T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/995 KARAR NO:2026/424 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:08/02/2022 NUMARASI:2019/536 Esas - 2022/109 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ:18/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/995 KARAR NO:2026/424 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:08/02/2022 NUMARASI:2019/536 Esas - 2022/109 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ:18/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili sigorta şirketinin, dava dışı sigorta ettiren ... ile ... sayılı ... Poliçesi düzenleyerek, dava dışı sigortalı ... A.Ş.'nin ... Mah. 3386 ada, 1 parsel, Ataşehir'deki inşaatının risklerini %35 oranında teminat altına aldığını, dava dışı sigortalının inşaatında vinç ihtiyacı hasıl olduğunda günü birlik işler için saat başı ücret karşılığında vinci operatörü ile kiralama usulüne göre çalıştırıldığını, 15.05.2017 tarihinde dava dışı sigortalının, Ataşehir'deki inşaat alanında ... adı verilen soğutma grubu ürünlerinin blok çatılarına yerleşimi konusunda davalı ... şirketi ile çalıştığını, davalının bu hususta düzenlediği faturaların mahkemeye sunulduğunu, davalının, soğutma grubu ürünleri olan chillerleri E, D8, D11 bloklarının çatılarına sorunsuz şekilde yerleştirdiğini, G blok çatısına ... yerleşimi esnasında ise, ... vinç ile çatıya çıkarıldıktan sonra vincin kancalarından bir tanesinin ... ünitesinin ilgili mapasından boşaltılmadan, operatör tarafından vince yukarı kaldırma hareketi yaptırılması üzerine kancanın bataryayı sıyırarak ezildiği ve hasara sebep olduğunu, kazanın davalı vinç operatörünün dikkatsizliği ve hatası sonucunda meydana geldiğini, bu hususun kaza tespit tutanağı ile tutanak altına alındığını, söz konusu zarardan davalı şirketin sorumlu olduğu, ekspertiz raporunda; ... marka, ... model, ... seri nolu, 2016 yılı üretimi ... ünitesinin hasarlanmış olduğunun tespit edildiğini, yapısal bir bozulmaya uğrayan bataryanın onarım imkanı olmadığı ve yenisi ile değiştirilmesi gerektiğinin belirlendiğini, eksper tarafından sovtaj ve muafiyet uygulanarak 43.323,04 TL tutarında hasar tazminat bedeli hesaplandığını, müşterek sigorta dağılımı neticesinde müvekkil şirketin eksper raporunda tespit edilen hasar tutarı oranında (%35), yani 15.163,06 TL tutarında hasar tazminat bedeli ödemek zorunda kalındığını, davacı şirkettin Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu ve davalıya 26.02.2018 tarihli ihtarname göndererek ödemek zorunda kaldığı bedelin tahsilini talep ettiğini, davalı şirketin ödeme yapmaması üzerine, İstanbul 8. İcra Dairesi'nin ... Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı haksız ve mesnetsiz şekilde icra takibine itiraz ederek takibi durduğunu beyan ederek davalının icra takibine vaki haksız itirazlarının iptali ile takibin icra inkar tazminatı, ticari faiz, yargılama harç ve masrafları eklenerek devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile ;Davalının, davacı tarafın sigortalısının inşaat alanında çalışma yaptığını, işi teslim ederken “çalışma puantajı” ile kusursuz iş teslimi yaptığına yönelik belge aldığını, vaki çalışma puantajında davacı tarafın sigorta yetkilisinin ismi ve imzasının da yer aldığını, puantaj üzerine hiçbir aksi duruma ilişkin yazı yazılmadığını, ilerleyen süreçte yapılan işin faturasının, davacı tarafın sigortalısına düzenlendiğini, iş ayıpsız yapıldığı için bu fatura bedelinin hiçbir ihtirazi kayıt konmaksızın davacı tarafın sigortalısı tarafından ödendiğini, davacı tarafın sigortalısı tarafından davalı şirkete hiçbir zaman yazılı ya da sözlü bir ayıp bildiriminde bulunulmadığını, davalı tarafından işin gerektiği şekilde yapıldığını, iş teslim tutanaklarının, davacı tarafın sigortalısı tarafından imzalandığını ve işin bedelinin de tahsil edildiğini, davalıya hiçbir ayıp ihbarında bulunulmamışken ilerleyen süreçte davacı tarafından mesnetsiz bir icra takibi başlatıldığını beyan ederek davacının davasının reddine, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, "...Ekspertiz tarafından sovtaj ve muafiyet uygulanarak 43.323,04 TL hasar tazminat bedeli hesaplandığı, davacı şirket tarafından dava dışı sigorta ettirene 15.163,08 TL ödeme yapıldığı, dava konusu “…G