11. Hukuk Dairesi 2023/6106 E. , 2024/7812 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1697 Esas, 2023/1259 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/566 E., 2020/388 K. Taraflar arasındaki tescilli marka ve tasarımdan doğan haklara tecavüzün tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar
**11. Hukuk Dairesi 2023/6106 E. , 2024/7812 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1697 Esas, 2023/1259 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/566 E., 2020/388 K. Taraflar arasındaki tescilli marka ve tasarımdan doğan haklara tecavüzün tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin Türkiye'nin önde gelen ilaç firmalarından olduğunu, müvekkiline ait 2015 35406 tescil numaralı markanın ve 2015 08106 tescil numaralı tasarımının da olduğunu, bu tasarım ve markasına konu ürünün "..." ismiyle lanse edildiğini ve tüm Türkiye genelinde gribe karşı enfeksiyon blokeri pastil olarak tanıtılıp satışa sunulduğunu, davalıya ait ... alan adlı web sitesinde yer alan bir kısım görsellerin müvekkili şirkete ait tescilli tasarım ve tescilli markayla ayniyet derecesinde benzerlik olduğunu, söz konusu web sitesinde bilirkişi marifetiyle delil tespiti yapılması ve davalının müvekkili şirketin tescilli marka ve tescilli tasarımından doğan hakları ihlal edip etmediğinin, haksız rekabet yaratıp yaratmadığının tespitinin talep edildiğini ve ayrıca söz konusu web sayfası üstünde müvekkili şirketin marka ve tasarımından doğan haklarını ihlal eden ürünlerin satışını gerçekleştiren satıcıların kimlik ve adres bilgilerinin tespitinin İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/201 D.İş sayılı dosyasından talep edildiğini, bu dosyada alınan bilirkişi raporunda “aleyhine tespit istenene ait http://... adresinde yapılan incelemelerde web sayfasının alt sayfası olan "Cistus Antivirus Pastil 10 Adet" isimli ürüne ait https://.../cistus-antivirus-pastil-10-adet-p-HBV000039E1K web adresinde tespit isteyen davacıya ait 2015 35406 tescil numaralı marka ve 2015 08106 tescil numaralı endüstriyel tasarım belgesindeki (1) nolu tasarımla aynı olma derecesinde benzer ambalaj tasarımının bulunduğunun görüş ve kanaatine varıldığını, davaya konu Cistus Antivirus Pastil 10 Adet isimli ürünün 16 farklı mağaza tarafından satışa sunulduğunun tespit edildiğini, bu mağazaların hepsiburada.com üstündeki mağaza detay sayfasında yer alan resmi firma adı, mersis numarası ve şehir bilgisi içeren listesinin sunulduğunun ifade edildiğini, dolayısıyla davalı yanın bu fiililerinin kötü niyetli, haksız rekabet ve haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu, müvekkili şirketin tescilli tasarımına ve markasına tecavüz olduğundan bahisle davalı fiillerinin müvekkiline ait 2015 08106 1.1 sıra numarasıyla tescil endüstriyel tasarımından ve 2015 35406 tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz teşkil eden fiililerin durdurulmasına ve önlenmesine, bu sınai haklara tecavüz suretiyle üretilen ürünlere, bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına, masrafları davalı tarafça karşılanmak üzere davalının ihlal fiillerinin devamını önlemek üzere el konulan ürünlerin ve araçların imhasına, söz konusu ürünlere ilişkin görsellerin web sayfasından çıkartılmasına, bunun mümkün olmaması halinde sayfaya erişimin engellenmesine, davalının fiillerinin müvekkiline ait 2015 35406 tescil numaralı marka ve 2015 08106 1.1 sıra numarasıyla tescil endüstriyel tasarımdan doğan haklarına TTK anlamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitiyle haksız rekabetin önlenmesine, tescilli marka ve tasarımdan doğan haklara tecavüz sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanı ile, değişik iş dosyasında yapılan giderlerin ve vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ... alan adlı