T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 21/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 19/06/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar ASIL DAVA DAVACISI : .... .... .... VEKİLLERİ: Av... Av... ASIL DAV…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 21/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 19/06/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar ASIL DAVA DAVACISI : .... .... .... VEKİLLERİ: Av... Av... ASIL DAVA DAVALILARI : 1- .... VEKİLİ : Av... DAVALI : 2- .... VEKİLİ : Av... Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYASI İLE BİRLEŞEN Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... E. ... K. SAYILI DOSYASI BİRLEŞEN DAVA DAVACISI : .... .... (ANNESİ) .... ( BABASI) VEKİLLERİ : Av.... Av... BİRLEŞEN DAVA DAVALISI: .... VEKİLİ : Av... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 21/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 21/04/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili asıl dava yönünden sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 22/09/2022 tarihinde müvekkiline ....'ın sevk ve idaresindeki tescilsiz aracın çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, aracın ZMMS'si olmadığından dolayı davalı .... şirketinden yaralanan ve sakat kalan müvekkiline sürekli işgöremezlik tazminatı, geçici işgöremezlik tazminatı, geçici ve sürekli bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklı poliçe limitinin tamamının ödenmesi talebi ile başvuruda bulunulduğunu, gerekli evrakların gönderildiği ancak taleplerinin reddedildiğini, kaza nedeniyle savcılıkta dosya açıldığını, dava konusu uyuşmazlık için arabuluculuk bürosuna başvuruda bulunulduğunu, ancak anlaşamadıklarını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 300,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen dava yönünden sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 22.09.2022 tarihinde ....'ın sevk ve idaresindeki aracının müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen kaza sebebi ile müvekkilinin yaralandığını, .... ve .... aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosya ile maddi tazminat davası açıldığını, dosyaya verilen cevaplardan sunulan poliçeden kazaya neden olan aracın ZMMS sigortacısı .... A.Ş. olduğunun anlaşıldığı, müvekkilinin yaralanmasına ilişkin olarak sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, ancak taleplerinin reddedildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 300,00-TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı asıl dava davalısı .... vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasına karışan aracın .... plaka sayılı, 2022 model .... tipli zirai traktör olduğunu, kaza tespit tutanağı ve soruşturma aşamasında alınan 29/11/2022 tarihli bilirkişi kusur raporu incelendiğinde yaya ....'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 68. Maddesinin c fıkrasında belirtilen yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları saygısızca kullanmaları yasaktır kuralını ihlal ettiğini, davalı sürücü ....'ın ise kazanın oluşumu ile ilgili olarak herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının rapor edildiğini, davalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmemesi için elinden gelen tüm çabayı gösterdiğini, ancak söz konusu kazanın meydana geldiğini, bu bağlamda müvekkilinin kusursuz olduğunu, kaza tarihinde aracın ....'ya ait .... poliçe numaralı ZMMS sigortasının mevut olduğunu, poliçenin incelenmesinde poliçe başlangıç tarihinin 22/09/2022 olduğunu, bitiş tarihinin ise 22/09/2023 tarihinde olduğunu, kazanın ise 22/09/2022 tarihinde saat 17.30 civarında meydana geldiğini, bu nedenle anılan kazaya ilişkin sigorta şirketinin de sorumluluğunun olduğunu, davacının ....'na usulüne uygun başvurusunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davanın kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerine karşı sorumlu olmadığını, müvekkilinin dava dilekçesinin tarafına tebliğinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın öncelikle usulden reddini, mahkememiz aksi kanaatte ise esastan reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı asıl dava davalısı .... vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının usulüne uygun bir başvurusunun bulunmadığını, davaya konu olaya sebebiyet verdiği iddia edilen .... plakalı traktörün kaza tarihinde .... ZMM Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili ....'nın mesuliyeti kusur oranı ve teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, kazaya yaya olarak karışan davacının kusur durumunun araştırılması gerektiğini, dava konusu kazaya sebebiyet veren aracın geçerli bir sigortasının bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, mevcut ise yapılan ödemeler ile yapılan temliklerin