünden HMK madde 390 anlamında yaklaşık ispat koşulunu ortaya koyamadığı, davalı şirketle hiçbir organik bağı bulunmayan, taşınmazı tapu kaydına güvenerek edinen iyi niyetli üçüncü kişi hakkında soyut muvazaa isnadıyla tedbirin devamının hukuka aykırı olduğu, davacı tarafın somut bir delil sunamadığı, ispat edemediği bir kötü niyet varsayımından hareketle müvekkilinin mülkiyet hakkının ve tasarruf yetkisinin tedbir yoluyla kısıtlanma -sının, HMK'nın 389 ve 390. maddelerinin aradığı yaklaşık ispat ölçüsünü aşan, sonucu peşinen müvekkili aleyhine ağırlaştıran ölçü -süz bir müdahale niteliğinde olduğu, ihtiyati tedbir kararına dayanak yapılan bilirkişi raporuna itiraz edildiği, bu itirazlar karşılanma -dan kurulan ve sürdürülen tedbir kararının hukuki dayanağının zayıfladığı, itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılması gerektiği, dava konusu taşınmazın tapu bedelinin düşük gösterilmiş olmasının tek başına muvazaa sonucunu doğurmayacağı, müvekkilinin satın alma iradesinin, kısa süreli el değiştirmeye veya üçüncü kişilere devretmeye değil, bizzat kendi ticari kullanımına yönelik oldu -ğu, müvekkilinin kötü niyetli hareket etmiş olması halinde, davanın açıldığı tarihten bu yana geçen uzun süre içinde taşınmazı rahat -lıkla üçüncü kişilere devredebileceği, satış işleminin danışıklı değil, gerçek ve ticari ihtiyaca dayalı bir edinim olduğu, davacı tarafça, şirket adına yapılan ilk satışın yolsuz veya yetkisiz olduğu ileri sürülse dahi, müvekkilinin bunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğu somut delillerle ortaya konulamamış olup, şirket içi uyuşmazlıkların sonradan taşınmazı edinen iyi niyetli üçüncü kişi olan müvekkil -ine karşı sırf varsayım yoluyla yüklenmesinin mümkün olmadığı, Mahkemece takdir edilen teminat tutarının yetersiz olduğu, muhte -mel zararları karşılamaktan uzak sembolik nitelikte bir teminatla tedbirin sürdürülmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, müvekkili yönün den ihtiyati tedbirin devamı için gerekli hukuki zeminin mevcut olmadığı ve bu sebeplerle itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırıl -ması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, İstanbul İli, ...İlçesi, ... Mahallesi, ...ada ... parsel sayılı taşınmazın usulsüz ve muvazaalı şekilde devredildiğinden bahisle tapu kaydının iptali ile ... adına tescili talebi ile açılan davada, taşınmazın üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, bu karara karşı davalı ... vekilinin yapmış olduğu itirazın ise yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiş, itirazın reddine dair verilen karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrası; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle gelece -ğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Aynı kanunun 394/2. madde si uyarınca aleyhine ihtiyati tedbir verilen tarafın süresi içerisinde ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilmesi mümkündür. Somut olayda; Mahkemenin ara karar tarihi itibariyle toplanan deliller ve tapu kaydına tedbir konulan taşınmazın dava konusu olması itibariyle, taşınmazın yargılama süresince üçüncü kişilere devri halin de, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya imkansız hale geleceği ve davanın haklılığı konusunda yaklaşık ispatın sağlanmış olması sebebiyle ihtiyati tedbirin şartlarının oluştuğu, taşınmazın itiraz eden davalıya satış bedeli nazara alındığında hük medilen teminat miktarının da ölçülü olduğu, bu minvalde Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, ayrıca kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.