İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın, müv…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/122 KARAR NO : 2025/1915 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/11/2021 NUMARASI : 2018/483 Esas - 2021/1236 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın, müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması neticesinde meydana gelen 04/09/2017 günlü trafik kazasında ciddi bir biçimde yaralandığını, sol elinin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci parmaklarının kırıldığını, bu nedenle elini ve parmaklarını tam olarak kullanamadığını, ayrıca kazada ayaklarında da ciddi ezilmeler ve yaralanmalar oluştuğunu, kazaya karşı yönden gelen ve alkollü bir biçimde araç sevk eden davalı ...'in sebebiyet verdiğini ve eldeki dava açılmadan önce davalı ... şirketine yapılan başvurudan da sonuç alınamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL'si geçici iş göremezlik, 100,00-TL'si kalıcı iş göremezlik, 50,00-TL'si bakım ve bakıcı gideri, 50,00-TL'si de tedavi için yapılmak zorunda kalınan yol masrafına karşılık olmak üzere toplam 300,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, ayrıca 50.000,00-TL manevi tazminatın da sadece davalı ...'ten kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte alınarak müvekkiline verilmesini istemiş; 04/08/2021 günlü ıslah dilekçesi ile de; yargılama sırasında temin edilen aktüer bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan gelir ve bakiye yaşam süresinin hatalı belirlenmiş olması, maluliyete ilişkin raporun isabetsiz olması ve yol masraflarının da eksik hesaplanması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları ile itirazlarının saklı tutulduğu açıklanmak suretiyle, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını 4.212,18-TL'ye, sürekli beden gücü kaybı zararına ilişkin istek miktarını 22.848,18-TL'ye, yol masrafına ilişkin istek miktarını da 1.131,75-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır.Davalılar ise davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları, olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen 2017/172291 sayılı soruşturma dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek;Davacının yaralanmasıyla sonuçlanan çift taraflı trafik kazasının, davalı araç sürücüsünün tam kusuru neticesinde meydana geldiğinin anlaşıldığı, davacının kaza nedeniyle %1 oranında maluliyete uğradığı, yaralanmasına bağlı iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği ve kazazedenin bakıcı ihtiyacı içerisinde bulunmadığının ATK raporuyla belirlendiği, bu durumda 03/03/2021 günlü aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda davacının geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ve ulaşım giderlerine ilişkin olan maddi tazminat taleplerinin kabulü gerektiği; bakıcı gideri zararına ilişkin talebin ise yerinde bulunmadığı; davacının manevi tazminata ilişkin talebinin ise kusur oranı, kazanın oluş şekli, tarafların dosyaya yansıyan sosyo-ekonomik durumları ile manevi tazminata ilişkin ilkeler dikkate alındığında kısmen kabulüne karar verilmesinin somut olayın özelliklerine uygun olacağı şeklindeki özet gerekçeyle;-Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,-Maddi tazminat istemi yönünden; davanın KISMEN KABULÜ ile; -4.212,18 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 22.848,18 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.131,75 TL ulaşım gideri olmak üzere toplam 28.192,11 TL'nin davalı ...