e-ticaret sitesinin tüzel kişi sahibi ve yöneticisi olduğunu, müvekkili şirketin bu internet sitesi üstünden çeşitli e-ticaret faaliyetleri yürüttüğünü, müvekkili şirketin sahibi olduğu internet sitesi üstünden gerçekleştirdiği e-ticaret faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan kendisinin ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatıyla diğer üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere satmaları için gerekli alt yapı ve platformu sağladığını, böylece üçüncü kişi tacirlere ... adlı internet sitesi üstünden tüketicilerle bir araya gelmeleri için hizmet verdiğini, ... isimli internet sitesinin tedarikçi ağı, üye adedi, teknoloji depolama ve lojistik yatırımı ve ciro açısından Türkiye'nin en büyük e-ticaret sitesi olduğunu, müvekkili şirketin sahibi ve yöneticisi olduğu ... sitesi aracılıyla satış yeri kiralamakta olan aracı hizmet sağlayıcısı olduğunu, bu kapsamda davaya konu boğaz pastili ürünün hiçbir şekilde müvekkili şirketin doğrudan tüketiciye sattığı bir ürün olmadığını, dava konusu "Cistus Antivirus Pastil 10 Adet" ismiyle satışı yapılan ürünlerin üçüncü kişiden tedarik edilerek onun marka ve unvanıyla satılan ürünler olduğunu, söz konusu ürünlerin İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/201 D. İş sayılı dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere ... sitesi üstünde sanal mağaza açan üçüncü kişi satıcı firmalar tarafından tüketicilere satıldığını, ürün faturalarının da yine bu şirketler tarafından faturaları kesilerek tüketicilere yollandığını, müvekkili şirketin davaya konu ürünün satışına ilişkin düzenlediği herhangi bir fatura olmadığını, ilgili mevzuat kapsamında yer sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcı konumunda olan müvekkili şirketin işbu dava kapsamında hukuki sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin sitede satılan ürünlerde kullanılan isim ve görsellerle ilgili satıcı üyelik sözleşmesi ve yasal mevzuat gereği bir sorumluluğu bulunmadığını, tedarikçilerin müvekkili şirket tarafından kendilerine tahsis edilen kullanıcı adı ve şifre ile sisteme girerek ürün ismi ve ürün görselini kendilerinin yüklediğini, müvekkili şirketin yetki alanında bulunmayan bu hususlarla ilgili araştırma yapma ve denetleme imkanı bulunmadığını, tedarikçi şirketlerle yapılan sözleşme hükümleri gereği ürünler ve kullanılan tanımlarla ilgili her türlü sorumluluğun tedarikçi şirkette olduğunu, yer sağlayıcı konumunda bulunan müvekkili şirketin 24.10.2007 tarihli yönetmelik kapsamında yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmak gibi bir sorumluluğunun olmadığını, yer sağlayıcının yegane hükümlülüğünün yer sağladığı hukuka aykırı içerikten resmi makamlarca haberdar edilmesi halinde yer sağladığı içeriği yayından çıkarmak olduğunu, müvekkili şirketin üstüne düşen özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve söz konusu davadan haberi olur olmaz meydana gelmiş/gelecek herhangi bir hukuka aykırılığı önlemek için ihtilaf konusu ürünlerin satışını yapan tüm satıcıların satışını durdurduğunu, dava dilekçesi incelendiğinde, müvekkili şirketin nasıl ve ne şekilde davacının marka hakkını ihlal ettiğini ifade edilmediğini, ne tür bir ihlalin oluştuğuna ilişkin delil sunulmadığını, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/201 D. İş sayılı dosya kapsamında bilirkişiler tarafından yapılan incelemede yalnızca görsellerin karşılaştırıldığını, davacının hak sahibi olduğunu ileri sürdüğü kutu-marka ve müvekkili şirket tarafından satıldığı iddia edilen kutuların gerçek ve fiili karşılaştırmasının yapılmadığını, ürünlerin görselinin yalnızca web sitesinde yer almasının sahte ürünlerin satıldığı anlamına gelmeyeceğini, internet üstünde araştırma yapıldığında davacının davaya konu ettiği ürünerin