T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2020/1578 KARAR NO : 2025/1240 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 06/02/202…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2020/1578 KARAR NO : 2025/1240 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 06/02/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/498E., 2020/65K. KARAR TARİHİ : 25/12/2025 YAZIM TARİHİ : 25/12/2025 Asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle; tefrikten önce mahkemenin 2012/335 Esas sayılı dosyasına davacılar tarafından sunulan dava dilekçesiyle; davacıların ortağı olduğu kooperatifin, 333 ortağının bulunduğunu, 205 kişiye konut tahsisi yapıldığını ve konutların tapuya tescil edildiğin, kalan 128 adet ortağa ise konut tahsisi yapılmadığını,konut tahsis edilmeyen ortaklar için eşitliğin bozulduğunu, 03.06.2012 tarihli olağanüstü genel kurulda konut tahsis edilen üyelerden aidat alınarak kooperatife verilmesi ve her bir davacıya kira kaybı tazminatı ödenmesi konusunda gündemin 3,4 ve 5. Maddelerinde alınan genel kurul kararlarının kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, ileri sürerek, genel kurul kararlarının iptali ile 03.06.2012 tarihi itibarinden aylık 1.000,00 TL aidat alınmasını ve kooperatife verilmesini, her bir üyeden şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 205.000,00 TL tazminatın tahsil edilerek davalı kooperatife verilmesini, ..., ... ve ...ndan 2 üyelik hakkı olarak tahsilini, kira kaybı tazminatlarının tespiti ile her bir davacı üye için şimdilik 3.000,00 TL'den 228.000,00 TL kira kaybı tazminatının davalı kooperatiften alınarak davacılara verilmesini, tüm taleplerine ilişkin olarak yasal faizlerin tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1299 Esas sayılı dosyasında davacı özetle, davalı ... nun parasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle takip yapıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince; "Dava, alacak ve kooperatif genel kurul kararının iptali; Birleşen dava ise; koooperatif aidat alacağına yönelik yapılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine İ.İ.K.nun 67.maddesine göre açılan itirazın iptali davasıdır. Davanın yasal bir yıllık süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı kooperatif vekili mahkememizin 2018/498 Esas sayılı dosyasında zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de, ortaklık ilişkisi devam ettiği sürece zaman aşımı süresi işlemeyeceğinden itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. 1-Mahkememizin 2018/498 Esas sayılı dosyasında, dava dilekçesi, kooperatif kayıtları, genel kurul toplantı tutanağı, bilirkişi heyet raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Davacı taraf eldeki davada, 03.06.2012 tarihli olağanüstü genel kurulunda gündemin 3, 4 ve 5. maddelerinde alınan kararların iptalini ve aidatların mahkemece belirlenmesini talep etmiştir. Bilirkişi heyet raporunun, usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülmüştür. 03.06.2012 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında gündeminin 3, 4 ve 5. maddelerinde alınan kararların iptali talebine yönelik yapılan incelemede; Anılan genel kurul toplantısı, Bakanlık Temsilcisi gözetiminde yapılmış olup, kooperatife kayıtlı 329 ortaktan 191'inin asaleten ve vekaleten katılım ile yapılmıştır. Buna göre, toplantı nisabı (1/4) fazlasıyla sağlanmış olup, karar nisabı da 96 olmaktadır. ... Davacıların "dava açma şartlarının bulunup bulunmadığı" yönünden yapılan tespit ve değerlendirme; a ) Bir aylık hak düşürücü süre yönünden: KK'nın 53. maddesine göre; genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı takip eden günden başlamak üzere bir ay içinde dava açılması gerekmektedir. Alınan kararların iptali istenilen genel kurul toplantısı ise 03.06.2012 günü yapılmış olup, dava ise 03.07.2012 günü açılmış olmakla, bir aylık hak düşürücü içerisinde huzurdaki davanın açıldığı tespit edilmiştir. b)Ret oyu ve muhalefet şerhi yönünden: İptal davasını açma şartlarından ilki, toplantıya katılan ortağın alınan karara ret oyu vermiş olmasıdır. Genel Kurul Tutanağının incelenmesinde, ret oylarının sayılarının tutanağa işlendiği ancak kimlerin red oyu verdiklerinin ayrı ayrı yazılmadığı görülmüştür. Davacılardan; ..., ...'