blok çatısına ... yerleşimi esnasında ise, ... vinç ile çatıya çıkartıldıktan sonra vincin kancalarından bir tanesinin ... ünitesinin ilgili mapasından boşaltılmadan, operatör tarafından vince yukarı kaldırma hareketi yaptırılması üzerine meydana gelen olay” hakkındaki hasara ait ödenen bedelin rücuen tazmini hakkında başvuruya engel bir durumun söz konusu olmadığı, davacı tarafından, geçerli bir sigorta sözleşmesi kapsamındaki hasarın ödenmesi ile rücu şartların varlığı tespit edilmekle davacı sigorta şirketinin rücu hakkını kullanmasının hukuka aykırılığının tespit edilmediği, hasarın vinç operatörünün dikkatsizliği/hatası sebebiyle oluştuğu kabul edildiğinde davacı sigorta şirketinin rücu hakkına dayanan tazminat alacağı şartlarının oluştuğu, sigorta poliçesinin TTK hükümlerine göre ticari iş olarak kabul edilmesi ve tarafların tacir olması nedeniyle 15.551,48 TL asıl alacak, tazminat alacağı bedeline avans faiz talep edilebileceği, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği yasal faizi talep edebileceği tespit edilmekle birlikte, ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz hesabının, ödeme tarihi tespit edilemediğinden yapılamadığı rapor edilmiş, davacı tarafça sunulan 23.02.2018 tarihli ödeme makbuzu ve TTK 23.maddesinde belirtilen ayıp hususundaki itirazların aydınlatılması ve faize yönelik ek rapor alınması amacıyla dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 05.01.2021 tarihli ek rapora göre, sigorta poliçesinin TTK hükümlerine göre ticari iş olarak kabul edilmesi tarafların tacir olması nedeniyle 15.551,48 TL asıl alacak bedeline avans faiz talep edilebileceği, ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş avans faizinin 573,00 TL olduğu, rapor edilmiş, davalı tarafın ek rapora karşı itirazlarının değerlendirilmesi ve tahkikat yönünden bir eksiklik kalmaması amacıyla TTK 23.maddesi kapsamında ayıp hususunda ek rapor alınması için heyete hukukçu bilirkişi eklenmek suretiyle dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 26.05.2021 tarihli ek rapora göre, dosyada hasar tespitine yönelik yer alan eksper raporunda hasarın, ... ünitesinin vinç ile kaldırılması şeklinde meydana geldiği, vinç operatörünün tam kusuru olduğu ve davalı firmaya hasar konusunda rücu imkanı olduğu tespitlerinin bulunduğu, kaza tespit tutanağında da vinç makine formeninin imzasının bulunduğu, her ne kadar ayıp ihbarına yönelik bilgi ve belgeye rastlanılmamış ise de, davalı vinç şirketince gerçekleştirilen hizmet sırasında vinç şirketince yollanan vinç operatörünün de imzasının bulunduğu kaza tespit tutanağının eksper raporuyla örtüşmesi karşısında halefiyet hakkının doğacağı rapor edilmiş, rapora itirazlar olduğundan, itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı üç kişilik heyetten ek rapor alınmış, 18.10.2021 tarihli ek rapora göre, davalı şirket tarafından gerçekleştirilen hizmet sırasında kaza tespit tutanağı ve vinç operatörünün eylemiyle hasarın gerçekleştiğinin eksper raporunda yer aldığı, aksinin ispatına rastlanmadığı gözetilmekle halefiyet hakkının doğacağının tespit edildiği, bilirkişilerin önceki raporlardaki görüş ve kanaatleri ile son alınan ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu görülmüş, bilirkişi kök ve ek raporlarının bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu, hasarın meydana gelmesinde davalı yanın kusurlu olduğu, TTK 1472. maddesinde öngörülen halefiyet kurallarına ilişkin maddi şartların olayda gerçekleşmiş olduğu, ayıp ihbarına yönelik bilgi ve belgeye rastlanılmadığı ancak davalı vinç şirketince gerçekleştirilen hizmet sırasında vinç şirketince yollanan vinç operatörünün kaza tespit tutanağında imzasının bulunduğu, davacının takip talebinde yıllık %9,00 oranında yasal faiz isteminde bulunduğu ve yasal faize hükmedilebileceği, her ne kadar icra takibi 15.551,84 TL asıl alacak ve 1.562,96 TL işlemiş faiz üzere toplam 17.114,80 TL üzerinden yapılmış ise de, tespit edilen alacağın 15.551,48 TL asıl alacak, 573,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.124,48 TL olması karşısında, davanın kısmen kabulü ile İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, toplam 16.124,48 TL (15.551,48 TL asıl alacak, 573,00 TL işlemiş faiz olmak üzere) üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 15.551,48 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 8.