İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, Covid-19 pandemi sürecinde müvekkilinin davalıya 3.000 adet toplam 22.500-TL'ye antibakteriyel jel satımı için anlaşıldığını, davalının bu kapsamda 11.000-TL ödeme yaptığını, fakat sonrasında davalının kendi siparişinin iptal olması sebebiyle müvekkiline verdiği …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2359 KARAR NO: 2026/306 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/06/2022 NUMARASI: 2021/93 Esas - 2022/505 Karar DAVA: Menfi Tespit-İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/02/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, Covid-19 pandemi sürecinde müvekkilinin davalıya 3.000 adet toplam 22.500-TL'ye antibakteriyel jel satımı için anlaşıldığını, davalının bu kapsamda 11.000-TL ödeme yaptığını, fakat sonrasında davalının kendi siparişinin iptal olması sebebiyle müvekkiline verdiği siparişi iptal ettiğini belirterek ödediği 11.000-TL'nin iadesini istediğini, müvekkili iade etmeyince davalının bu bedelin tahsili için müvekkiline karşı .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlattığını, takip kesinleşince haksız haciz işlemleri uygulandığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 23/02/2021 tarihli dilekçesiyle,icra dosyasında cebriicra yoluyla toplam 15.070,26-TL'nin 11/02/2021 tarihinde tahsil edildiğini, menfi tespit davasının İİK 72/6 gereğince istirdada dönüştüğünü belirterek ödenen bedelin istirdadına karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili,taraflar aralasındaki sözleşmeye göre 11.000-TL ödendiğini, davaya konu antibakteriyel jellerin mevzuat uyarınca biyosidal ürün tanımına girdiğini, 31/12/2009 tarihli ......'de yayımlanmış Biyosidal Ürünler Yönetmeliği biyosidal ürünlerin piyasaya sunulması için Sağlık Bakanlığı nezdinde ruhsatlandırılması veya tescili gerektiğini, müvekkilinden ürünlerin Sağlık Bakanlığı ürün ruhsatı/onay belgesini istenildiğinin davacıya iletildiğini ancak davacının belgeyi müvekkiline vermediğini, bu nedenle müvekkilinin müşterisinin siparişi iptal ettiğini ve haklı olarak iptal edilen sipariş nedeniyle ödenen avansın iadesi istenildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu antivirütik ve antibakteriyel el dezenfektanı ürününün 04/03/2020 üretim ve 03/03/2024 son kullanma tarihli olduğu, ürüne ait Sağlık Bakanlığı çevre sağlığı birimlerince tedarik edilen ... ürün kaydının yapılması ve İzinli Biyosidal Ürünler Listesinde yer alması cas numarası, ürün adı ve ruhsat geçerlilik süresi vs. gibi kayıtlarının bulunması gerektiği, davacının fason olarak ürettirdiği ürünün ruhsat veriliş tarihinin 12/04/2021 ve geçerli olduğu tarihin 12/04/2023 olarak belirtildiği, ruhsat veriliş tarihinin 08/02/2021 dava tarihinden dahi sonra olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, müvekkilinin davalının sipariş ettiği ürünün hazır edilmesine rağmen üründe istenilen özellikler bulunmadığından bahisle davalının siparişi iptal ederek yaptığı 11.000-TL ödemeyi iade istediğini, böyle bir durumun kabulü halinde dahi davalının TTK gereğince bildirim yapması gerektiğini, buna karşın davalının müvekkiline yaptığı haksız takibin ödeme emrinin gözden kaçması sonucu kesinleştiğini ve ferileriyle beraber müvekkilinden tahsil ettiği tutarın istirdatının gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesi kapsamında davacının davalıdan aldığı peşinat bedelinin iadesi başlatılmış icra takibinden borçlu olunmadığının tespiti akabinde istirdadı ilişkindir.TBK'nın karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde temerrüde ilişkin "Seçimlik haklar" başlıklı 125. maddesi "(1) Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. (2) Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. (3) Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Davalı alacaklı tarafından 15/09/2020 tarihinde başlatılan .