T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/845 - 2026/941 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/845 KARAR NO : 2026/941 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2025 NUMARASI : 2020/301 E. - 2025/878 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince veri…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/845 - 2026/941 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/845 KARAR NO : 2026/941 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2025 NUMARASI : 2020/301 E. - 2025/878 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/12/2025 Tarih ve 2020/301 Esas - 2025/878 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı şahısların müvekkili şirket nezdinde 13/02/2015 tarihinde imzalanan hizmet sözleşmesi ile çalışmaya başladıklarını, davalıların müvekkili şirket nezdinde bir süre çalıştığını, 22/08/2016 tarihinde müvekkili şirket ile iş ilişkilerini kestiklerini, anılan hizmet sözleşmesinin 5.12. Maddesinde "işbu hizmet sözleşmesinin yürürlüğü süresince iş yerinden ayrıldıktan sonra 18 ay süre ile işverene karşı haksız rekabette bulunmayacağını, rekabet edebileceği başka ve benzeri iş ve hizmette resmi ve gayri resmi çalışmayacağını şimdiden kabul ve taahhüt eder" hükmünün yer aldığını, buna rağmen davalı şahısların 02/09/2016 tarihinde davalı şirketi kurduklarını, davalı şirketin müvekkili ile aynı yazılımları kullandığını, aynı alanda faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin müşterilerine hizmet verdiğini, davacı ile benzer ekipman kullandığını ileri sürerek, 13/02/2015 tarihinde imzalanan hizmet sözleşmesinin 5.12. maddesinde yer alan rekabet yasağının ihlalinin tespitiyle müvekkili şirketin bu sebeple uğradığı maddi ve manevi zararın davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00-TL maddi tazminat ile 14.000,00-TL (7000'er TL) manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13.02.2024 tarihli maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesi ile, manevi tazminat talebinin sehven 14000,00 TL olarak belirtildiğini, davalı başına 7000,00 TL biçiminde yaptıkları açıklamadan da bu durumun anlaşıldığını, talep ettikleri manevi tazminat tutarının 21000,00 TL olduğunu bildirmiştir. Davalılar vekili, açılan kısmi davanın hukuki menfaat yokluğundan reddine karar verilmesinin gerektiğini, rekabet yasağının ihlali gerekçesine dayandırılarak açılan davada davalı ... Müh. Ltd. Şti. 'ye husumet yöneltilemeyeceğini, davalı şirketin davacı şirket ile birebir aynı hizmeti verdiği ve davacı şirketin yazılımlarını kullandığı iddialarının asılsız olduğunu, aynı maddeyi değişik mal ve hizmet üretmek için kullanan kuruluşların, rekabet kuruluşu olarak kabul edilmediğini, yaptıkları işin davacı ile rekabet etmediğini, davacı ile aynı işle iştigal eden yurt içi ve yurt dışı firmalar bulunduğunu, yapılan işin mahiyetinin bir sır olmadığını, bir çok firma tarafından işin niteliği gereği aynı malzemelerin kullanılmak zorunda olduğunu, davalı şirketin satışlarında yurt dışına ihraç edilen ürünlerin ciddi bir kalem ve yekun oluşturduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında önemli bir pazarlama ve satış bölgesi farklılığının söz konusu olduğunu, keza yurt içi satışlarının da farklı olduğunu, davalı şirketin Devlet Malzeme Ofisi ihalelerine istekli ya da ihale veren olmadığını, DMO nezdinde kaydının dahi bulunmadığını, müvekkili şirketin ağırlıklı olarak özel sektöre mal ve hizmet temin ettiğini, davalı şahısların davacı şirketin sırlarını öğrenme imkanlarının olmadığını, rekabet yasağı sözleşmesi ile işçinin çalışma hakkının elinden alınamayacağını, davalıların iş akdinin davacı işverence “ haklı sebeple fesih” olarak belirtilerek işten ayrılış bildirgesi düzenlenip iş akitlerinin sona erdirildiğini, işten çıkış kodunun 22 olarak gösterildiğini ve davalıların işsizlik maaşı bile almalarına engel olunduğunu, davalıların haklarının ödenmediğini, rekabet yasağı sözleşmesinin yer bakımından sınırlanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalılar ... ve ...'