İSTİNAF KARAR TARİH: 24/04/2026 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin,davalı şirkete mal satışında bulunduğunu,davalı şirketin fatura bedelini ödemediğini, müvekkili şirketin alacağını tahsil edebilmek için İstanbul 1. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında başlattıkları icra takibine davalı tarafından ödeme yapılmadığı gibi itiraz ed…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/637 KARAR NO : 2026/785 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/02/2026 NUMARASI : 2025/269 Esas - 2026/138 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 15/04/2025 İSTİNAF KARAR TARİH: 24/04/2026 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin,davalı şirkete mal satışında bulunduğunu,davalı şirketin fatura bedelini ödemediğini, müvekkili şirketin alacağını tahsil edebilmek için İstanbul 1. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında başlattıkları icra takibine davalı tarafından ödeme yapılmadığı gibi itiraz edildiğini belirterek takibe itirazın iptaline,alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını,davacının taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduğuna dair senet mahiyetinde yazılı bir delil sunulmadığını, HMK nın 200 maddesi uyarınca dava değeri dikkate alındığında hukuki ilişkinin ancak yazılı delille ispat edilebileceğini,davacının ispat yükünü yerine getirmediğini, satışa konu malların müvekkiline teslim edildiğine dair delil sunulmadığını, mal satışını iddia eden davacının bu teslimi belgeleyememiş olmasının davanın reddini gerektirdiğini, Davacının 208.348,66- TL tutarında alacaklı olduğunu ileri sürmesine rağmen sadece 201.812,60- TL tutarında fatura sunduğunu, bu durumun beyanlar arasında çelişki yarattığını, ayrıca davacının sunduğu cari hesap ekstresi ile fatura tutarlarının birbirini karşılamadığını, bu nedenle kayıtların güvenilirliğinin bulunmadığını, huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece,alınan kök ve ek bilirkişi raporunda"...takibe konu alacağın dayanağını oluşturan 20.03.2024, 24.04.2024 ve 24.06.2024 tarihli toplam dört adet e-Faturanın, GİB sistemine usulüne uygun biçimde kaydedildiği, her biri için aynı tarihli irsaliyeler düzenlendiği,taraflara ait 2024 yılı yasal defter kayıtlarının e-Defter formatında oluşturulduğu ve beratlarının süresinde GİB sistemine yüklendiği,beratlarının yasal süresi içerisinde GİB sistemine yüklendiği, defter kayıtlarında davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 208.348,66- TL alacaklı olduğu, , davacının e-faturalarının davalı defterlerine işlendiği ve 30.11.2024 tarihi itibarıyla davalının davacıya 208.348,65 TL borçlu olduğu,tarafların yasal defterlerinde yer alan borç tutarının birbiriyle birebir uyumlu olduğu," yönünde kanaat bildirildiğini, rapor dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğu gerekçesiyle davalının itirazının iptali ile alacağın %20'si oranda hesaplanan icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, mahkemece hatalı karar verildiğini, taraflar arasında sözleşme ilişkisi olduğuna dair delil sunulmadığını, HMKnın200 maddesi uyarınca, dava değeri göz önünde alındığında davacının, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi kurulduğuna dair senet mahiyetinde yazılı bir delil sunamadığını, sözleşme ilişkisinin varlığı ispatlanamadığı gibi satışa konu olduğu iddia edilen malların müvekkiline teslim edildiğine dair bir delil de sunulmadığını, davacı taraf, 208.348,66-TL alacaklı olduğunu iddia etmesine rağmen 201.812,60-TL tutarında fatura göstererek çelişkili beyanda bulunduğunu, davacının cari hesap ekstresi ile sunduğu faturaların uyuşmadığını,hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, alınan ek raporda müvekkilinin defterleri yeterince incelenmeden bir önceki rapordaki tespitler ile yetinildiğini,gerekçe sunulmadan müvekkili aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, cari (açık) bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. HMK'nın 222.maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Her iki yanın ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının düzenlediği faturaların davalının ticari defterlerinde,davalının ödemelerinin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ,her iki tarafın ticari defterlerindeki kayıtların mutabık olduğu, icra takip tarihi itibariyle, her iki tarafın ticari defterlerinde davalının davacıya 208.348,66 TL borçlandığı belirlenmiştir. TTK'nın 21/2. Maddesine göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delille ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK'nın 222. maddesine bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davacının faturaları ve alacağı davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen Davalı taraf bu yolda bir delil göstermemiş soyut olarak borcu olmadığını ileri sürmekle yetinmiştir.Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu,davalının 208.348,66- TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve davalının kendi ticari defterlerinde kaydı bulunan alacağın likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 14.232,29-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.583,70-TL harcın mahsubu ile kalan 10.648,59-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/04/2026