mahkememizce dikkate alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte maluliyet oran tespitinin kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerince yapılması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğu yönünden iddia edilen kusur oranını kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik zararı, geçici bakıcı gideri, rapor, cenaze, defin, ulaşım ve yemek giderlerinin tazmini yönündeki taleplerinin teminat dışı olduğunu, müvekkilinin başvuru tarihinde temerrüde düşmediğini, davacının haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğunu, davacının avans faizi talebinin haksız olduğunu, müvekkili şirketin ticari şirket olmadığını, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenlerle haksız davanın öncelikle zamanaşımı ve dava şartı yokluğu ve husumetten usulden reddine karar verilmesini, mahkememiz aksi kanaatte ise esastan reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı birleşen dava davalısı sigorta şirketi vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 22.09.2022 tarihinde müvekkili şirket nezdinde ZMMS ile sigortalı .... poliçe numaralı sürücü ....'ın sevk ve idaresindeki traktör ..... mahallesi istikametinden ... isimli sokağa döndüğü sırada .... isimli çocuğa çarpması neticesinde yaya olan ....'in yaralanması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kusur raporunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesinden alınmasını talep ettiklerini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğundan kusur durumunun konusunda uzman kurum ya da kişiler tarafından oran gösterir bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, davacı ....'in kaza sebebi ile geçici ve kalıcı bir arazı, özürlülük durumunun mevcut olmadığını, bu sebeple bu talebin reddi gerektiğini, davacıda oluşan sakatlığın gerçekleşen trafik kazası ile illiyet bağının bulunduğunun ispatı gerektiğini, maluliyet oranının 20.02.2019 tarihli çocuklar için özel gereksinim değerlendirmesi hakkında yönetmeliğe uygun olarak tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinden talep edilen tazminat miktarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından, tedavi, bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, soruşturma ve kovuştur dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitinin yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, faiz talebinin hukuka uygun olmadığını, bu nedenlerle davacının davasının esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebi ile açılan tazminat istemine ilişkindir. Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur. .... YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Davaya konu davalı aracının kaza tarihinde ZMM sigortasının bulunduğu anlaşılmakla aracın ZMMS'sı olmadığından bahisle davalı .... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacının buradaki yanılgısı kabul edilebilir bir yanılgı olmadığından .... lehine vekalet ücreti takdir edilmiştir. Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir. Somut olayda mahkememizce aldırılan kusura ilişkin bilirkişi raporunun oluşa uygun olup gerekçeli ve denetlenebilir olduğu, davalı sigortalı araç sürücüsünün kazada % 75 kusurlu olduğuna kanaat getirilmiştir. Belirlemeler ve kusura ilişkin yüzdelik oran, ceza mahkemesi dosyası ile de uyumludur. Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 30/05/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır. Somut olayda, NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 23/08/2024 tarihli raporda özetle; 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi gazetede Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre kişinin arızasının kalıcı sakatlık niteliğinde olmadığı, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; kişide epileptik nöbet geçirme riski arızasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının (Sinir Sistemi- Epilepsi-Nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlara göre) %5 olduğu ve kalıcı olduğu, kişinin sürekli iş göremezlik oranının 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göreve 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hesaplandığı, yönetmelik farklılığından dolayı sürekli iş göremezlik (kalıca sakatlık) oranlarının farklı çıktığı, davacının yaralanmasından sebep iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışmayacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, SGK tarafından karşılanmayan tedavi masrafının 6.000,00-TL (bu tutarın 2.000,00-TL'si ulaşım gideri, 4.000,00-TL'si refakatçi, özel beslenme vs gideri olarak değerlendirildiği) olduğu rapor edilmiştir. Raporun gerekçeli ve kanuna uygun düzenlendiği anlaşılmakla itibar edilmiştir. Hesap raporuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Somut olayda, dosyanın aktüerya uzmanı bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; 22.09.2022 günü meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanıp 3 ayda iyileşen, bu sürenin tamamında bakıcıya ihtiyaç duyan ve tüm vücut fonksiyonundan kaybederek %5 oranında engelli kalan davacı ....’in; 22.09.2022-22.12.2022 Tarihleri Arası 3 Aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının; 12.375,79 TL, Sürekli İş Göremezliği Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının, a-)23.12.2022 – 20.05.2088 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %5 engel oranı ve TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre ; 642.724,67 TL olduğu, 22.09.2022 – 22.12.2022 Tarihleri Arası 3 Aylık Süre ile Sınırlı İyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararının; 14.559,75 TL, Fatura Edilemeyen ve Belgeye Bağlanamayan Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının; 4.500,00 TL olduğu rapor edilmiştir. Bu rapora itibar edilmiştir. Davalı sigortanın, geçici iş göremezliğin, tedavi giderlerinin ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna ilişkin itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ....'nın sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, 1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler, 3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ) Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan 18/06/2016 tanzim tarihli Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez. ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2020 TARİHLİ RESMİ GAZETDE YAYINLANA 17/07/2020 TARİHLİ VE 2019/40 E 2019/40 K SAYILI KARARINA GÖRE 6704 SAYILI KANUNU 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA " İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE GENEL ŞARTLARDA" İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR. Bu halde davalı sigortanın geçici işgöremezlik, tedavi gideri ve bakıcı tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik itirazları yerine değildir. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 14/11/2023 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. Arabuluculuk ücreti bakımından; davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olmasına, dava şartı niteliğindeki bu başvuru şartı nedeniyle de arabuluculuğun işbu davada zorunlu olmamasına rağmen (6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası), davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmuş olması halinde, yargılama sonucunda bu ücretin davalı sigorta şirketine yüklenmesi gerektiği (davadaki haklılık oranına göre) değerlendirilmiştir. Şöyle ki; Dava kabul edilmiş ve davacı taraf yargılamada haklı bulunmuş olmasına göre, arabuluculuk giderinin davacı üzerinde bırakılmasının mümkün olmadığı, ayrıca davanın taraflarının, dava açılmadan önce, zorunlu olmasa dahi dava açılmasının son çare olduğunu gözeterek uyuşmazlığı gidermek amacıyla ve makul olacak şekilde ihtiyari uyuşmazlık çözüm yöntemlerine başvurmasının ve buna bağlı olarak yaptıkları ihtarname masrafı, ihtiyari arabuluculuk ücreti gibi masraflarını haklılık oranlarına göre eldeki davada talep etmelerinin kabul edilebilir olduğu düşüncesiyle davacı taraf aleyhine bu konuda hüküm kurmanın hakkaniyetli olmayacağı, son olarak, sigorta şirketine başvurmak ile arabuluculuk müessesesinde tarafların çözüm aramasının aynı durumlar olmadığı değerlendirilmiştir. Davalı .... yönünden ise ilk dava için gidilen arabuluculuk ücretine davacı tarafın katlanması gerekir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda belirtilen izahat çerçevesinde ve alınan hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, gerekçeli ve açıklamalı bilirkişi raporları da nazara alınarak, aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi kanaati oluşmuştur. ASIL DAVADA ....'NA KARŞI AÇILAN DAVANIN PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE, ASIL DAVA DAVALISI .... VE BİRLEŞEN DAVADA DAVALI .... A.Ş. YÖNÜNDEN AÇILAN DAVALARIN KABULÜ İLE; 642.724,67 TL Sürekli iş göremezlik tazminatı, 14.559,75 TL bakıcı gideri tazminatı, 4.500,00 TL fatura edilemeyen zorunlu tedavi gideri, olmak üzere hesaplanan maddi tazminat tutarı olan toplam 661.784,42 TL'nin DAVALI ....'nden sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 14.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, DAVALI ....'DAN dava tarihi olan 23.10.2023 tarihinden itibaren (bu davalı için faiz başlangıcı yönünden taleple bağlı kalınarak) işleyecek yasal faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN tahsili ile DAVACIYA verilmesine" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ...... A.