İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket "UPS" logosu ile yurt içi …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/704 KARAR NO : 2025/2001 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/10/2021 NUMARASI : 2018/1223 Esas - 2021/689 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket "UPS" logosu ile yurt içi ve yurt dışı paket ve kargo taşımacılığı işi ile iştigal ettiğini, taraflar arasında 12.12.2017 tarihti Yurt Dışı Taşıma Ve Cari Hesap Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında davalı / borçlu şirkete ait gönderilerin müvekkili şirket tarafından taşındığını ve alıcılarına teslim edildiğini, müvekkili şirketin taşıma sözleşmesinden doğan edimini gereği gibi ifa etmiş olmakla taşıma ücretine hak kazandığını, Davalı/borçlu şirketin müvekkili şirket tarafından keşide olunan taşıma ücreti faturaları toplamından 12.856,85 TL tutarındaki kısmını ödemediğini, Bu sebeple davalı/borçlu şirket aleyhine 18.10.2018 tarihinde İstanbul 19. icra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Davalı/borçlu şirketin 21.11.2018 tarihli itiraz dilekçesi ile icra takibine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalı/borçlu şirketin icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazının haklı ve hukuki olmadığını, yetki itirazının reddine karar verilmesini, icra takibinin dayanağını 20.02.2018 tarihli ... no.lu 130,99 TL vade farkı faturası, 14.03.2018 tarihli A091604184 no.lu 7.066,17 TL taşıma ücreti faturası,14.03.2018 tarihli ... no.lu 5.491,42.- TL. taşıma ücreti faturası ve 16.04.2018 tarihli ... no.lu 168,27.- TL tutarlı vade farkı faturası olduğunu, Davalı/borçlu şirketin Almanya'da mukim Sabrıne Junh... isimli firmaya 01.12.2017 tarihinde H 900 963 7764 takip numarası ile ve yine aynı tarihte Almanya'da mukim DVS .... isimli firmaya ... takip numarası ile iki adet yurt dışı gönderi yaptığını, Anılan gönderilerin alıcısına teslim edildiğini, Delilleri arasında ibraz olunan ... ve ... numaralı uluslararası hava yolu taşıma senedi = konşimento = airvvaybill içeriğinden görüleceği üzere konşimentoda, taşıma ücretinin gönderi alıcısı tarafından ödeneceği hususu hava yolu taşıma senedi = konşimento = airvvaybill üzerine işaretlendiğini, Ancak gönderiye ait taşıma ücretleri gönderi alıcısı tarafından ödenmediğini, Bu itibarla Yurt Dışı Taşıma Şart Ve Kurallarına göre taşıma ücreti davalı/borçlu şirkete fatura edildiğini, Yurt Dışı Taşıma Şart Ve Kurallarına göre alıcı ödemeli yapılan gönderilerde gönderi alıcısı, taşıma ücreti ve diğer masrafları ödemez ise ücretlendirmenin gönderene yapılacağı, yani taşıma ücretinin davalı / borçlu şirkete fatura edileceği açık bir şekilde hüküm altına alındığını, Bu sebeple davalı/borçlu şirketin icra takibine vaki itirazlarının haksız ve usulsüz olduğunu, Davalı / borçlu şirketin, müvekkili şirket tarafından düzenlenen 20.02.2018 tarihli ... no.lu 130,99.-TL tutarlı vade farkı faturasına karşı 27.04.2018 tarihinde, 14.03.2018 tarihli A091604184 no.lu 7.066,17.-TL tutarlı ve 14.03.2018 tarihli ... no.lu 5.491,42.-TL tutarlı iki adet taşıma ücreti faturasına karşı 25.04.2018 tarihinde, 16.04.2018 tarihli ... no.lu 168,27.