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, toplam 16.124,48 TL (15.551,48 TL asıl alacak, 573,00 TL işlemiş faiz olmak üzere) üzerinden takibin devamına, 15.551,48 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,00 oranında yasal faiz uygulanmasına, İİK 67/2. maddesi gereğince 15.551,48 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 3.110,30 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş istinaf dilekçesinde; Müvekkilimiz, söz konusu çalışma işlemini hiçbir kaza ve zarar meydana getirmeden gerçekleştirdiğini ve işlemin tamamlanmasından sonra maliki olduğu iş makinasını da alarak çalışma alanından ayrıldığını, daha sonra iddia olunan kazanın müvekkil ile hiç bir alakası bulunmadığını, dosyaya sunulan puantajlarda imzası bulunan şantiye şefi ...'ı dava dışı sigortalı ... Grubu çalışanı iken ve bu durum defalarca beyan edilmesine rağmen müvekkilimiz çalışanı olarak addedilerek hatalı karar verildiğini, dayanak yapılan kaza tespit tutanağında müvekkil şirket yetkilisi ve çalışanın imzası bulunmadığını, ayrıca sigortalı hizmeti tam aldığına ilişkin puantajları imzaladığını ve hizmet bedelini tam ve kayıtsız ödediğini, sigortalı hiçbir zaman hizmet ayıbına ilişkin bir bildirimde bulunmadığını, T. T. K.’nın 23 maddesi de beraber değerlendirildiğinde ortada dava dışı sigortalının müvekkilimiz aleyhine herhangi bir hususu ileri sürmesinin mümkün olmayacağını, dolayısıyla davacı sigorta şirketinin de sigortalı yerine geçtiğinde müvekkilimiz şirket aleyhine bir iddiada bulunmasının mümkün olmayacağını ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, “İşyeri Sigorta Poliçesi“ kapsamında sigortalı işyerinde meydana gelen yangın sonucu ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır.Dosya kapsamına göre; davacı sigorta şirketi nezdinde, dava dışı sigortalı ...'na ait Ataşehir'de bulunan inşaatının risklerinin %35 oranında teminat altına alan 20/01/2017-30/09/2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere... Poliçesi düzenlendiği, inşaatın yapımında, soğutma grubu ürünlerin bloklarının çatılarına Vinç yardımı ile çıkarılması sırasında soğutma grubu ürünlere zarar verildiğinden bahisle dava dışı sigortalıya 23/02/2018 tarihinde 15.163,06 TL ödeme yapıldığı, davalı vinç operatörünün dikkatsizliği ve hatası nedeniyle zararın meydana geldiği iddia olunarak ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tazmini amacıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nin "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan sigorta sözleşmesi ve ödeme belgeleri dikkate alındığında, yargılamaya görevli mahkemede devam olunmuş olup davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.İstanbul 8.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı sigorta şirketi tarafından davalı ... şirketi aleyhine davaya konu poliçe kapsamında ödenen hasar bedeline ilişkin 15.551,84 TL işlemiş faiz, 1.562,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.114,80 TL üzerinden icra takibi yaptığı, davalı borçlunun yasal süresi içinde itiraz dilekçesi vererek borca itiraz ettiği görülmüştür.Dava dışı sigortalının inşaatındaki vinç ihtiyacı için davalı şirketten alınan hizmet sırasında düzenlenen kaza tespit tutanağı " 15.05.2017 Pazartesi günü soğutma grup ürünleri blok çatılara yerleşimi plandığı. E, D8, D11 bloklara sorunsuz olarak çatı yerine vinç ile yerleştirildiği, G blok çatısına ... yerleşimi esnasında cihaz kaza sonucu hasar gördüğü, Hasar cihaz çatısına koyulduktan sonra mapa kancaları sökülmesi esnasında kasaya takılarak kasada serpantinde ve fan gövdesinde hasar oluştuğu, ... taşıma esnasında işveren firma yetkilisi Mak. Mühendisi ..., vinç formeni ..., yüklenici firma yetkilisi ... taşıma esnasında bulunduğu " şeklinde düzenlenmiş olup hazır bulunduğu belirtilen kişilerce imzalanmıştır.... tarafından düzenlenen bila tarihli ve sayılı ekspertiz raporunda; ... marka, ... Model, ... seri no.lu, 2016 yıllı ... ünitesinin; vinç operatörünün dikkatsizliği sebebiyle kırılma olarak belirlenmiş olup, gerçekleşen riziko için poliçede teminat bulunduğunun görüldüğü, hasarın, görünüm ve saptalar itibariyle