11. Hukuk Dairesi 2011/9274 E. , 2012/16322 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/02/2011 tarih ve 2010/348-2011/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve …
**11. Hukuk Dairesi 2011/9274 E. , 2012/16322 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/02/2011 tarih ve 2010/348-2011/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı Gökmen Nak. İnş. Tah. Oto. Tur. Gıd. San. Tic. Ltd. Ştinin malik ve işleteni olduğu otobüsün sürücü davalı ...'un sevk ve yönetimindeyken TEM otoyolunda İstanbul'dan Ankara istikametine seyretmekteyken , meydana gelen kazada, otobüste yolcu olarak bulunan davacılar ... ve ...'in kızları, diğer davacıların kardeşleri olan ...'in vefat ettiğini, davalı şoförün kusurlu olduğunu, davalıların büyük manevi acı çektiklerini belirterek anne davacı ... için 25.000 TL, baba davacı ... için 25.000 TL, kardeş davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, anne davacı ... için 20.000 TL, baba davacı ... için 20.000 TL, kardeş davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı ... temyiz etmiştir. 1- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HUMK'nun 376. maddesi (HMK'nun 186.maddesi) uyarınca, tarafların tüm delilleri toplanıp inceledikten ve son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 388. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 389. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada Yasa'nın 381/son fıkrası hükmüne dayanılarak, zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır. İşte bu gibi hallerde, HUMK'nun 389. maddesine (HMK'nun 297 nci maddesi) uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun olarak gerekçeli kararın yazılması zorunludur. Esasen, kısa karar yazıp tefhim etmekle davadan el çekmiş olan hakimin, artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması yargılamanın aleniyetine, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa'nın 141. maddesi ile HUMK'nun yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksi düşünce ve uygulama yargının, yargıcın ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz. Somut olayda ise mahkemece, kısa kararda, hükmedilen manevi tazminatlara faiz uygulanmasına karar verilmediği halde, gerekçeli kararda hükmedilen manevi tazminatlara olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Bu durum karşısında, kısa ve gerekçeli kararlar arasında çelişki oluştuğundan, mahkemece 10.04.1992 gün ve 1992/7 esas, 1992/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı çerçevesinde, bu kısa kararla bağlı kalınmadan, yeni bir kısa ve buna uygun gerekçeli karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre, davalı ...'un diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı ...'un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı ...'un diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.