- TL. tutarlı vade farkı faturasına karşı ise 06.07.2018 tarihinde iade faturası tanzim ettiğini, TTK' nun 21/2. maddesine göre faturayı teslim alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa fatura içeriğini kabul etmiş sayılmakta ve fatura içeriğinin kesinleştiğini, Davalı/borçlunun müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturalarını ticari defterlerine kaydettiğini, ancak aradan 2 ay - 3 ay gibi bir süre geçtikten sonra iade faturası tanzim ettiğini, Yargıtay içtihatlarına göre, faturaları kendi ticari defterlerine işledikten sonra, anılan faturalar için karşılıklı mutabakat olmaksızın tek taraflı olarak iade faturası düzenlenmesinin iade faturasının düzenleyen taraf yararına sonuç doğurmadığını beyan ederek davalı/borçlu şirketin icra takibine vaki itirazının iptaline, icra takibinin devamına, icra takibine haksız yere itiraz eden davalı / borçlu şirketin% 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafça müvekkil şirketin Almanya'ya yapılan bir taşıma hizmetinin müşterisi olarak gösterildiğini, uyuşmazlık konusu ticari ilişki, davacı (taşıyan) UPS ile dava dışı (taşıtan/müşteri) DSV arasında akdedilmiş ve süreklilik arz eden bir taşımacılık sözleşmesinde, müvekkili şirketin sadece gönderici olarak yer aldığı, dava dışı DSV'nin ise UPS'nin müşterisi olduğu bir ticari ilişki olduğunu, Bu yönüyle davalı müvekkili şirketin UPS - DSV arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığını, davacı tarafça da kasıtlı olarak bu sözleşmeden bahsedilmediği gibi, örneği de sunulmadığını, müvekkili şirketin taraf olmadığı UPS - DSV arasındaki sözleşme gereği alıcı (taşıtan) DSV şirketi, davalı müvekkil şirketin kendilerine göndereceği bir gönderi söz konusu olduğunda müvekkili şirkete UPS tarafından kendilerine verilen bir "label" (gönderi kodu) gönderdiğini, müvekkili şirket Haustek'in ise, DSV tarafından kendisine bildirilen bu gönderi kodunu kullanarak UPS - DSV arasındaki sözleşmeye istinaden ürün gönderimi yaptığını, Bu yöntem ile, dava konusu uyuşmazlıktan evvel de müvekkili şirket tarafından DSV şirketine bu şekilde birçok gönderim yapıldığını, bu gönderimlerin davacı UPS kayıtlarında mevcut olduğunu, Davacı UPS ile yaşanan bu uyuşmazlık sürecinde müvekkili şirket pek çok kez yukarıda yaptıkları izahati UPS yetkililerine yapmaya çalıştıklarını, ancak olumlu bir yaklaşım göremediklerini, müvekkili şirket çalışanlarından ... ile, UPS çalışanı Yiğit Küçükoğlu arasında gerçekleşen mail silsilesine bakıldığında, DSV tarafından ödemesi yapılmadığı için ve müvekkili şirkete fatura edilen gönderim bedellerinin müvekkili şirketçe kabul edilmediğinin açıkça görüleceğini, Bu mail trafiği içerisinde müvekkili şirket, yapılmadığı söylenen ödemenin, taşıtan DSV tarafından yapılmış olabileceği ihtimaline binaen, davacı UPS' ten, ödemenin DSV tarafından yapılmadığına dair yazılı bir evrak talep ettiğini ancak kötü niyetli olarak bu taleplerinin de karşılanmadığını, davacı tarafın "Taraflar arasında akdedilen yurt dışı taşıma sözleşmesi hükümlerine göre.." gerekçesini sunarak, alıcı tarafından ödenmeyen taşıma ücretlerinden taraflarını sorumlu tuttuklarını, Davacı tarafın dilekçesi ekinde sunduğu, web sitesinden edinilmiş "Yurt Dışı Taşıma Kuralları" başlıklı metin, davalı müvekkil şirketin imzasını içermediği gibi, tek taraflı hazırlanmış ve dosyaya sunulduğunu, davacı şirketin müvekkili şirkete, tarafı olmadığı bu ilişki için, DSV'nin kullanımına arz ettikleri ürün taşıma etiketleri gönderdiğini, gönderileri bu etiketler İle yapmasını istediklerini, Ancak davacı tarafın kendi sunduğu eklerde dahi bahsi geçen DSV şirketinden ve bu ilişkiden bahsetmemesinin kötü niyetli bir yaklaşımın olduğunu, Müvekkili şirkete, alıcı tarafından ödenmediği gerekçesiyle kesilen ve takip konusu yapılan faturaların kabul edilmediği, mail ortamında defalarca belirtilmesine karşın, davacı taraf, ulaşamadığı DSV yerine, sözleşme dahi yapmadığı müvekkili şirketin üzerine gelmeyi tercih ettiğini, davacı taraf dilekçesinde Almanya' da