ün muhalefet şerhlerinin bulunduğu görülmüştür. Yerleşik içtihatlara göre iptal davasının açılabilmesi için, alınan karara karşı sadece ret oyu kullanılmış olması yeterli olmayıp, ayrıca muhalefet şerhinin de tutanağa geçirilmesi gerekir. Davalı kooperatifin 03.06.2012 tarihinde yapılan olağan üstü genel kurulunda alınan kararların "kanuna , ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı, iptalinin gerekip gerekmediği" yönünde yapılan değerlendirme; KK'ye göre; genel kurulda alınan kararların "kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile yine kanunda belirtilen şartlar dahilinde iptal davası açabilmektedir. (K.K. m.53). Bahsi geçen genel kurul toplantısında karar nisaplarının sağlandığı tespit edilmiştir. Gündemin 3.maddesi ile ilgili olarak; Kooperatif Ana sözleşmesinin 59. maddesine göre; konutlar; arsa durumuna, projeye, ortakların ihtiyaç ve tercihlerine göre değişik tip ve gruplar halinde planlanabilir. Yaptırılacak konutlar ile 61. Maddede belirtilen genel hizmet tesislerinin sayı, cins ve özellikleri, kooperatifin amacına ve ortakların ihtiyaçlarına uygun olarak genel kurulca belirlenir. Bu belirleme sırasında, konutların gerek tip ve gruplar, gerekse diğer özellikleri itibariyle, ortakların isteklerine göre dağıtılması esası da kararlaştırılabilir. Davalı kooperatif ise, davalı kooperatifte ise konutların etap ve etapların içerisinde kısımlar olarak inşa edildiği görülmüştür. Hal böyle olunca da her etabın kendi içerisinde eşit vecibe ve haklara sahip olmalarının ve bu yönde gündemin 3. maddesinde yukarıdaki gibi karar alınmasının ana sözleşmenin yukarıdaki hükmüne aykırı bir yönünün bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Gündemin 4. Maddesi ile ilgili olarak; Bu madde içerisindeki görüşmelerde: "ortakların bir kısmına ayrıcalıklı olarak mevcut konutları için kura çektirilmesinin ve adlarına tapuya tescil edilmesi konusunun (tapu iptali davası açmak dahil) görüşülüp karara bağlanması" önergesinin oylanması sonucunda 40 kabul oyuna karşılık 125 oyla ret edildiği anlaşılmıştır. Esasında, bir kısım ortaklara ayrıcalıklı olarak mevcut konutlar için kura çektirilmesine ve adlarına tapu tescillerinin yapılmasına yönelik önerge reddedilmiş olmakla, ortaklar arasında ayrıcalığı da yer verilmesi de önlenmiş olmaktadır. Bu nedenle, söz konusu önergenin reddedilmesinin kanun, anasözleşme ve iyiniyet esaslarına aykırı yönünün bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Gündemin 5. maddesi ile ilgili olarak ; Kira bedellerine ilişkin verilen üç ayrı önergenin 115, 117 ve 111 ret oylarıyla reddedildiği tespit olunmuştur. Konut sahibi olan ortaklardan kira bedeli talep edilmesi de sonucu itibariyle, bir aidat belirlemesinden ibarettir. Bilindiği üzere, KK'nın 42. maddesinin birinci fıkrasına göre genel kurul bütün ortakları temsil eden en yetkili organıdır. Genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkilerinin sayıldığı maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendi ile "Kanun veya ana sözleşme ile Genel Kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek" de genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkileri arasında sayılmıştır. Kooperatif ana sözleşmesinin 21 ve 23. maddelerine göre de, ortaklardan toplanacak aidat miktarını ve ödeme şeklini belirlemek genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkili arasında sayılmıştır. Şu halde, davalı kooperatifin, iptali istenen gündemin 5. maddesinde, kira bedeli karşılığı olarak aidat belirlememiş olması, genel kurulun kendi takdir ve yetkisindedir. Bu nedenlerle, gündemin iptali istenen 5. maddesinde alınan kararın kanun, ana sözleşme ve iyi niyet esaslarına aykırı yönünün bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Aidatların mahkemece belirlenmesi talebine yönelik yapılan incelemede; kooperatif ana sözleşmesinin 21. ve 23. maddelerine göre aidat belirleme yetkisinin tamamen genel kurula ait olduğu, genel kurulda kira bedeli karşılığı aidat belirlenmesi gerektiği yönündeki huzurdaki davada karar alınması söz konusu olamayacağı, zira mahkemelerin genel kurul yerine geçerek aidat belirleyemeyebileceği, bu nedenle davacının eksik ödemeleri bulunan ortaklardan bu ödemelerinin 4 eşit taksitte kooperatife ödemelerinin istenmesi ve keza her bir ortakdan 03.06.2012 tarihinden itibaren aylık 1.000 TL aidat alınmasını talep etmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda belirtilen nedenlerle; Yukarıda isimleri belirtilen dava açma şartı bulunan davacılar yönünden, iptali istenen gündemin 3, 4 ve 5. maddelerinde alınan kararların kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olmadığı, diğer davacıların muhalefet şerhlerini tutanağa geçirmediklerinden dava açma şartını yerine getirmedikleri; kooperatif ana sözleşmesinin 21. ve 23. maddelerine göre aidat belirleme yetkisinin tamamen genel kurula ait olup mahkemelerin genel kurul yerine geçerek aidat belirlemesi mümkün olmadığı anlaşılmakla Mahkememizin 2018/498 Esas sayılı dosyasında davanın reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1299 Esas