Ş. vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maluliyet oranının 20.02.2019 tarihli Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak tespit edilmesi gerektiğini, kazazedelerin hastanede kaldığı günlerde bakımları hastane tarafından gerçekleştirildiği için geçici bakıcı hesaplaması yapılırken bu günlerin hesaplama dışı bırakılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinden talep edilen tazminat miktarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından, tedavi/bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, bakıcı tutulduğu belgelendirilmediğinden yapılan hesaplamada asgari net ücretin esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı hesaplaması yapılmaması gerektiğini, kusur oranını kabul etmediklerini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporundan kaza anına ilişkin kamera görüntülerinin incelenip incelenmediğinin tam olarak anlaşılamadığını, kusura yönelik itirazları doğrultusunda inceleme yapılmadığını, genel bir değerlendirme ile yetinildiğini, mağdurun maluliyet oranının hesap raporunu doğrudan etkileyeceğini, bu kapsamda itirazları doğrultusunda ilgili kurumca yeniden maluliyet değerlendirmesi yapılması gerektiğini, bu hususta yerel mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, kusur dağılımına ve maluliyete ilişkin istinaf gerekçelerinin kabul edilmesi halinde, usulü müktesap haklara halel gelmemek kaydıyla, aktüerya hesabının yeniden yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin maluliyetinin az hesaplandığını, müvekkiline atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, müvekkilinin kusursuz olup karşı tarafın tam kusurlu olduğunu, kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, dava konusu alacak kalemlerinin az hesaplandığını, sürekli iş göremezlik tazminatının az hesaplandığını, avans ticari faiz yerine yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, asıl ve birleşen dosya yönünden lehlerine ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, .... yönünden de davanın kabulünün gerektiğini, tüm yargı giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile reddedilen kısımların da kabulüne, tazminatın artırılmasına, avans ticari faize hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, trafik kazasından kaynaklı, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi giderine ilişkin maddi tazminat istemine ilişkinidir. Mahkemece yazılı şekilde verilen karara karşı, davacı vekili, davalı .... A.Ş. Vekili, davalı .... vekili aşağıdaki sebeplerle istinaf isteminde bulunmuşlardır. 1-Davalıların Kusura İtirazında; 22.09.2022 tarihinde sürücü davalı .... olan traktörün, yolun solundan sağına doğru geçmeye çalışan 8 yaşlarındaki davacı ....'e, traktörün sol ön teker kesimi ile çarpması sonucu, yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir. Mahkemece KGM Trafik Güv. D. Bşk'nda görevli 5 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 02/06/2024 tarihli raporda, davalı traktör sürücüsü ....; yerleşim yeri içindeki bir kavşağa doğru yaklaşırken daha dikkatli ve tedbirli davranmamakla, yönetimindeki aracı ile olay yeri kavşağa geldiğinde sağa dönüş işareti verip aracının hızını asgari seviyeye düşürmesi, sağa dönüşünü dar bir kavisle yapması, kavşak çıkışında yolun karşısına geçmek isteyen yayalar bulunması halinde ilk geçiş hakkını onlara vermesi gerekirken kavşağa geldiğinde hızını yeterince düşürmemesine bağlı olarak, döndüğü yolda solundan sağına doğru geçmeye çalışan yayaya aracın sol ön teker kesimi ile çarpıp sol arka teker kesimi ile üzerinden geçtikten sonra yolun sağ kenarındaki evin duvarına çarpmakla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 53. Maddesi ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 109. maddesi (d) bendi hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davranmıştır. Meydana gelen olayda birinci derecede, % 75 oranında kusurlu olduğu; davacı yaya ....; her ne kadar kendi geçişi için daha güvenli bir yer olan kavşak başından yolun karşısına geçmeye çalışmakta ise de yola girmeden her iki yönden yaklaşmakta olan trafiği kontrol etmesi, uygun ise geçiş yapması gerekirken kavşaktan dönüş yapmakta olan traktöre rağmen koşar adımlarla yolun karşına geçmeye çalışmakla, yaklaşan araca rağmen can güvenliği yönünden tedbir alamamakla, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 68. maddesi (b) bendi hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davranmıştır. Meydana gelen olayda ikinci derecede %25 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Heyet raporunda, Akşehir CBS'nca adli trafik bilirkişinden alınan 29.11.2022 tarihli raporun ve Akşehir CBS'nca İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 31.05.2023 tarihli raporun irdelendiği, dosya arasında bulunan kazaya ilişkin görüntülerin ve kaza tespit tutanağının incelendiği, raporun denetime elverişli ve açıklayıcı, önceki raporlar arasında bulunan çelişkileri giderir şekilde hazırlandığı, 02/06/2024 tarihli Karayolları Fen Heyeti raporunun hükme esas alınmasında bir yanlışlık bulunmadığı anlaşılmış olmakla itirazın reddi gerekmiştir. 