mukim Sabrina Jung ve DSV ... isimli iki ayrı firmaya gönderi yapıldığını belirttiğini, uyuşmazlığın odağını dağıtma çabasına girdiğini, Sabrina Jung, Almanya DSV şirketinin yetkilisi olup, her iki gönderi de DSV adına yapıldığını, müvekkili şirketin iki ayrı müşterisi ve iki ayrı temerrüdü mevcut olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Taraflar arasında 12.12.2017 tarihli taşıma ve cari hesap sözleşmesi akdedildiği, ancak davaya konu taşımanın bu tarihten daha önceye ait olması nedeniyle taraflar arasında bu sözleşme hükümlerinin uygulanamayacağı, taşımaya ilişkin evraklarda ödemenin alıcı tarafından yapılacağının belirtildiği, taşınan emtianın alıcıya teslim edildiği ancak alıcı tarafından taşıma bedelinin ödenmediği, bu durumda taşıma bedelini tahsil etmeden ve durumdan derhal davalıyı haberdar etmeden taşınanı teslim eden davacının, davalıdan bir talepte bulunamayacağı, mahkememizce alınan ek ayrık raporda belirlendiği üzere davalının, davacı ve alıcı arasındaki ilişkide taraf olmadığı, bu iki taraf arasındaki ilişkiye binaen özel indirim kodları ile gönderim sağladığı, davacının asıl muhatabının alıcı taraf olduğu anlaşılmakla davanın ve şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusu olan iki taşımaya ilişkin konşimento / taşıma senetlerinden ve boş olanının arka yüzündeki ibarelerden, keza avukat bilirkişinin raporunda uygulanması gerektiği belirtilen müvekkili şirket yurt dışı taşıma şart ve kuralları belgesinin alıcı ödemeli kısmındaki hükümlerden ve İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi Başkanlığının ve 43. Hukuk Dairesi Başkanlığının, tarafı oldukları emsal kararları içeriğinden anlaşıldığı üzere, ilk derece Mahkemesince ittihaz olunan hükme dayanak yapılan avukat bilirkişinin tanzim ettiği rapordaki beyan ve iddiaların, haklı ve hukuki olmadığını, dolayısı ile istinafa konu ilk derece mahkemesi kararının da haklı ve hukuki olmadığını, dosya içeriğine ve ibraz ettikleri emsal yargı kararlarına tamamen aykırı olduğunu, müvekkili şirketin, davanın konusu olan iki yurt dışı gönderiyi Almanya'ya taşıttığını, bu sebeple de taşıma ücretine hak kazandığını, davanın konusu olan iki adet taşımanın, taşıma sözleşmesinin tarafı olan taşıtan davalı yanca, taşıma ücretinin, gönderi alıcısı tarafından ödeneceği beyanı ile yapıldığını, ancak, hak kazanılan taşıma ücretinin, Almanya'daki gönderi alıcısı tarafından ödenmediğinin da kesin / tartışmasız olduğunu, bu durumda, konşimentonun arka yüzünde ve müvekkili şirketin yurt dışı taşıma şart ve kuralları belgesindeki alıcı ödemeli gönderi kısmındaki hükümler gereğince, taşıma ücretinden, taşıma sözleşmesinin tarafı olan davalı taşıtanın sorumu olduğunu, bu itibarla da istinaf itirazlarının kabulü ile istinafa konu ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosya içeriği ile davalarının haklı ve hukuki olduğu tartışmasız olmakla davanın aynen kabulü ile davalı / borçlu taşıtan şirketin icra takibine vaki itirazının iptaline, icra takibinin devamına, icra takibine konu edilen alacak faturaya dayalı likit olmakla ve davalı / borçlunun itirazı haksız olmakla, davalı / borçlu şirketin % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı / borçlu şirkete yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı tarafından, davalı hakkında, İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasında "20.02.2018 tarihli ... sıra numaralı 130,99 TL vade farkı faturası, 14.03.2018 tarihli A091604184 sıra numaralı 7.066,17 TL taşıma ücreti faturası, 14.03.2018 tarihli ... sıra numaralı 5.491,42 TL taşıma ücreti faturası ve 16.04.2018 tarihli ... sıra numaralı 168,27 TL tutarlı vade farkı faturasından doğan alacak" sebebine dayalı olarak 12.856,85 TL alacağın tahsili istemiyle 22.10.