T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1529 Esas KARAR NO: 2026/121 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2021/761 Esas - 2022/265 Karar TARİHİ: 30/03/2022 BİRLEŞEN DAVA: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/933 Esas DAVA :Çek İstirdatı KARAR TARİHİ:22/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda veril…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1529 Esas KARAR NO: 2026/121 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2021/761 Esas - 2022/265 Karar TARİHİ: 30/03/2022 BİRLEŞEN DAVA: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/933 Esas DAVA :Çek İstirdatı KARAR TARİHİ:22/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin müteahhitlik alanında faaliyet gösterdiğini, davacının yaptığı işler karşılığında işlerini yaptığı .... Şti'den cemi meblağ 367.508,38 TL olan 25 adet çek aldığını, bu çeklerin haklı ve meşru hamili olduğunu, davacının çeklerinin İstanbul Pendik’te topluca çalındığını, çalınan çekler hakkında İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/149 E sayılı dosyası ile çeklerin iptalinin talep edildiğini ve bu süreçte ödenmemesi tedbiri alındığını, davacıdan çekleri çalan hırsızların daha sonra çekleri piyasada kullandıklarını,söz konusu çeklerin muhtelif cirodan sonra bankaya ibraz edildiğini, çek üzerindeki tedbir şerhine rağmen tahsil maksadıyla İstanbul 19.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyaları ile takibe konulduğunu, dava konusu çeklerin 15.07.2015 - 10.000,00 TL ... / .. ... / ..., 30.06.2015 - 4.000,00 TL ... / ... .../ ..., 20.07.2015 - 5.000,00 TL .../... .../... olduğunu, çeklerin çalınmasını müteakip davalıların sahte cirolarla kendi aralarında çeki ciro ederek ticari ilişki olmaksızın çeki ciro ile temlik aldığını, ... adına atılan cironun sahte olduğunu, dava konusu çekin ...Şti. unvanlı şirket tarafından davacıya ciro edildiğini, çekin ibrazdan sonra mevcut hali incelendiğinde davacının cirosu bulunmaksızın....Şti.’den sonra gelen ilk cirantaya geçtiğini, ciro silsilesinin kırıldığını ve ciro silsilesine göre çeki iktisap etmelerinin mümkün olmadığını, kırılan ciro silsilesinden sonra çeki elinde bulunduranların tamamının kötü niyetli olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu çek bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği davalılardan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğini, ayrıca haksız fiil işlendiğinden çekin ibrazı tarihinden itibaren işleyen ticari temerrüt faizinin davacıya ödenmesi gerektiğini ileri sürerek çalınan çeklerin davacıya iadesine, kabul anlamına gelmemekle birlikte çeki eline geçiren bir kısım hamililerin kötüniyetli ve ağır kusurlu olmamaları halinde, dava konusu çek bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği haksız fiil tarihi olan ve çekin ibraz tarihinden itibaren başlayan ticari temerrüt faizi ile beraber davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ayrıca haksız fiil işlendiğinden çekin ibrazı tarihinden itibaren işleyen ticari temerrüt faizinin davacıya ödenmesine, masarifi muhakeme ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin müteahhitlik alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin yaptığı işler karşılığında işlerini yaptığı .... Şti.'den cemi meblağı 367.508,38 TL olan 25 adet çek aldığını, yani bu çeklerin haklı ve meşru hamili olduğunu, müvekkilinin meşru hamili olduğu bu çeklerin İstanbul Pendik'te bir hırsızlık fiili ile müvekkilinin cebinden topluca çalındığını, çalınan bu çekler hakkında İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/149 E sayılı dosyası ile çeklerin iptali talep edildiğini ve bu süreçte ödenmemesi için tedbir kararı verildiğini, umumiyet itibariyle benzer hadiselerde olduğu gibi muhtemelen bu hadisede de hırsızların sahte ciro ve imzalar kullanmak suretiyle bu çeklerin sanki meşru hamilleriymiş gibi çekleri piyasada kullandıklarını, çalınan söz konusu çeklerin muhtelif cirodan sonra bankaya ibraz edildiğini, dava konusu 30.06.2015 tarihli 17.500 TL bedelli çek üzerindeki tedbir şerhine rağmen tahsil maksadıyla İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile takibe konulduğunu ileri sürerek hırsızlık suretiyle çalınan, kötüniyetli ve ağır kusurlu davalı hamiller tarafından kabzedilen çekin hüküm tarihine kadar çek bedelinin davalılarca herhangi bir