2-Tarafların Maluliyete ve aktüeryaya itirazında; ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2010 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 17/07/2020 TARİHLİ VE 2019/40 ESAS,2019/40 SAYILI KARARINA GÖRE VE YİNE ANAYASA MAHKEMESİNİN 14/02/2023 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 2021/82 ESAS ,2022/167 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE, YİNE DANIŞTAY 8.DAİRESİNİN 2022/786 ESAS 2025/6004 KARARI İLE YİNE DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN 2022/772 ESAS 2025/4513 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE, DAİREMİZCE HER İKİ ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARI VE SONRASI DANIŞTAY DAİRESİNİN İPTAL KARARLARI GEREĞİNCE ZARAR GÖREN MAĞDURLARIN MALULİYETLERİNİN ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ YÖNETMELİĞİ İLE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK YÖNETMELİĞİNİN UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN UYGULANMA İMKANI OLMAYACAĞINDAN BAHİSLE ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNE GÖRE BELİRLENMESİNE YÖNELİK DİRENME KARARLARIMIZ HGKK ... ESAS VE ... KARAR ,... ESAS ... KARAR SAYILI İLAMLARI ÇERÇEVESİNDE BOZULDUĞUNDAN BU ÇERÇEVEDE; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Bu yönetmelikler ve geçerli olduğu tarihler; - 11.10.2008 tarihine kadar “Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü”, - 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında “Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”, - 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” (Bu yönetmeliğin eki %60 maluliyeti belirlemek için düzenlenmiştir. %60‘ın altı ve üstü yoktur. Bu nedenle bir önceki yönetmelik çizelgesi uygulanacaktır.) (Maluliyet Bilirkişi Kongresi) - 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Genel Şartlar Ek 6. Maddesine göre 30/3/2013 tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik”, - 20 Şubat 2019 tarihinden sonra “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” şeklindedir. 22/09/2022 tarihinde gerçekleşen somut olaya ait kaza nedeniyle maluliyet raporunun da “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre hazırlanması gerekmekte ise de, YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİNİN 2021/24902 E. - 2023/13006 K.sayılı kararında da ifade edildiği üzere; Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda yönetmeliğin EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu oysa TBK 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Somut olayda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulandığı, yönetmeliğe göre %5 oranında tüm vücut fonksiyon kaybına neden olabilecek nitelikte olduğunun belirtildiği görülmektedir. Necmettin Erbakan Üniversitesinden alınan 16/08/2024 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasalara uygun düzenlendiği anlaşıldığından itirazların yerine olmadığı anlaşılmıştır. 3-Davalı .... A.Ş. vekilinin kabul edilen bakıcı gideri, kaçınılmaz tedavi gideri ve Geçici iş göremezliğin teminat kapsamı dışında olduğuna ve bu nedenle bu alacak kalemlerinin kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin yapılan istinaf incelemesinde; 2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ....'nın yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir. Genel olarak sağlık hizmeti giderleri, fatura ile ispat edilmelidir. Ancak bazı giderlerin belge ile ispatlanması zordur. Biz bunlara faturalandırılmayan giderler olarak adlandırıyoruz. Örneğin yol giderleri gibi. Bu gibi giderler için hakimin belgelendirilmediği gerekçesi ile reddedilmesi doğru değildir. Çünkü TBK 50/2 maddesi gereği uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyecektir. Bu nedenle kişinin haksız eylemden zarar gördüğünün ve bedensel zarara uğradığının ispatlaması yeterli olup, ayrıca iyileşme harcamaları için fatura ve makbuz gibi belgeler bulup getirmesi şart değildir. Hiçbir belge sunulmasa bile, hakim, görevlendireceği uzman bilirkişilere tedavi ve tüm iyileşme giderlerini hesaplatmakla ve hüküm altına almakla yükümlüdür. (HGK.26.04.1995, E. 1995/11-122 K.1995/430) 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ....'nın sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, 1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler, 3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ) Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan Zorunlu Sigorta Mali/Sorumluluk Sigortası poliçelerinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez. ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 SAYILI KANUNUN 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNİN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA” İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE GENEL ŞARTLARDA ’’ İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR. Bu halde davalı vekilinin geçici iş göremezlik, kaçınılmaz tedavi gideri ve bakıcı giderlerinin sigorta teminatı kapsamı dışında olduğuna ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. 4-Davalı .... A.Ş. vekilinin 18 yaşından küçüklük nedeni ile Geçici iş göremezlik tazminatı verilip verilmeyeceği hususunda istinaf itirazının değerlendirilmesinde : Haksız fiilin bir çeşidi olan trafik kazalarında yaralanmalar nedeniyle meydana gelen zararlar 6098 sayılı TBK.nın 54. Maddesinde açıklanmış, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların bedensel zararlardan olduğu belirtilmiştir. DAİREMİZİN ÖNCEKİ KARARLARINDA HER NE KADAR; Haksız fiil sorumluluğunda zarar verenin sorumlu tutulabilmesi için fiil, zarar ve uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Zararın ise haksız fiiller yönünden TBK.nın 54. Maddesinde belirtildiği şekilde kazanç kaybı olabileceği gibi çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi de bir zarar olarak kabul edilmiştir. İş gücü kaybı sebebiyle uğranacak tek kalem zarar, gelir kaybına ilişkin olan değildir. Dava konusu olayda da davacı her ne kadar 7 yaşında ve gelir getiren bir işte çalışmıyor olsa da geçici iş göremezlik süresi yani %100 malul sayıldığı iyileşme süresi boyunca herhangi bir işte çalışmaması zararının olmadığı şeklinde yorumlanması haksız fiilin zarar ilkesi ile bağdaşmaz. Zarar gören geçici iş göremezlik süresi içinde günlük işlerini yerine getirememesi, öz bakımını sağlayamaması da bir zarardır. Geçici iş göremezlik süresi içinde küçüğün zararının bulunmadığı ve bu süre için tazminat hesabı yapılmaması zarar veren lehine olup zararın sadece maddi olarak gelir azalması ve kazanç kaybı olduğu sonucunu doğurur. Zarar hesabında pasif dönem için dayanak teşkil eden “efor kaybına” ilişkin görüş, küçüklerin sürekli iş göremezliğinin bulunması halinde kabul edildiği gibi eforun tamamen %100 oranında kaybedildiği geçici iş göremezlik süresi için de kabul edilmesi gerektiğine karar verilmiş ise de; BUNA YÖNELİK DİRENME KARARIMIZ HGKK ... ESAS VE ... KARAR SAYILI İLAMI ÇERÇEVESİNDE BOZULDUĞUNDAN BU ÇERÇEVEDE; Kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının, gelir getirici bir işte çalışmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancı bulunmadığı anlaşılmakla geçici iş göremezlik zararı da doğmamış olup geçici iş göremezlik tazminatı verilmeyecektir. ANCAK: Mahkemece, davacı için geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemiş olması nedeniyle sonuç itibariyle, davalı sigortanın istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 5-Davalı .... A.Ş. ekilinin Bakıcı gideri hesabına, davacının hastanede kaldığı sürede bakıcı gideri olmayacağı itirazında; Bakıcı giderine ilişkin de, bakım konusunda aile bireylerine böyle bir yükümlülük yüklenemeyeceği gibi, dışarıdan bir bakıcı tutulmuş olsa idi ne kadar zararının olduğu belirlenerek hüküm verilmesi gerekmektedir. Buna göre; olayda BK.’nun 43. maddesi (6098 sayılı TBK md. 52) gereğince hakkaniyet indirimi şartları bulunmamaktadır ve geçici iş göremezlik döneminde bu şekilde bakıcı gideri hesaplanması da yerindedir. (YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2014/21822 E , 2017/5957 K, 2017/1726 E 2017/11442 K ) Davacının hastanede yatılı tedavi gördüğü dönemde refakatçi tarafından bakılması gerekeceği, refakatçi tarafından bakım da bakıcı giderlerinden sayılacağından, itiraz yerinde değildir. Anlatılan nedenlerle, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre asıl dosya ve birleşen Dosya davacı vekilinin, asıl dosya davalısı .... vekilinin ve birleşen dosya davalısı .... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin, davalı .... vekilinin ve davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada davacı tarafın istinaf talebi yönünden karar ve ilam harcı olarak 732,00 TL alınması gerektiğinden peşin olarak yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Birleşen davada davacı tarafın istinaf talebi yönünden karar ve ilam harcı olarak 732,00 TL alınması gerektiğinden peşin olarak yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Alınması gereken 45.206,49 TL harçtan peşin alınan 11.301,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 33.904,87 TL harç giderinin davalı ....'dan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Alınması gereken 45.206,49 TL harçtan peşin alınan 11.301,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 33.904,87 TL harç giderinin davalı ....'nden tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, 7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 21/04/2026 ... Başkan ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.