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Dosya kapsamından “eleganz uzaktan kumanda” içerikli iki kargonun, İstanbul'dan Almanya'ya havayoluyla taşınması amacıyla alıcısının DSV ... GMBH- Sabrina Jung, irtibata geçilecek kişinin ... , taşıyıcının davacı olduğu, navlun ile harç ve vergileri ödeme şeklinin alıcı ödemeli olduğu 01.12.2017 tarihli ... ve ... takip numaralı konşimentolar düzenlendiği, gönderen bölümünde davacı nezdindeki davalıya ait hesap numarasına, davalı şirketin üretim müdürü olduğu anlaşılan ... ismine ve davalı şirkete ait bilgilere yer verildiği, konişmentolar üzerinde gönderenin imzasının bulunduğu, gönderenin konişmentoların arka yüzünde yer alan UPS Kural ve Şartlarını kabul ettiğine dair konişmentoların ön yüzünde ibare bulunduğu, davalı taarfından dava dışı ... firması hakkında ... ve ... numaralı konişmentolara ilişkin olarak iki adet proforma fatura düzenlendiği ve içeriğinde ödeme detayları başlığı altında faydalanıcı olarak davalı şirketin ismine ve hesap numarasına yer verildiği, davacı tarafça uluslararası havayolu ile taşımanın gerçekleştirilerek, gönderilerin varış ülkesinde alıcısına teslim edildiği anlaşılmaktadır.Somut olayda davacı, gönderilerin teslim edildiği alıcı tarafından taşıma bedelinin ödenmemesi nedeniyle davalıdan taşıma bedelinin tahsili amacıyla eldeki davayı açmıştır. Davalı, alıcı tarafından ödenmediği gerekçesiyle hakkında düzenlenen ve takip konusu yapılan faturaları kabul etmediğini, davanın reddini savunmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık, davacı tarafından hava yolu kargo taşıması kapsamında taşınan kargonun, alıcıya tesliminin sağlanması sonrası alıcının taşıma ücretini ödememesi neticesinde kargo taşıma bedelinden kimin sorumlu olduğu noktasındadır. İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. (Emsal Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamı)Taraf defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre; usulüne uygun tutulan davacı ticari defterlerinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 12.856,85 TL alacaklı olduğu, usulüne uygun tutulan davalı ticari defterlerinde davalının takip tarihi itibariyle davacıya borcu bulunmadığı, taraf defterleri arasındaki farkın karşılıklı iade faturalarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altındadır (HMK 190). Bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. TTK'nın 21/2.maddesinde yazılı sekiz günlük itiraz süresinden sonra iade faturası düzenlenmesi halinde iade faturasının dayanağının ve iade faturası düzenlemesini haklı kılan sebeplerin usulüne uygun olduğunu ispatlanması gerekir ise de somut olayda tarafların iade faturalarını, itiraz süreleri geçmesine rağmen ticari defterlerine kaydettikleri gözetildiğinde dava konusu uyuşmazlığın ticari defterler üzerinden çözüme kavuşturulması mümkün değildir.1.Dava ve takibe konu faturalardan ikisi vade farkına dayalı olup, 20.02.2018 tarihli 130,99 TL bedelli faturanın açıklama kısmında 01.11.2017 -31.01.2018 dönemine ait cari bakiyenin vade farkı ücreti ibaresinin yazılı olduğu, 16.04.2018 tarihli 168,27 TL bedelli faturanın açıklama kısmında 01.02.2018 -31.03.2018 dönemine ait cari bakiyenin vade farkı ücreti ibaresinin yazılı olduğu görülmüştür .Vade farkı istenebilmesi için yanlar arasında bu yönde yazılı bir sözleşmenin ya da bu doğrultuda oluşmuş bir teamülün bulunması şarttır (Y.