11. Hukuk Dairesi 2010/10383 E. , 2012/1937 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/02/2009 tarih ve 2007/1483-2009/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2010/10383 E. , 2012/1937 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/02/2009 tarih ve 2007/1483-2009/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin hamili bulunduğu Akbank'a ait 5879409 numaralı 1.728,00 TL bedelli çekin müvekkil şirket yetkilisi elindeyken 28.02.2007 tarihinde çalındığını, çekin sahte kaşe ve ciro ile tedavüle sokularak davalının eline geçtiğini, çekteki gerçek hak sahibi müvekkili olmasına rağmen çekin arkasındaki ciro ve kaşenin müvekkiline ait olmadığını belirterek çekin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın yanlızca kötüniyetli veya senedi iktisabında ağır kusuru bulunan kimselere karşı açılabileceğini, sahte imzanın diğer imzaların sıhhatini etkilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin arkasındaki davacı şirket imzasının davacı şirkete ait olmadığının İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2007/1785 Es. sayılı dosyasında davalı tarafça kabul edilerek kesin olarak belirlendiği, bu hususun dava konusu çekin davacı elinden rızası dışında çıktığının delili olduğu, dava konusu çekin ilk cirantası olan davacı şirketin bu cirosundaki imzanın sahte imza olması dolayısıyla ciro silsilesindeki bozukluk sebebiyle çekin davalı elinde bulunuşunun haklı sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, TTK’nun 704. maddesi uyarınca açılan çekin istirdadı istemine ilişkindir. TTK'nun 704. maddesinde "Çek herhangi bir suretle hamilinin elinden çıkmış bulunursa - ister hamiline yazılı bir çek bahis mevzuu olsun, ister ciro suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702. maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükellef" olduğu öngörülmüştür. Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Zayi olan çekin istirdadı talebiyle açılan işbu davada ispat yükü davacıda olup, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Mahkemece her ne kadar çekte yer alan ilk cirodaki imzanın davacıya ait olmadığının davalı tarafça kabul edildiği ve bu hususun çekin davacı elinden rızası dışında çıktığının delili olup, çekteki ciro silsilesindeki bozukluk sebebiyle çekin davalı elinde bulunuşunun haklı sebebe dayanmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, sahte olduğu kabul edilen cirodan sonra, çekin birden çok ciro görmek suretiyle davalının eline geçtiği, çekin kötüniyetli olarak iktisap edildiği veya davalının çeki iktisapta ağır kusuru bulunduğu hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla, davanın kabulü yerinde görülmemiş kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.