şekilde tahsili halinde bu bedelin davacı müvekkiline iadesine, kabul anlamına gelmemek şartıyla, çeki eline geçiren bir kısım hamillerin kötüniyetli veya ağır kusurlu olmamaları halinde dava konusu çek bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği haksız fiil tarihi olan ve çekin ibrazı tarihinden itibaren başlayan ticari temerrüt faiziyle beraber davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının çekleri dava dışı üçüncü şahıs ...'dan aldığını ve diğer davalı olan ...’a teslim ettiğini, davaya dahil edilmeyen üçüncü şahsın 21.12.2015 tarihli dilekçesi ile çekleri davalıya teslim ettiğini kabul ve yazılı olarak beyanda bulunduğunu, bu kişinin davaya dahil edilmesi gerektiğini, dahil edilmez ise tanık olarak dinlenmesini istediğini, davalının iyiniyetli üçüncü şahıs olduğunu beyan ederek davanın reddine, masrafların davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Ciro silsilesinin bozuk olmadığını, kötüniyetli iktisabın sözkonusu olmadığını, bu çeklerin alacağa karşılık alındığını, işbu nedenle sebepsiz zenginleşme olmadığını beyan ederek davanın reddine, masrafların davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 30/03/2022 tarihli ve 2021/761 Esas - 2022/265 Karar sayılı kararında;"....Davacı, dava konusu çeklerin yetkili hamili olduğunu, çekler elinde iken çekleri elinde olmayan sebeplerle yitirdiğini ve TTK 704.maddesi gereğince davalıların çekleri kötü niyetle iktisap etmiş olduklarını veya iktisaplarında ağır kusurlu bulunduklarını ispatlamak zorundadır. Davacının ve dava dışı .... Şti'nin ticari defter kayıtlarında davaya konu çeklerin .... Şti'nin borcuna karşılık davacıya verildiği tespit edilmiş olup davacı tarafın şikayeti üzerine açılan soruşturma dosyası ile de davacı tarafça dava konusu çeklerin yetkili hamili olduğunu ve çeklerin çalındığı kanıtlanmakla birlikte davacının ve .... Şti'nin davalılar ..., ... ve ... ile herhangi bir ticari ilişkilerinin bulunmadığı, davaya konu çeklerdeki ciro silsilesinin düzgün olduğu anlaşılmış, davalıların çekleri kötü niyetle iktisap etmiş oldukları veya iktisapta ağır kusurlu bulundukları, ızrar kastı ile çekleri elde ettikleri yazılı delil ile kanıtlanamadığından ve maddi vakıanın tanıkla kanıtlanması mümkün ise de hukuki ilişkinin özü yönünden tanık dinlenemeyeceğinden ...'un beyanlarına itibar edilmeyerek asıl ve birleşen davaların reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, ''Asıl ve birleşen davaların reddine,Harçlar Kanununca asıl davada alınması gerekli 80,70 TL ve birleşen davada alınması gerekli 80,70 TL ilam harcı olmak üzere toplam 161,40 TL harçtan asıl davada peşin yatırılan 324,48 TL harç ile birleşen davada yatırılan 27,70 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılmış olan 190,78 TL harcın asıl ve birleşen davanın davacısına iadesine,Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 5.100,00 TL avukatlık ücretinin asıl ve birleşen davanın davacısından alınarak asıl davanın davalısı ...'a verilmesine,Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 5.100,00 TL avukatlık ücretinin asıl ve birleşen davanın davacısından alınarak asıl davanın davalısı ...'a verilmesine,Asıl davada davalı ... tarafından yapılan 50,00 TL tebligat giderinin asıl ve birleşen davanın davacısından alınarak asıl davada davalı ...'a verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket yetkilisi tarafından ticari faaliyetleri dolayısıyla doğan alacakları karşılığında .... Şti.'den ciro edilerek alınan ve toplam tutarı 367.508,38 TL olan çeklerin çalındığını, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/21554 soruşturma numaralı dosyasında şikayet üzerine başlatılan soruşturmanın devam ettiğini, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/149 Esas sayılı dosyasında açılan "Çek İptali" dosyasında bankaya ibraz edilmeyen 13 adet çekin iptaline ve ibraz edilen diğer çekler için taraflarına istirdat davası açmak için süre verildiğini, süresi içinde açılan davalardan birinin de bu dosya kapsamında yargılamasının yapılmakta olduğunu, Asıl davada dava konusu çeklerin çalındıktan sonra davalı ... tarafından ciro edilerek ...'a verildiğini ve bu kişi tarafından önce bankaya ibraz edildiğini, daha sonra da icra takibine konu yapıldığını, İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün ... ve ... sayılı dosyasında takibe konulan çekin tahsil edildiğini ve dosyanın infaz edildiğini, birleşen davada dava konusu çekin ise ... tarafından İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında takibe konulan çekin tahsil edildiğini ve dosyanın infaz edildiğini, Asıl davada davalılar ile dava dışı ...'un dosya kapsamı ile uyuşmayan çelişkili beyanları, dosyaya sunmuş oldukları müvekkil şirket kayıtları, .... Şti.'nin kayıtlarının iddialarını destekler nitelikte olduğunu, davalıların kasıtlı olarak birden fazla ciro yoluna gittiklerini, .... Şti.'den sonra gelen ciro sahibi ...'