İ.B.K.'nun 27.6.2003 gün ve E:2001/1, K:2003/1 Sayılı ilamı). Teamülün mevcut olduğunun kabulü için ise en az iki ya da daha fazla vade farkı faturasının davalı tarafça itirazsız olarak ödenmiş olması gerekmektedir.(HGK'nın 2004/19-470 E. 2004/462 K. Sayılı Kararı)Dosyada mevcut taraflar arasında imzalanan 12.12.2017 tarihli taşıma sözleşmesi ve taşıma ve cari hesap sözleşmesi hükümleri arasında vade farkına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, taraf ticari defterlerinde vade farkına ilişkin iki faturaya yönelik karşılıklı iade faturaları tanzim edildiği görülmüştür. Faturalar üzerinde vade farkı uygulanacağı kaydı bulunmakta ise de faturaya yazılan tek taraflı kayıtların davalı bakımından bağlayıcılığı yoktur. Bu durumda taraflar arasında vade farkının uygulanmasına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi vade farkı uygulamasına ilişkin teamülün varlığı da davacı tarafından ispat edilmemiştir. Bu nedenle davacının vade farkına yönelik talebi yerinde değildir. 2. Dosya kapsamından ilk olarak UPS Almanya firması tarafından Haustek Almanya firması hakkında ... numaralı konismento için 1.355,62 Euro ve ... numaralı konişmento için 1.748,03 Euro tutarında 29.12.2017 tarihli iki fatura tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Anılan faturalardan sonra davacı tarafından davalı hakkında 14.03.2018 tarihli ... numaralı konismento için 5.491,42 TL ve aynı tarihli ... numaralı konişmento için 7.066,17 TL tutarında taşıma ücreti açıklamalı iki fatura düzenlenmiştir. Dosya içeriğine göre davaya konu konismentolar üzerinde irtibat kurulacak kişi olarak belirtilen ...'ın, Haustek Almanya firmasının yetkilisi olduğu görülmekte olup, davacı tarafça, alıcı ismi altında belirtilen kodun esasında Haustek Almanya firmasına ait kod olduğu ve gerçek alıcının Haustek Almanya firması olduğu belirtilmiştir. Taşıma sözleşmesi, bir malın veya bir yolcunun belirli bir noktadan başka bir noktaya taşınması için akdedilen sözleşme olarak tanımlanabilir.(TTK 850/2) Taşıma senedi TTK 856-858 maddelerinde düzenlenmiş olup, taşımaya ait önemli hususların kayıt altına alındığı, taşıma açısından ispat fonksiyonu öne çıkan belgedir. TTK açısından taşıma senedi olarak adlandırılan senet uluslararası hava yolu taşımasına ilişkin olarak düzenlenen Varşova ve Montreal konvansiyonlarında hava yük senedi olarak karşımıza çıkmaktadır. Dava ve takibe konu faturalara dayanak teşkil eden taşımanın, taraflar arasında imzalanan 12.12.2017 tarihli taşıma ve cari hesap sözleşmesinden önce gerçekleşmiş olmasına göre bu sözleşme hükümlerinin somut olayda uygulanması mümkün değildir. Buna göre taraflar arasında dava konusu taşımanın yapıldığı tarihi içine alan yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmamakta olup, bu durumda hava yolu konişmentosu üzerindeki kayıtlar, taşıma sözleşmesinde belirleyici olacaktır. Davaya dayanak konşimentolarda davalının gönderici olarak yer aldığı ve davalı şirket çalışanının imzasının bulunduğu ihtilafsız olup, davalının taşıma sözleşmesine taraf olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece ayrık bilirkişi raporu esas alınarak davalının, davacı ve alıcı arasındaki ilişkide taraf olmadığının kabulü hatalı olmuştur.Davaya konu konişmentoların ön yüzünde "konişmentonun arkasında yer alan UPS şart ve kurallarını kabul eder" ibaresine göre davacı tarafından düzenlenen yurt dışı taşıma şart ve kurallarının somut olaya uygulanması gerekir. Dosyada mevcut bu kurallar içerisinde "alıcı ödemeli gönderi" başlığı altında alıcı ödemeli olarak gönderi yapan göndericinin taşıma ücretlerinin alıcı tarafından ödenmemesi durumunda bu ücretleri ve ek