T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1882 KARAR NO : 2026/938 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 07.07.2021 ESAS-KA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1882 KARAR NO : 2026/938 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 07.07.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/61 E., 2021/500 K. DAVA : Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ : 22.04.2026 YAZIM TARİHİ : 22.04.2026 Davacı ... ve davalı vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar özetle: Davalı kooperatifin üyesi olduklarını, olağan genel kurulun usulüne uygun olarak yapılmadığını, yetkili olmayan kişilere söz verildiğini, ibra edilmeyen kişilerin tekrar yönetim ve denetim kuruluna seçildiklerini, teyzesi ... yönetim kurulu üyeliğine seçildiği hâlde ve ana sözleşmenin 53. maddesindeki yasak hükme rağmen ...'un denetim kurulu yedek üyeliğine seçildiğini, yönetim ve denetim kurulu üyelik seçiminin usulsüz olduğunu, vekâletlerde yer alan imzaların vekâlet veren ortaklara ait olmadığı yönünde farklılıkları gözlemlediklerini, kooperatif üyesi olmayan kişilerin yetkisiz olarak oy kullandıklarını ileri sürere,k yapılan işlemlerin tamamının TTK ve KK aykırı olduğu iddiasıyla 20/02/2016 tarihli olağan genel kurul toplantısının ve alınan kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Davacıların dava dilekçelerinde belirtmiş oldukları hususların gerçek olmadığını, ayrıca kooperatif merkezinin Erdemli de olması sebebiyle yetkili mahkemenin Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Kural olarak genel kurul kararlarının iptali davalarında, kararın iptali gerektiği sonucuna varan mahkemenin iptal kararı vermekle yetinmesi, genel kurulun yerine geçerek karar vermemesi gerekir ise de, genel kurulca kararlaştırılan faiz oranının yasal oranın iki katını aştığı hallerde, TBK'nın 27/2. maddesi uyarınca kısmi hükümsüzlük kararı verilmesi mümkün bulunduğundan ve buna göre bu oranı aşan kısmın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekir. Bu durumda, genel kurulun yasal faiz oranının iki katına kadar olan kısmına ilişkin iradesinin doğru olduğu tespit edilmiş olacağından, bunun genel kurulun yerine geçerek karar verme anlamına yorumlanması mümkün olmadığı gibi, bu kısmın kesinleşmesi ve uygulama olanağı kazanması sağlanmış, yeni bir genel kurul kararı alınması için zaman kaybı önlenmiş olur. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 06.04.2015 tarih ve 1988 E., 2317 K.,31.10.2014 tarih ve 7991 E., 6818 K. 16.06.2014 tarih ve 4780 E.., 4622 K. ve 31.01.2014 tarih ve 2013/7449 E., 2014/644 K. sayılı ilamları da bu yöndedir.) Buna göre, yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere uygun olarak, yasal faiz oranının iki katını aşan orana yönelik olarak genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine, Davacı ...'in 06/04/2021 tarihli oturuma mazeretsiz katılmaması nedeniyle bu davacı yönünden dosyanın HMK m.150/(1) gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve yasal üç aylık sürede yenilenmediği izlenmiştir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır (HMK m.150/5). Bu nedenle, adı geçen davacının açtığı davanın HMk m.150/(5) gereğince "Açılmamış sayılmasına"..." karar verilmiştir. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle: Genel kurulda yetkili olmayan kişilerin oy kullanması ve sahte vekâletnamelerle karar nisabının oluşturulmasının mutlak butlan sonucunu doğurduğu, vekâletnamelerdeki imzaların sahte olduğuna ilişkin ciddi şüpheler bulunmasına rağmen bu hususta gerekli inceleme yapılmadan ve ilgili belgeler celp edilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, toplantı ve karar nisabının sahte oylarla sağlandığı iddiasının araştırılmasının zorunlu olduğu, çekimser oyların red oyu olarak kabul edilmesinin ortak iradesini yok sayan ve hukuka aykırı bir değerlendirme olduğu, kooperatif ana sözleşmesine aykırı şekilde akrabalık ilişkisi bulunan kişilerin denetim kuruluna seçildiği ve ibra edilmeyen kişilerin yeniden görevlendirildiği, bu kararların geçersiz olmasına rağmen iptal taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğu, genel kurul sürecinde usulsüzlükler, yönlendirmeler ve irade fesadı yaratacak davranışlar bulunduğu, müvekkilin muhalefet şerhi koyamamasının bu nedenle gerçekleştiği, bilirkişi incelemesinin hukuki konularda yapıldığı ve hâkimin yerine geçecek şekilde değerlendirme içerdiği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararında genel kurul iptal davasının muhalefet şerhi bulunmaması nedeniyle reddine ilişkin kısmın yerinde olduğu, ancak hükmün diğer bazı kısımlarının usul ve yasaya aykırı olduğu, davacıların dava dilekçesinde gecikme cezası maddesine yönelik herhangi bir talepte bulunmadıkları, buna rağmen mahkemece bu hususta iptal kararı verilmesinin HMK 26. madde kapsamında taleple bağlılık ilkesine açıkça aykırı olduğu, mahkemece talep dışı şekilde genel kurul kararının yok hükmünde olduğuna dair değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğu ve bu kapsamda verilen yargılama gideri ile vekâlet ücreti hükümlerinin de hatalı olduğu, hükümde yer alan harç yükümlülüğünün “davalılar” olarak gösterilmesinin maddi hata içerdiği, dosyada tek davalı bulunmasına rağmen bu şekilde hüküm kurulmasının usule aykırı olduğu, ayrıca davalıya harç yükletilmesini gerektirir şartların oluşmadığı nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, 20.02.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısının ve alınan kararlarının iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı ... ve davalı vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı ... ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacı ... ve davalıdan ayrı ayrı alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 22.04.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...