ibraz edilen beyan ve beyanlardaki tarih ve şekle uyduğu kanaatine varılarak sovtaj ve muafiyet uygulanarak 43.323,04 TL hasar tazminat bedeli hesaplanmıştır.Mahkemece, hasar tespitine yönelik yer alan eksper raporu ve dayanak yapılan kaza tespit tutanağı ile hükme esas alınan bilirkişi raporuna istinaden hasarın, ... ünitesinin vinç ile çatıya çıkartılması sonrasında vincin kancalarından 1 adedinin ... ünitesinin ilgili mapasından boşaltılmadan, operatör tarafından vince yukarı kaldırma hareketi yaptırılması üzerine kancanın bataryayı ezmesi şeklinde meydana geldiği, hasarın vinç operatörünün dikkatsizliği/hatası sebebiyle meydana geldiği kabul edilmiştir. Davalı vekili her ne kadar davacı tarafın sigortalısı tarafından davalı şirkete hiçbir zaman yazılı ya da sözlü bir ayıp bildiriminde bulunulmadığını, davalı tarafından işin gerektiği şekilde yapıldığını, iş teslim tutanaklarının, davacı tarafın sigortalısı tarafından imzalandığını ve işin bedelinin de tahsil edildiğini ileri sürmüş ise de davaya konu uyuşmazlık verilen hizmet bedelinden kaynaklanmadığı, hizmetin ifası esnasında, yardımcı kişinin işin görülmesi sırasında verdiği iddia olunan zararın TBK 116. Maddesi uyarınca tazmini talep edildiğine göre dava dışı sigortalının ayıp ihbarında bulunması zorunluluğu yoktur.Birden çok kişinin aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olması konusu borçlar hukukunda düzenlenmiş olup yardımcı kişinin işin görülmesi sırasında başkalarına vermiş olduğu zarardan adam çalıştıranın sorumluluğu iki ayrı şekilde ele alınmıştır. Somut olayda tatbiki gereken yardımcı kişinin davranışından sorumluluğun ikinci türü olan, TBK 116. maddede düzenlenmiştir.Burada borçlu, borcun ifasında yardımcı kişi kullanmaktadır. TBK 116’da zarar gören alacaklı ile borçlu arasında daha önce kurulmuş bir sözleşme ilişkisi vardır. Bu maddede, sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde borçlunun, borcun ifasında veya bir borçtan doğan hakkın kullanılmasında, çalıştırdığı yardımcı kişinin işini gördüğü sırada alacaklıya vermiş olduğu zarardan sorumluluğu düzenlenmiştir.Bu nedenle " TBK 116. maddesinde düzenlenen yardımcı kişinin eyleminden sorumluluk, bir sözleşme ilişkisi nedeniyle borçlunun, borcun ifası dolayısıyla alacaklının uğradığı zarardan doğan bir akdi sorumluluk olup yasada adam çalıştıranın sorumluluğunda olduğu gibi yardımcı kişinin eyleminden sorumlulukta böyle bir kurtuluş kanıtı getirme olanağı yoktur." (Kılıçoğlu, Ahmet M., Borçlar Hukuk Genel Hükümler, 23. Bası, Ankara 2019, s. 827-828) Bu durumda davaya konu soğutma grubu ünitelerinde meydana gelen zararın, davalı tarafça hizmetin verildiği sırada, davalının çalıştırdığı yardımcı kişinin yani vinç operatörünün dikkatsizliği/hatası sebebiyle meydana geldiği ispatlanması gerekmektedir. Mahkemece vinç operatörü ...'ın da imzası bulunduğundan kaza tespit tutanağı esas alınmış ise de davalı tarafça dayanak yapılan kaza tespit tutanağı kabul edilmemiş, ...'ın kendi çalışanı olmadığı, dava dışı Varyap grubu çalışanı olduğu ileri sürüldüğüne göre, kaza tutanağında imzası bulunan ...'ın davalı çalışanı olup olmadığı, davalı adına işin görülmesi için hizmet verip vermediği, kaza tespit tutanağı kendisi tarafından imzalanıp imzalandığı ve içeriğinin gerçeği yansıttıp yansıtmadığı tespit edilmeden davalının zarardan sorumlu tutulması hatalı olmuştur. O halde mahkemece yapılacak iş, kaza tespit tutanağında imzası bulunan ...'ın olay meydana geldiği tarihte SGK kayıtları çıkartılarak, ...'ın duruşmaya çağrılarak davalı şirket çalışanı olup olmadığı, davalı tarafından verilen Vinç Hizmetinin kendisi tarafından yerine getirilip getirmediği, davaya dayanak yapılan kaza tespit tutanağının kendisi tarafından imzalanıp imzalanmadığı, tutanağın içeriğinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı sorularak inkarı halinde gerektiğinde imza incelemesi de yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle; eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/02/2022 tarihli ve 2019/536 Esas 2022/109 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davalının tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde davalıya iadesine, 4-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/03/2026