İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2026 İlk derece mahkemesinin ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nın işleteni, davalı...'un sürücüsü bulunduğu ve davalı…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2026/829 KARAR NO: 2026/731 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/12/2025 Tarihli Ara Karar NUMARASI: 2025/1218 Esas DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2026 İlk derece mahkemesinin ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nın işleteni, davalı...'un sürücüsü bulunduğu ve davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı olan ... plakalı araçla, vekil edeninin içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın karıştığı 25/04/2024 tarihli çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralanarak bedensel zarara uğradığını, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün kusurlu bulunduğu nu ileri sürerek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 500,00-TL'si sürekli iş göremezlik, 400,00-TL'si geçici iş göremezlik, 100,00-TL'si de bakıcı gideri zararına karşılık olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan ; 200.000,00-TL manevi tazminatın da davalı sigorta şirketi dışında kalan diğer davalılardan kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; dava dilekçesinde ayrıca, davalı işleten ve sürücünün tüm taşınır ve taşınmaz malları (...... plakalı araç dahil) ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını istemiştir.Mahkemece davacı vekilinin geçici hukuki korumaya ilişkin iş bu talebi değerlendirilerek alınan 31/12/2025 günlü ara kararla; ".........davacı vekili her ne kadar araç üzerine tedbir konulmasını talep etmiş ise de aracın bizahiti kendisinin uyuşmazlık konusunu oluşturmadığı, davanın konusunun para alacağı olduğu ve ancak uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebileceği..." şeklin -deki gerekçeyle, ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE karar verilmiştir.31/12/2025 günlü iş bu ara karara karşı davacı vekili tarafından; görülmekte olan dava bakımından ihtiyati tedbir verilebilmesi için gerekli tüm yasal koşullar mevcut olduğu halde, yazılı biçimde talebin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği ileri sürülerek, istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dava; trafik kazası neticesin de meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. HMK'nun 389. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tama men imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Bu yasal düzenlemeye göre ihtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında verilmesi mümkün olup, davanın konusunu oluşturmayan malvarlıklarının, anılan madde kapsamında ihtiyati tedbir kararına konu olması mümkün değildir. Trafik kazası nedeniyle meydana gelen bedensel zarar gerekçe siyle tazminat alacağı, kazanın olduğu tarihte muaccel hale geldiğinden dosyada mevcut delillere göre, yaklaşık ispat halinin oluştu ğu hallerde İİK'nın 257.maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebileceği düşünülebilir ise de; eldeki davada, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinde bulunmadığı, bunun yerine ihtiyati tedbir istediğinde bulunduğu görülmüştür.İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir, amacı, şartları ve sonuçları itibariyle birbirinden farklı geçici hukuku korumalar olup, somut olayda davalıların mal varlığına ihtiyati tedbir konulması istenildiği husunda ihtilaf bulunmayıp, alacak para alacağına ilişkin olduğuna, bundan ayrı mevzuatımızda, ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir veya ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz şeklinde bir düzenleme bulunmadığına ve HMK'nın 26.maddesi hükmü uyarınca hakim, tarafların, talep sonuçları ile bağlı olup, başka bir şeye karar veremeyeceğine göre; davanın konusunu oluş -turmayan mal varlıklarının ihtiyati tedbir kararına konu olması mümkün değildir.Hal böyle olunca, mahkemece davacılar vekilinin ihtiyati tedbire ilişkin talebinin yazılı biçim ve şekilde reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık tespit edilemediğinden; davacılar vekilinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası kapsamında alınan ../12/2025 tarihli ara kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan alınması gereken 732,00-TL istinaf karar ve ilam harcının peşin olarak yatırıldığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin yapan üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-f madde hükmü gereğince kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.30/04/2026