ın çekleri sadece ulaştırma işi gördüğünü, herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığını açıkça beyan ettiğini, kendisinden önceki ciro ile herhangi bir ilişkisi olmadığını, bu durumda ...'ın .... Şti ile ticari faaliyetinin olması gerektiğini, bunun da söz konusu olmadığını, dava dışı ...'un delillendirilmeyen çelişkili beyanlarını kabul etmenin mümkün olmadığını, tüm bunların ciro silsilesinin bozulduğunun ve davalıların kötüniyetli hareket ettiklerinin açık göstergesi olduğunu,Birleşen davada davalı ... tarafından sunulan faturanın gerçek olmadığının bilirkişi raporuyla kanıtlandığını, davalı ... ile ... arasında başka bir ciranta da olmadığını, iki ciranta arasında herhangi bir ticari faaliyet olmadığına göre bu çekin iyiniyetli bir şekilde iktisabının mümkün olmadığını, Asıl davada davalıların elinde bulundurdukları ve aynı şekilde ciro ederek kullandıkları başka çekler yönünden de istirdat davası açıldığını ve yargılamanın devam ettiğini, Tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alındığında davalıların ispat edilmiş herhangi bir ticari faaliyet olmaksızın tamamen kötü niyetli olarak çeki ciro ederek kullandıklarını, aralarında herhangi bir alacak / borç ilişkisinin olmadığını, buna ilişkin hiçbir bilgi / belge sunmadıklarını, kötü niyetlerini kamufle etmek için araya ciro eklediklerini, aradaki ciro sahibinin beyanlarının ciro silsilesinin bozuk olduğunun ispatı olduğunu, birleşen davada ise sahte bir fatura üzerine bina edilmiş ticari ilişkiden hareketle çek iktisap edildiği beyan edilmişse de bu hususun gerçekle örtüşmediğinin ispat edildiğini, aynı sebeple reddedilği halde her iki davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dairemizin 11/11/2021 tarih ve 2019/2356 Esas - 2021/1577 Karar Sayılı kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir.Asıl ve Birleşen Dava, davacının rızası dışında elinden çıkan çeklerin istirdadı veya bedelin tazmini istemi ile açılmış olup, yargılama sırasında çek bedellerinin icra dosyasına ödenmesi nedeniyle çek bedelinin istirdadı istenilmiştir.Mahkemece, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş ve karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin müteahhitlik alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin yaptığı işler karşılığında işlerini yaptığı .... Şti.'den meblağı 367.508,38 TL olan 25 adet çek aldığını, müvekkilinin bu çeklerin haklı ve meşru hamili olduğunu, müvekkilinin meşru hamili olduğu bu çeklerin İstanbul Pendik'te bir hırsızlık fiili ile müvekkilinin cebinden topluca çalındığını, çalınan bu çekler hakkında İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/149 E sayılı dosyası ile çeklerin iptalinin talep edildiğini ve asıl dava konusu çeklerin davalı ... tarafından, birleşen davaya konu çekinde birleşen dosya davalısı ...'ın bankaya ibrazı üzerine mahkemece verilen süre içinde eldeki istirdat davasını açtığını beyan etmiştir.Davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde;6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Somut olayda; Davacı taraf, dava konusu çekleri yaptığı işler karşılığında ....Şti.'den teslim aldığını beyan ettiği,bu hususun ibraz edilen bilirkişi raporu ile tespit edildiği, dolayısıyla davacının meşru hamil olduğu anlaşılmakta ise de; Asıl davaya konu çeklerdeki ciro silsilesinde dava konusu çeklerin dava dışı ciranta ....ŞTİ tarafından ...'a, onunda ...'a ciro ettiği, ... tarafından bankaya ibraz edildiği ve banka tarafından İstanbul Anadolu 1 ATM.nin 2015/149 Esas sayılı dosyasında 27/04/2015 tarihinde verilen tedbir kararına istinaden çek üzerinde herhangi bir işlem yapılamadığının belirtildiği görülmektedir. Davacı, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalılardan ... ise çekin yetkili hamili olduğunu savunmuştur.Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2018/5363 Esas, 2018/7977 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, Davalı ...'ın yetkili hamil olması için ciro silsilesinde yer alan imzaların gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu bulunmayıp, 6102 sayılı TTK’nın 686. maddesi hükmüne göre, bu hususta, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir. Dava konusu çeklerde mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmez. Emsal nitelikteki Yargıtay 11. HD'nin 2014/10768 Esas- 2014/20288 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, davalının çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğü yoktur. Davalının çekin rıza dışında elden çıktığını bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerekir. Çekin rıza dışı elden çıkması halinde ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerekmektedir.Dava konusu çekleri çeklerde ciro imzası olmayan dava dışı ...'un davalı ...'a teslim etmek üzere davalı ...'a verdiği, davalı ...'ın çeke beyaz ciro ile hamil olduğu anlaşılmış olup 6102 Sayılı TTK. Nın 790 maddesine göre; cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Aynı kanunun 792 Maddesinde; Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Bu durumda ispat yükü çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalı hamilin çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ileri sürüp kanıtlaması gerekmektedir. Ancak somut olayda bu husus kanıtlanamamıştır.Davalı yasal hamilin dava konusu çeklerin çalıntı olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği hususunda dosyada bir delil ve emarenin de bulunmamasına göre, yasal koşulları oluşmayan davalılardan ... yönünden açılan istirdat davasının reddine yönelik kurulan hüküm gerekçesinde davacı vekilinin istinaf nedenleri de karşılanmış olmakla, davalılardan ... yönünden asıl davanın esasına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Somut olayda, asıl davaya konu çeklerin yasal hamilinin asıl dava davalısı ... olduğu, diğer davalı ...'ın yasal hamil olmadığı, bu durumda mahkemece davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumetten reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, husumet itiraza ilişkin olup her aşamada resen gözetileceğinden HMK. 355 maddesi uyarınca dairemizce resen gözetilmiştir.Mahkemenin kabulüne göre de vekalet ücreti yönünden inceleme yapıldığında; Asıl dava da, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın aynı sebepten reddine karar verildiği ve davanın reddi sebebinin ortak olup mahkemece davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmayıp davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde;Birleşen dava konusu çek incelendiğinde, dava dışı ciranta ....ŞTİ tarafından çekin birleşen dosya davalısı ...'a, ciro edildiği, ... tarafından bankaya ibraz edildiği ve banka tarafından İstanbul Anadolu 1 ATM.nin 2015/149 Esas sayılı dosyasında 27/04/2015 tarihinde verilen tedbir kararına istinaden çek üzerinde herhangi bir işlem yapılamadığı anlaşılmıştır.Davacı tarafından İstanbul Anadolu 1 ATM.'in 2015/149 Esas sayılı dosyası ile açılan çek iptali davasının yapılan yargılaması sırasında, birleşen dosya davalısı ... tarafından ibraz edilen 03/11/2015 tarihli dilekçe ile; ... seri nolu, 30/06/2015 keşide tarihli ve 17.500 TL. Tutarlı çeki,...Şirketi ile olan ticari ilişki nedeniyle ibraz ettiği fatura bedelinin ödemesi olarak bu şirket tarafından cirolanarak verildiğini ve çek bedelinin yapılan takip sırasında keşideci tarafından ödendiğini beyan etmiştir.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; Davacının 2015 yılına ait ticari defterlerinin davacı lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterler kayıtlarında dava konusu olan 15.07.2015 vade tarihli 10.000 TL tutarındaki çeki, 30.06.2015 vade tarihli 4.000 TL tutarındaki çeki, 20.07.2015 vade tarihli 5.000 TL tutarındaki çeki ve 30.06.2015 vade tarihli 17.500 TL tutarındaki çeki ... Alınan çekler hesabının borç tarafına kaydettiği, dava dışı olan....Şti ‘yi ... nolu hesapta izlemekte olup dava konusu çekleri tahsil ettiğinde ... nolu hesabın alacak kısmına kaydettiği, dava dışı....Şti ile olan cari hesap hareketlerini ve dava konusu çekleri ticari defterlerine usulüne uygun olarak kaydettiği ve dava konusu çeklerin davacı ile....