ın davacı şirkette işçi olarak çalıştıkları, davacı iş veren tarafından iş akitlerinin 22.08.2016 tarihinde sona erdirildiği, davalı ... ile davacı şirket arasında görülen Ankara Batı 3. İş Mahkemesinin 2021/300 Esas 2025/41 Karar sayısı dosyası ve davalı ... ile davacı şirket arasında Ankara Batı 1. İş Mahkemesinin 2021/299 esas 2024/157 karar sayılı dosyalar ile davacı işverenin iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın sona erdirildiği hususlarının mahkeme kararları ile kesinleştiği, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için davalıların iş akitlerini haksız olarak feshetmiş olmasının arandığı, dava konusu olayda bu şartın gerçekleşmediği, davacının, davalıların müşteri sırlarını ve davacı şirketin birikimlerini davalı şirket yararına kullanmak suretiyle haksız rekabette bulunduğunu ve haksız kazanç elde ettiğini ispat edemediği, davalı ... Mühendislik Makina İmalat Tasarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 02/09/2016 tarihinde ..., ..., ... tarafından kurulduğu, dava dilekçesinde ileri sürülen eylemlerin doğrudan şirket tüzel kişiliği tarafından gerçekleştirildiğinin somut delillerle ortaya konulmadığı, bu haliyle davalı şirketin dava konusu olaylar bakımından pasif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... Mühendislik Makina İmalat Tasarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden husumet yokluğundan davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı gerçek kişilerin 22/08/2016 tarihinde müvekkili şirketten ayrılarak 02/09/2016 tarihinde davalı şirketin kurulduğunu, bu şirketin müvekkili ile aynı hizmeti verdiğini, müvekkilinin yazılımlarını kullandığını, müvekkilinin müşterilerine hizmet verdiğini, müvekkili ile benzer ekipmanla çalıştığını, bu durumun sözleşme ile kararlaştırılan rekabet yasağının ihlali anlamını taşıdığını, müvekkilleri tarafından müşterilere anlık hizmet verildiğinden fiyat teklifi bulunmadığını, bilirkişi raporuna karşı bu yönde sundukları itirazların dikkate alınmadığını, tazminat hesabında ürün tesliminde verdikleri detay faturaların esas alınmasının gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1- Dava, rekabet yasağı ihlalinin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2- Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı ile davalı gerçek kişiler arasında 13/02/2015 tarihinde iş sözleşmesi imzalandığı, davalıların 22/08/2016 tarihine kadar davacı işyerinde çalışmaya devam ettikleri, davalıların 22/08/2016 tarihinde davacı şirketle ilişiklerini kestikten sonra 02/09/2016 tarihinde ticaret siciline tescil edilen davalı şirketi kurarak davacı ile rekabet halinde işler yapmak suretiyle, iş sözleşmesi ile kararlaştırılan rekabet yasağını ihlal ettikleri gerekçesiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.12.maddesinde; " İş bu hizmet sözleşmesinin yürürlüğü süresince, iş yerinden ayrıldıktan sonra 18 ay süre ile işverene karşı haksız rekabette bulunmayacağını, rekabet edebileceği başka ve benzeri iş ve hizmette resmi ve gayri resmi çalışmayacağını şimdiden kabul ve taahhüt eder." hükmü yer almaktadır. Davalıların rekabet yasağını ihlal ettiği iddia edilen davranışları açık biçimde iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin bulunduğundan, bu davranışın 6098 sayılı TBK'nın 444 ve 447. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. 6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi, “Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmünü içermektedir. Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağına ilişkin 445. maddesinde, rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağı belirlenmiştir. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceği belirlenmiştir. Burada hakime aşırı nitelikteki rekabet yasağının kapsamını veya süresini sınırlama yetkisi verilmiştir. TBK.'nın 446. maddesinde ise rekabet yasağına aykırı davranan işçinin, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlü olduğu, yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçinin öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabileceği; ancak, işçinin bu miktarı aşan zararı gidermek zorunda olduğu düzenlenmiştir. Yine TBK.'nın 447/2. maddesi "Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer." hükmünü haizdir. Her ne kadar davalı tarafça, iş sözleşmesinin davacı tarafından haksız feshedildiği ileri sürülmüşse de, dosya kapsamında davalı ...'ın istifasının işverene yüklenebilen bir nedenle gerçekleştiğine ilişkin delil bulunmamaktadır. Kaldı ki davalı ... tarafından, işbu davanın davacısı ... Araç Üstü Ekipmanlar Makina Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine 16/08/2021 tarihinde açılan davada Ankara Batı 1. İş Mahkemesi'nin 19/03/2024 tarih, 2021/299 Esas, 2024/157 Karar sayılı kararıyla, iş akdinin davacı tarafından haklı neden bildirilmeksizin feshedildiği kabul edilerek, şartları oluşmayan kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine, yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline kesin olarak karar verilmiştir. Yine taraflar arasındaki sözleşmenin 5.12. maddesinde düzenlenen rekabet yasağı hükmü, rekabet yasağının yer sınırı içermiyor ise de, hem davacı hem de davalının faaliyette bulunduğu şirketler Ankara'da mukimdir. Davalı ...'