Ş için 24/04/2018 , davalı ... için ise kaza tarihi olan 04/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Manevi tazminat istemi yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile; -10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili ve davalı ... tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; maluliyet, gelir ve bakiye yaşam sürelerinin hatalı belirlenmesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi zarar boyutunun aktüer bilirkişi tarafından eksik hesaplandığı, ayrıca vekil edeni lehine hükmolunan manevi tazminat miktarının da çok düşük bulunduğuna ilişkindir.Davalı ...'in istinaf nedenleri ise; talep konusu kazanın oluşumunda müvekkillinin tam kusurlu olduğu yönündeki belirleme ve değerlendirmelerin hatalı olduğu, zira kaza anında yasal sınırın altında sadece 0,45 promil alkollü olduğu anlaşılan bir kişinin aracı güvenli bir biçimde kullanım yetisini kaybedeceğinden söz edilemeyeceği, ayrıca motosiklet sürücüsü davacının kask ve koruyucu ekipmanlarını kullanıp kullanmadığı irdelenmeden tüm kusurun vekil edenine atfedilmiş olmasının da isabetsiz bulunduğu, kabule göre de; sadece basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek biçimde yaralanan bir kişi için takdir edilen manevi tazminat miktarının çok fazla olduğu ve tedavi giderleri bakımından sorumluluğun SGK'ya intikal ettiğinin karar yerinde gözetilmediği gibi yol giderlerinin de mutat vasıta (-otobüs, dolmuş vs gibi) ücretlerinin üzerine çıkılmak suretiyle fazla belirlendiği hususlarına yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarara dayanılarak açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekilinin ve davalı ...'in istinaf yasa yoluna başvuru dilekçelerinde açıkça ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;(1) Dosyadaki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri uyarınca davacının yaralanmasının nitelikleri de gözetilerek oluşturulduğu anlaşılan doktor bilirkişi heyetince, davacının, kazadan sonra geçirmiş olduğu tüm tedavi evraklarının değerlendirilmesi ve kişinin bizzat muayenesi sonucunda ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlendiği anlaşılan yeterli ve geçerli nitelik taşıyan 19/06/2020 günlü raporun hükme esas alınmasının doğru bulunmasına;Ayrıca, davacının yaralanmasıyla sonuçlanan 04/09/2017 günlü trafik kazasının oluş şekli, kazaya karışan tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin olarak görülmekte olan davada bilirkişi görüşüne başvurulmamış ise de olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca gerçekleştirilen soruşturma kapsamında temin edildiği anlaşılan 06/12/2017 günlü kusur raporundaki; ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı yol bölümüne girmesi neticesinde meydana gelen kazada, tüm kusurun 2918 sayılı KTK'nın 84/c maddesi hükmü uyarınca ... plaka sayılı araç sürücüsünde bulunduğu, ... plaka sayılı motosiklet sürücüsünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı yönündeki belirleme ve değerlendirmenin dosyaya oluşa uygun olması ve kaza tespit tutanağındaki tespitlerle de tam olarak örtüşmesi karşısında (-her ne kadar söz konusu raporda kaza anında 0,45 promil alkollü olduğu anlaşılan davalı ...'in 2918 sayılı KTK'nın 48.madde kurallarını da ihlal ettiği bildirilmiş ise de 0,45 promil alkollü bir kişinin güvenli sürüş yeteneğini kaybedip kaybetmeyeceğine ilişkin değerlendirmenin ancak nöroloji uzmanı bir bilirkişi tarafından yapılabilecek olması nedeniyle alkole yönelik değerlendirmenin bir önemi bulunmamakla birlikte) mahkemece bu raporun, kusur oranının belirlenmesi bakımından yeterli olduğu kabul edilerek taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı araç sürücüsünün tam kusuruna göre sonuçlandırılmış olmasında bir yanılgı tespit edilememesine ve kaza tespit tutanağında motosiklet sürücüsünün kask ve koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığının belirsiz olarak işaretlendiği, davacının da soruşturma sırasında tüm koruyucu ekipmanları ve kaskı takılı olduğundan kazayı az hasarlı olarak atlattığına ilişkin karşı konulmayan beyanları ile davacının yaralanmasının nitelikleri (-davacı elinden ve ayağından yaralanmıştır) birlikte değerlendirildiğinde mahkemece müterafik kusur indirimi cihetine gidilmeksizin karar verilmiş olmasında da herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına;Tüm bunlardan ayrı, davacı tarafça kazazedenin ... Taşımacılığı A.