Hukuk Genel Kurulu 2010/4-215 E. , 2010/246 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/02/2010 Taraflar arasındaki “Manevi Tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın “reddine” dair verilen 20.11.2008 gün ve 29-370 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 7.7.2009 gün ve 1748-9125 sayılı ilamı ile; (…Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına s…
**Hukuk Genel Kurulu 2010/4-215 E. , 2010/246 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/02/2010 Taraflar arasındaki “Manevi Tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın “reddine” dair verilen 20.11.2008 gün ve 29-370 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 7.7.2009 gün ve 1748-9125 sayılı ilamı ile; (…Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar davacılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, öğretim üyeliği, milletvekilliği, bakanlık ve MİT Müsteşarlığı yapıp 1983 yılında ölen babaları H... A... G... hakkında “MİT’in Patronları” başlığı altında yayınlanan yazı dizisinin beşincisi olan 24 Aralık 2007 günlü sayıda babalarının fotoğrafı da verilerek yayınlanan ‘Gazeteciye Tecavüze kalkan MİT’çi” başlığı altında yayınlanan yazıda babalarının bir gazeteciye sarkıntılık ettiği, bu nedenle bakanlık görevinden alındığı, tarihe tecavüz girişimiyle geçtiği biçimindeki yayının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek manevi tazminat istemişlerdir. Davalılar ise dava konusu yazının yayımlanan dizi yazının bir bölümü olup gazeteci yazar N... A... ’ın ‘T... / A.., T... M... , A....-3” adlı kitabında açıkladığı bir taciz olayının gündeme getirildiğini, yazıda Hüseyin Avni Göktürk’ün biyografisi, açık kaynaklardan denenen bilgilere kamuoyunu bilgilendirme çerçevesinde yer verildiğini belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece haberin N.... A....’ın “T.. A..., T.. M... , A....-3’ adlı kitabı ile S... Y...’ın “B... P...” adlı kitabında yayınlanmış bilgilerden derlendiği, objektif gerçeklere uygun olduğu gerekçesiyle istem reddedilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekletilmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.