ın davacı şirket bünyesinde makine mühendisi olarak çalıştığı, işten ayrıldıktan sonra davacı şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurup temsile yetkili müdür olarak davacı ile rakebet eder nitelikte işler yaptığı, davalının, davacının müşteri çevresi veya üretim sırları ya da yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânının bulunduğu ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılmasının, davacı işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olduğu da anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesi TBK.'nın 444. maddesi uyarınca geçerli olduğu gibi, aynı Yasa'nın 446. maddesi uyarınca davalı, bunun sonucu olarak davacı işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. O halde davacı, davalı işçinin kusurunu ve uğradığı zararı kanıtlamak kaydıyla zararının tazminini isteyebilir. Yargıtay uygulaması da bu yöndedir (Yargıtay 11. H.D.'nin 26.11.2018 tarih ve 2017/1852 E.- 2018/7389 K.). Mahkemece görüşüne başvurulan ve tazminat miktarı bakımından birbirini teyit eden bilirkişi raporlarında, rekabet yasağı ihlali nedeniyle davacının, davalı işçiden talep edebileceği tazminat miktarının 20761,02 TL olduğu belirlenmiştir. TBK.'nın 50/2. maddesi uyarınca "Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." Somut uyuşmazlıkta da mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyet raporlarına istinaden, Dairemizce davacının talep edebileceği maddi zararının 20.761,02 TL olarak takdirinin hakkaniyete uygun bulunduğu kanaatine varılmış, ancak davacı tarafından işbu davada fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla 1000,00 TL maddi tazminat talep edildiğinden, taleple bağlı kalınmıştır. Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlere davacı vekilinin sair itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/12/2025 gün ve 2020/301 Esas - 2025/878 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davalı ... Mühendislik Makina İmalat Tasarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, 4-Davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, 5-Davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı ... arasında 13/02/2015 tarihinde imzalanan hizmet sözleşmesinin 5.12. maddesinde yer alan rekabet yasağının ihlal edilmesi nedeniyle, taleple bağlı kalınarak 1.000,00-TL maddi tazminatın davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ...'a karşı ileri sürülen manevi tazminat talebinin reddine, 6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 256,17-TL harcın mahsubu ile kalan 475,83-TL'nin davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, maddi tazminat isteminin davalı ... yönünden kabulü nedeniyle, A.A.Ü.T.'ne göre hesap olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, reddedilen manevi taznimat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 7.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 9-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 10-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, reddedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 7.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 11-Davalı ... Mühendislik Makina İmalat Tasarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan reddedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 7.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 12-Davalı ... Mühendislik Makina İmalat Tasarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 13-Davacı tarafından ilk derece yargılamasında yapılan 17.400,00.-TL bilirkişi ücreti, 498,60-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 540,00-TL tebligat ve posta gideri, 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 20.440,60-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranı takdiren 1/6 kabul edilerek bu orana tekabül eden. 3.406,76-TL'ye, 35,90-TL başvuru harcı, 256,17-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 3.698,83.-TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 14-Davalı şirket tarafından ilk derece yargılamasında yapılan 150,00-TL tebligat ve posta giderinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, 15-Diğer davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 16-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 17-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 18-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.