T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2074 - 2025/2597 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2074 KARAR NO : 2025/2597 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2017 NUMARASI : 2014/540 E. - 2017/423 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahk…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2074 - 2025/2597 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2074 KARAR NO : 2025/2597 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2017 NUMARASI : 2014/540 E. - 2017/423 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/12/2017 tarih ve 2014/540 Esas - 2017/423 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirketin 2013/08201 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin "..." ibareli markalarını mesnet göstererek yapılan itirazın diğer davalı kurumun 2013-M-14166 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa "..." ve "..." ibarelerinin bir harf dışında birebir benzer olduğunu, davaya konu "..." markasının müvekkilinin "..." markalarının serisi imajı oluşturduğunu, müvekkilinin "..." markasının 15 yıldır tescilli olduğunu, tescil tarihinden önce yiyecek, içecek ve gıda sektöründe uzun zamandır kullanıldığını ve bu nedenle davaya konu markanın tescili halinde iltibasa sebebiyet vererek haksız rekabet oluşturacağını, taraf markalarının kapsamlarındaki emtianın da benzer olduğunu, müvekkilinin "..." markasının tanınmış marka vasfı da taşıdığını ileri sürerek, YİDK’nın 2013-M-14166 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı şirkete ait 2013/08201 sayılı "..." ibareli başvuru ile davaya mesnet gösterilen davacının "..." esas unsurlu markaları arasında dava konusu 29, 30, 32 ve 33. sınıfta yer alan tüm mallar yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu, davaya konu olan markanın davacının davaya konu mesnet olan markaları ile görsel ve işitsel olarak benzer olmasına karşın başvuru kapsamında yer alan 04. sınıftaki tüm mallar bakımından KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının davaya mesnet olan "..." markasının tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle farklı olan mallar için KHK’nın 8/4 maddesi bakımından tescil engeli oluşturamayacağı; tüm bu açıklanan nedenlerle YİDK tarafından tesis edilen 13.10.2014 tarih ve 2014-M-14166 sayılı kararın kısmen yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın YİDK iptal talebi yönünden kısmen kabul kısmen reddi ile, YİDK'nın 13/10/2014 tarih 2014-M-14166 sayılı kararının 29, 30 32, 33 sınıflar tüm alt grupları yönünden iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında işaret ve emtia benzerliği bulunmadığını, markaların farklı üreticilere ait markalar olarak algılanabileceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir. inceleme, 6100 sayılı hmk'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin, 28.01.2013 tarihinde "..." ibaresinin, 01, 04, 06, 29, 30, 31, 32, 33, 37, 39, 40, 42, 43 ve 44. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, başvuru kapsamındaki bir kısım mal ve hizmetlerin 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca, dava dışı "..." ibareli markalar mesnet alınarak, resen başvurunun kapsamından çıkartıldığı, kalan mallar yönünden davacının "..." ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas, iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazının da, YİDK'nın 2014-M-14166 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 16.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 16.12.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-bmaddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır. Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru "..." ibaresinden oluşmaktadır. Davacının itirazına mesnet markaları da "..." asıl unsurludur. Buna göre yapılan değerlendirmeye göre, taraf markalarının ilk üç harfi ortaktır. İlk derece mahkemesince bu durumun yarattığı görsel benzerliğe dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira karşılaştırmaya esas markaların esas unsurlarının 3 ve 4 harften oluşan kısa markalar oldukları ve yapılacak küçük değişikliklerin dahi ayırt ediciliği sağlayacağı, somut olayda da, dava konusu markayı oluşturan "..." ibaresinin tüketiciler tarafından hemen ve tereddütsüz bir şekilde "baş, kafa" olarak algılanacağı, ibarenin "limonluk" şeklindeki ikinci anlamının ise tüketiciler tarafından bilinmeyeceği ve bu anlamı nedeniyle dava konusu ibarenin davacının mesnet markalarıyla ilişkilendirilmeyeceği, dava konusu markayı gören tüketicilerin bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği sonucuna ulaşılmış, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11.06.2012 tarih, 2011/3196 Esas, 2012/10158 Karar sayılı ilamında "..." ibaresi ile "..." ibaresinin; 29.12.2022 tarih ve 2021/5465 E.-2022/9646 K. sayılı ilamında ise "..." ve "..." ibarelerinin benzer bulunmadığı anlaşılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü ise isabetli bulunmamıştır. Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, Dairemizce emtia benzerliği şartı yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir. Bu itibarla, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca iltibas bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 12/12/2017 gün ve 2014/540 Esas - 2017/423 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 25,20-TL harçtan mahsubu ile bakiye 590,20-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 6-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 375,00-TL posta gideri, 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.058,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 8-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 24/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.