www.n11.com, www.gittigidiyor.com, www.akace.com, www.cimri.com gibi birçok internet sitesinde halihazırda satıldığını, marka hakkının tüketilmesi veya ilk satış ilkesi adı verilen prensibe göre marka sahibi kendi izniyle dünyanın herhangi bir yerinde yapılan ilk satıştan sonra malların çeşitli kademelerde satışına, ihracına ve Türkiye'den ihraç edilmiş malların aynen Türkiye'ye ithaline engel olamayacağını, bu nedenle müvekkili şirketin davacının marka hakkını ihlal edici herhangi bir fiilinin olmaması yasal sınırlar aşılarak kötü niyetle ve haksız rekabet oluşturacak bir fiilinin bulunmaması dava konusu olayda hiçbir sorumluluğu olmayan yalnızca yasal mevzuat gereği aracı hizmet sağlayıcı olarak yükümlülüğünü yerine getiren müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un (5651 sayılı Kanun) uyarınca yer sağlayıcı olan davalının aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kendine hukuka aykırılık bildirimi bulunulması halinde hukuka aykırı içeriği yayından çıkarmakla yükümlü olduğu, dosya içinde bulunan 2018/201 D.İş dosyasında bulunan tespitler incelendiğinde satışta olduğu tespit edilen ürünün satıcısının Lanapharma olduğu ve Lanapharma da dahil olmak üzere toplamda 16 farklı satıcı isminin/firmasının olduğu, ... adlı internet sitesinin, sistem altyapısını kullanarak ürününü/ürünlerini satmak isteyen farklı firmaların/tedarikçilerin aynı sistem üzerinde kendi mağazalarını açarak ürün satışının yapılabildiği bir pazaryeri olduğu, davalının hukuka aykırılıktan haberdar olduğu değişik iş başvuru ve rapor tebliği 13.11.2018 tarihi ile erişimi engellediği var sayılan 05.12.2018 tarihleri arasında geçen 22 günlük zaman dilimin ortalama şirket hacmine göre makul bir süre olarak kabul edilebileceği, esas itibarı ile tedbir kararının tebliğinin baz alınması gerektiği, sunulan raporun itiraz süreci ve mahkemenin sunulan raporla doğrudan bağlı olmadığı dikkate alındığına rapor içeriğine dayalı içerik kaldırılmasının davalıdan beklenemeyeceği, 28.11.2018 tarihli kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının icrası için icra kanalıyla infaz başvurusu sonucunda söz konusu icra emrinin 17.01.2019 tarihinde D-Market Elektronik Hizmetler ve Tic. A.Ş. tarafında tebliğ alındığı, davalının karar tebliğinden önce içeriği (ESB müzekkere cevabına göre) kaldırdığı dikkate alındığında davalı şirketin büyüklüğü ve işlem hacmi göz önünde bulundurulduğunda yasada belirtilen derhal kaldırma yükümlüğünün yerine getirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamından davalının hukuka aykırılıktan delil tespiti başvuru dilekçesi ve raporun tebliği edildiği 13.11.2018 tarihinde haberdar olduğunun tespit edildiği, durumdan haberdar olur olmaz içeriği kaldırdığını savunduğu, her ne kadar Erişim Sağlayıcıları Birliği’nin davalıdan içeriğin kaldırılmasını talep etmesi üzerine içeriği kaldırdığına dair 05.12.2018 tarihinde bilgi vermişse de, içeriği daha önceki bir tarihte kaldırıp kaldırmadığının kesin olarak tespit edilemediği, davacının davalı tarafından dava konusu içeriğin derhal kaldırılmayarak 05.12.2018 tarihine kadar satışlara devam ettiğine dair iddiasını ispatlaması gerektiği, dosyada buna ilişkin bir delil ve belge de bulunmadığı, bu durumda davalının makul süre içerisinde içeriği yayından kaldırması nedeniyle marka hakkına tecavüz, tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinde sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesince verilen kararın doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı adına tescilli marka ve endüstriyel tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması davasıdır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 5651 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının tarafların temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.