Ş.'de kabin memuru olarak çalıştığı, bu nedenle de tazminat hesaplamasına esas gelirin bu duruma göre belirlenmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de; SGK'dan temin edilen kayıt ve belgelere göre davacının sözü edilen bu şirkette 12/11/2019 tarihinde çalışmaya başladığı anlaşılmakta olup, bu tarihin talep konusu kazadan yaklaşık 2 yıl sonrasına isabet ettiği sabittir. Dosyada mevcut SGK hizmet dökümünden de davacının 24/04/2008 tarihinden itibaren 4/a sigorta kolunda çalışan bir kişi olduğu, daha sonra bir dönem 4/b (bağkur) sigorta kolunda çalıştığı, kaza tarihinden önce 01/08/2017 tarihi itibariyle yeniden 4/a sigorta kolundan sigortalı olarak çalışmaya başladığı anlaşılmakta olup, kazazedenin kaza tarihinden önce asgari ücretin üzerinde gelire sahip bulunduğunu gösterir herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı gibi 2020 yılından sonra SGK kayıtlarında gösterilen gelirin daha üstünde bir gelirin varlığını gösterir bordro vs de ibraz edilmiş (-istinaf aşaması dahil) değildir. Bu durumda, SGK kayıtları esas alınarak davacı gelirinin 2017, 2018 ve 2019 yıllarında asgari ücret düzeyinde olduğu, 2020 yılından sonra asgari ücretin üzerinde gelir elde etmeye başladığı ve bunun da asgari ücretin 1,6794 katı olduğu varsayımıyla tazminat hesaplaması yapılmasında ve bakiye yaşam sürelerinin tespiti bakımından da Dairemizin de katıldığı Yargıtay güncel içtihatlarına uygun şekilde TRH 2010 Yaşam Tablosu baz alınmış olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilemediği gibi tedavi giderlerinden olan ve fakat 2918 sayılı KTK'nın 98. madde hükmü kapsamı dışında kaldığı konusunda duraksama bulunmayan yol giderlerinden de davalı tarafın sorumlu tutulmasında ve davacı tarafından yapıldığı kabul edilen yol giderlerinin davacının yaralanmasının niteliği ile bu yaralanmaya bağlı olarak fizik tedavi gördüğü dikkate alındığında, kişinin tedavi gördüğü merkezlere gidip gelmesi sırasında taksi kullanacağı kabul edilerek yapılan hesaplamanın makul ve isabetli olmasına göre; tarafların açıklanan hususları amaçlayan istinaf itirazlarının yerinde olmadığı reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.(2) Tarafların manevi tazminatın takdirinde hata yapıldığına ilişkin istinaf itirazları birlikte değerlendirildiğinde;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hal böyle olunca; zararlandırıcı eylemin tarihi (04/09/2017), olayın meydana geliş şekli, kusur durumu (kazanın oluşumunda davalı ...'in % 100 oranında tam kusurlu oluşu, davacıya atfedilebilecek bir kusur bulunmayışı) davacının yaralanmasının niteliği (-davacı el parmaklarında kırık oluşacak ve 3 ayda iyileşebilecek biçimde yaralanarak %1 oranında maluliyete uğramıştır), davacının kaza tarihindeki yaşı (25), kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyo-ekonomik durumları ile manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması gereği yanında, manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması gerekliliği birlikte değerlendirildiğinde, yaralanma ile sonuçlanan taksirli bir eylem nedeniyle, davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanmasına ilişkin kurala göre; az veya fazla olmadığı, isabetli bulunduğu sonucuna varıldığından, tarafların manevi tazminata ilişkin istinaf başvurularının da reddine karar vermek gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2021, 2018/483 Esas - 2021/1236 Karar sayılı kararına yönelik olarak davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 59,30-TL harcın düşümü ile bakiye 556,10-TL istinaf ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, -İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken toplam 2.608,90-TL harçtan peşin yatırılan 652,23-TL harcın düşümü ile bakiye 1.956,67-TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...'ten tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda manevi tazminata ilişkin hüküm bölümü bakımından HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin; maddi tazminata ilişkin hüküm bölümü bakımından ise HMK.m.361 hükmü uyarınca tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 10/12/2025