sayılı dosyasında, dava dilekçesi, kooperatif kayıtları, ikinci bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporu, davacı kooperatif genel kurul toplantı tutanakları ile kooperatif kayıtlarına göre, davalı ...’nun icra takip tarihi itibariyle 806,25 TL aidat borcunun ve 81,84 TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 888,09 TL borcunun bulunduğu, bu nedenle davalının itirazının kısmen haksız olduğu anlaşıldığından birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1299 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile; Davalının Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2013/18121 Esas sayılı dosyasında 806,25 TL asıl alacak, 81,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 888,09 TL alacağa yönelik itirazının iptali ile, icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa %5 faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine; davalının likit olan borca haksız olarak itirazda bulunduğu belirlenmekle İ.İ.K.'nun 67/2. maddesi gereğince alacağın %20'si oranında 161,25 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..."karar verilmiştir. Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada aleyhe vekalet ücreti hükmedelmesi halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usule ve yasaya uygun olmadığını, nispi vekalet ücretine hükmedilen miktarın da hatalı olduğunu, Birleşen dava yönünden ise; hatalı ve hukuksuz bilirkişi raporlarının esas alınarak hüküm kurulduğunu, Kooperatifler Kanunu'na göre aidat belirleme yetkisinin münhasıran genel kurula verildiğini, o halde sadece genel kurullara bakılarak ve müvekkilinin içinde bulunduğu etap gözetilerek bir inceleme yapılması gerekirken, ortakların yapmış oldukları ortak ödemeler, kooperatif defterleri vs. İncelenerek varsayımsal bir inceleme yapılmasının haksız ve hukuksuz olduğunu beyan ederek; asıl ve birleşen dava yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Asıl dava, genel kurul kararının iptali, tazminat; birleşen dava ise, kooperatif aidat alacağına yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. I- İstinaf incelemesine konu olan ilk derece mahkemesinin gerekçeli karar başlığı incelendiğinde, asıl ve birleşen davada davacının tüzel kişiliği, davalının ise ... olarak olarak gösterildiği ancak Uyap taraf kayıtlarında davacıların ... ve ..., davalının ise kooperatif tüzel kişiliği olduğu görünmektedir. Karar özeti ile içeriğinden ise asıl davada kooperatifin genel kurul kararının iptali ile tazminat istendiği belirtilmiş olup, yazılı olanın aksine davacı yanın üyeler olduğu davalının kooperatif olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece asıl dosyanın 2018/335 E sayılı dosyadan tefrik edildiği belirtilmiş olduğundan bu dosya incelendiğinde, asıl davada 76 davacının 203 davalıya dava açtıkları, birleşen dosyada ise kooperatifin ... ya karşı itirazın iptali davası açtığı görülmüştür. 21.06.2018 tarihli karar duruşmasında, davalı kooperatif aleyhine açılan davaların tefrik edildiği ara karara bağlanmıştır. Devam hüküm ile ise; bazı davacıların (10 kişi), gerçek kişi davalılar hakkındaki davalarının feragat nedeniyle reddine, iki davacının davasının açılmamış sayılmasına, davacı gerçek kişilerin davalı diğer gerçek kişiler aleyhine açtıkları dava yönünden husumet bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu durumda; tefrik edilen iş bu davanın taraflarının tespiti ve sıfatlarıyla ilgili hatalı işlem yapıldığı, davacı/ların davalı, davalının davacı/lar yerinde yer aldıkları ve davacı sayısının eksik olduğu, tefrik kararının ikmalinde hata yapıldığı sabittir. Hüküm kısmında da isim belirtilmeksizin hüküm kurulduğundan, açıklanan hususların basit bir maddi hata olarak kabulü mümkün değildir. Tüm bu açıklamalara göre; HMK 297.madde kapsamında usulüne uygun denetime elverişli bir gerekçeli karar bulunmadığından, tefrik kararına uygun olarak tarafların ve taleplerin tek tek tespiti ve açıklanması,her bir talep hakkında değerlendirme yapılması ve usulüne uygun olarak yargılama yapılarak denetime uygun karar tesisi için kararın kaldırılması gerekmiştir. II- Kararın kaldırılması nedenine göre asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Yukarıda (I) nolu bentte belirtilen nedenlerle, HMK'nın 297 ve 355. maddeleri uyarınca, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/498E., 2020/65K. sayılı dava dosyasında verdiği 06/02/2020 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, Yukarıda (II) nolu bentte belirtilen nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine, 3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 25/12/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...