işlem ücretini ödemekle yükümlü olduğu, ödemeli olarak gönderilmiş paketin alıcıya teslim edilmiş olmasının bu yükümlülüğü ortadan kaldırmayacağı düzenlenmiş olup, bu düzenlemeye göre alıcının ödeme yapmadığının zamanında gönderene bildirilmemesi, anılan şartların uygulanmasını ortadan kaldırmayacaktır. Davalıya ait içeriği inkar edilmeyen mail yazışmalarında davaya konu konşimentolarda alıcı olarak yer alan DSV ... GMBH'nin taşıma bedelinin ödenmesi talebini ret ettiğinin davacıya bildirildiği görülmekte olup, gerek Haustek Almanya firması gerekse DSV ... GMBH tarafından taşıma ücretinin ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosya kapsamına sunulan bir delil ve ispat bulunmamasına göre davalı göndericinin, taşıma bedelinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.Diğer yandan, yurt dışı taşıma şart ve kurallarında "Return Servis (RS) Export / Giden Gönderiler" başlığı altında, gönderi ile ilgili evraklarda mevcut gönderici isim ve işaretlerinin sadece tanınma amaçlı olduğu, taşıma sözleşmesinin davacı ile müşterisi (alıcı) arasında bulunduğu, gönderici ve davacı arasında bu gönderi için bir taşıma sözleşmesi bulunmadığı ve bu gönderiden sonra davacı ile gönderici arasında karşılıklı imza altına alınan sözleşmelerin, bu servis ile yapılan gönderileri kapsamadığı düzenlenmiş ise de anılan düzenleme, sorumluluk başlığı altında yer almakta olup, iade edilen gönderilere ilişkin davacının alıcıya karşı sorumluluğunu düzenlemektedir. Somut olayda davaya konu gönderilerin iade edilen gönderi niteliğinde olmamasına göre mahkemece davacının asıl muhatabının dava dışı alıcı olduğunun kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.Dosyada toplanan deliller ile karar verilmesinin mümkün olduğu görülmekle Dairemizce taşıma ücretine yönelik fatura alacağı yönünden davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine itirazının 12.557,59 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının vade farkına yönelik talebin reddine, eldeki davada takibe konu taşıma ücretine ilişkin fatura alacağının likit (belirlenebilir) olmasına ve davalının itirazının haksız olmasına göre hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine, reddedilen kısım yönünden davalı yararına kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davanın reddine ilişkin kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazının 12.557,59 TL üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, kabulüne karar verilen alacağa icra takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Kabulüne karar verilen alacağın %20 icra inkar tazminatı tutarı 2.511,51 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine 3-Davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE, 4-Karar harcı olan 857,80 TL'den peşin alınan 155,29 TL'nin ve icra peşin harcı 64,28 TL'nin mahsubu ile bakiye 638,23 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacının peşin olarak yatırdığı 155,29 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan posta, tebligat gideri ve bilirkişi ücreti 1.881,50 TL ile başvurma harcı 35,90 TL olmak üzere toplam 1.917,40 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre hesaplanan 1.872,72 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 12.557,59 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 299,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, 10-Bakiye gider avansının karar kesin olduğundan taraflara iadesine, 11-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı, 69,50 TL posta ve tebligat gideri toplam 290,20 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025