Şti arasında ticari ilişkiden kaynaklı olarak düzenlendiği görüşüne ulaşıldığı, dava dışı olan ....Şti ile cirantalardan ...‘ın....Şti firmasına 26.01.2015 tarihli ... nolu ... ... olarak Kdv dahil 17.409,56 TL tutarında kesmiş olduğu faturaya ilişkin inceleme yapıldığında, sözkonusu faturanın ... firmasının ticari defter kayıtlarında kaydedilmediğinin görüldüğü, ...Şti tarafına ait Şubat 2015 tarihli BA formu incelendiğinde de ... ... olmadığının tespit edildiği, ... firması ile ... ... arasında ticari bir ilişkinin olmadığı belirtilmiştir.Bilirkişi raporuna ekli davalı ... tarafından düzenlenen fatura üzerine dava dışı... Şti'nin ... ile ticari ilişkisi olmadığı, söz konusu faturanın kendilerine teslim edilmediğinin not olarak yazılıp şirket kaşesinin vurularak kaşe üzerinin imzalandığı görülmüştür.Bu tesbitlere göre birleşen davaya konu çekin davacının uhdesinde iken çalındığı ve birleşen dosya davalısı ...'ın iyiniyetli hamil olmadığı tesbit edilmekle, mahkemece birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak; dosya kapsamı, mahkemenin kabul ve gerekçesi ve istinaf sebepleri gözetildiğinde; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılması ve dairemizce asıl davada; Davalı ... yönünden açılan davanın esastan reddine, davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumetten reddine, birleşen dava yönünden davanın kabulüne yönelik yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2022 tarih ve 2021/761 Esas - 2022/265 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Asıl dava yönünden; a-Davalı ... yönünden açılan davanın ESASTAN REDDİNE, b-Davalı ... yönünden açılan davanın PASİF HUSUMETTEN REDDİNE, 3-Birleşen dava yönünden;Davanın KABULÜ ile, dava konusu ... seri nolu, 30/06/2015 keşide tarihli ve 17.500 TL. tutarlı çek bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Asıl Davada; a) Harçlar Kanununca asıl davada İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibari ile alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcının davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 324,48.TL harçtan mahsubu ile bakiye 243,78 TL harcın talep halinde asıl dava davacısına iadesine, b) İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin asıl dava davacısından alınarak asıl dava davalısı ...' e verilmesine, c) İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2 maddesi gereğince hesap ve takdir olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin asıl dava davacısından alınarak asıl dava davalısı ...'a verilmesine, d) Asıl davada davalı ... tarafından yapılan 50,00 TL tebligat giderinin asıl ve birleşen davanın davacısından alınarak asıl davada davalı ...'a verilmesine, e) Asıl davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Birleşen Davada; a) Harçlar Kanununca birleşen davada alınması gerekli 1.195,43 TL harçtan davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.167,73.TL harcın birleşen davanın davalısı ...' dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, b) Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 17.500,00 TL vekalet ücretinin birleşen dava davalısı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, c) Birleşen davada davacı tarafından sarf edilen 38,00 TL tebligat giderinin davalı ...' dan alınarak davacıya verilmesine, 6-Asıl ve Birleşen Davada; a) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde asıl ve birleşen dava davacısına verilmesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 7-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından asıl ve birleşen dava yönünden yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 8-Dairemiz karar tarihi itibariyle asıl dava yönünden davacıdan alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar harcından, davacı tarafından istinaf aşamasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,3 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Birleşen dava yönünden davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 10-Davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 272,00 TL posta masrafı ile birleşen dava yönünden yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere; toplam 492,7 TL yargılama giderinin birleşen dava davalısı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 11-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 12-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.