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibinde, davalının davacıdan 11.000-TL asıl alacak ve 741,75-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.741,75-TL'nin davalıdan tahsilinin istenildiği; takibin kesinleştiği,eldeki davanın açılmasından sonra, 11/02/2021 tarihinde toplam 15.070,26-TL'nin tahsil edildiği anlaşılmaktadır.Alınan bilirkişi raporunda, ürünün Sağlık Bakanlığı ruhsatına tabi olduğu, davacının sunduğu ürüne ait ruhsatın veriliş tarihinin 12/04/2021 ve geçerli olduğu sürenin ise 12/04/2023 olduğu tespit edildiği , ruhsatın 31/12/2009 tarihli 4. Mükerrer.....'de yayımlanmış Biyodisal Ürünler Yönetmeliği'nin 14. maddesine göre verildiği, ruhsat tarihinin 07/05/2020, veriliş tarihi ve nedeninin "12/04/2021, geçici ruhsattan ruhsata geçiş" ve ruhsatın geçerli olduğu sürenin ise 12/04/2023 olarak belirtildiği, siparişe konu ürünlerin üretim tarihinin 20/03/2020 olduğu tespit edilmiştir. Somut olayda, davalının davacıdan 3.000 adet el dezenfektanını 22.500-TL'ye satın alması konusunda anlaşmaya varılmış ve 11.000-TL davacıya 16/03/2020 tarihinde ödenmiştir. Davacının davalıya gönderdiği 13/03/2020 tarihli whatsapp mesajında İngilizce dilinde ürünün güvenlik bilgi belgesi ve analiz sertifikasının gönderildiği; davalının davacıya gönderdiği, 20/03/2020 tarihli mesajda, ürünün Sağlık Bakanlığı ruhsatının gönderilmesini istediği, 26/03/2020 tarihli mesajda davalının alacağı ürünleri satacağı müşterisinin siparişi iptal etmesi nedeniyle, davacıya verdiği siparişi de iptal etmek istediği, davalının siparişleri hazır ettiği ancak ruhsatı davalıya göndermediği, 11/05/2020 tarihli yazışmada peşinatın iadesi istenilmiştir. Taraflar arasında yazılı bir satım sözleşmesi bulunmasa da, aralarındaki yazışmalara ve ürünlerin imal edildiği 20/03/2020 tarihinde teslime hazır hale geldiği, peşinatı davacıya ödemiş davalının aynı tarihte ürünlerin Sağlık Bakanlığı ruhsatını istemesine rağmen, ruhsatın davalıya gönderilmediği tartışmasızdır. Davacı, bu tarihlerde ürünün ruhsatının bulunduğunu iddia etmemektedir. Dosyaya sunulan ruhsatta, ruhsat tarihi 07/05/2020 olarak görünmekte olup bu tarihin geçici ruhsat tarihi olduğu, daimi ruhsatın 12/04/2021 tarihinde verildiği, her iki tarih de baz alındığında, sözleşme ve teslim tarihlerinde ürünün geçici ruhsatı dahi yoktur. Buna göre Sağlık Bakanlığı ruhsatına tabi olan ürünün ruhsatı bulunmadığından, davalının siparişi iptal etme talebini davacıya yönelttiği 26/03/2020 tarihli sözleşmeden dönme işlemi haklı bulunmaktadır. TBK'nın 125. maddesi gereği, dönme halinde her iki taraf da aldığını birbirine iade edeceğinden, davacının 16/03/2020 tarihinde davalıdan tahsil ettiği 11.000-TL'yi iade etmesi gerekmektedir. Sözleşmeden dönme hakkını haklı olarak kullanmış davalının, bu kapsamda icra takibi başlatarak alacağını tahsil ettiği anlaşıldığından, davacının menfi tespit ve istirdat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 63,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/02/2026