T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/542 - 2026/780 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/542 KARAR NO : 2026/780 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/11/2023 NUMARASI : 2022/147 E. - 2023/446 K. DAVACILAR DEVREDEN : DEVRALAN : VEKİLLERİ : DAVALILAR : VEKİLİ : : 2- VEKİLİ : DAVANIN KONUSU :…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/542 - 2026/780 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/542 KARAR NO : 2026/780 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/11/2023 NUMARASI : 2022/147 E. - 2023/446 K. DAVACILAR DEVREDEN : DEVRALAN : VEKİLLERİ : DAVALILAR : VEKİLİ : : 2- VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/11/2023 Tarih ve 2022/147 Esas - 2023/446 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, müvekkillerinden t A.Ş.'nin 2018/90681 sayılı "" ibareli, 2018/90692 sayılı "" ibareli, 2019/77512 sayılı "" ibareli, 2019/79216 sayılı " " ibareli markalarının bulunduğunu ve bu markalar ile ilgili hak ve yetkilerini diğer davacıya devrettiğini, davalı şirketin ise bu markalar ile iltibas yaratacak şekilde 2020/150356 sayılı "& " ibareli markanın adına tescilini talep ettiğini, müvekkilinin başvuruya itirazının YİDK'nın 2022-M-2056 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa her iki tarafa ait olan markalarda “” ibaresinin ortak ve esas unsur bulunduğunu, davalının markasındaki “ ibarelerinin verilen hizmete istinaden kullanılan ibareler olduğunu, " ibaresi “köpek ve kedi yiyeceği” anlamına geldiğinden herhangi bir ayırıcılığı bulunmadığını, müvekkilinin markalarının 5, 31 ve 35. sınıflarda, davaya konu "barf&more" markasının da 29, 31 ve 35. sınıflarda ortak mal ve hizmetleri kapsayacak şekilde başvurulduğunu, davaya konu markanın 29. sınıf hizmetleri içerisinde bulunan emtialarının müvekkiline ait markaların 35. sınıf hizmetleri içerisinde bulunmasından ötürü iltibas durumunun ortaya çıktığını, her iki markanın karıştırılma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, "" ibaresinin Türkçe hiçbir anlamının bulunmadığını, bu ibarenin müvekkilinin ticari unvanı olduğunu, davalının husumet itirazının yerinde olmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalı TÜRKPATENT'in 25.02.2022 tarih ve 2022-M-2056 sayılı YİDK kararının iptaline, davalıya ait 2020/150356 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, davacılardan A.Ş'nin aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacının TÜRKPATENT nezdinde ileri sürmediği itirazları davada da ileri süremeyeceğini, taraf markaları arasında benzerlik oluşmadığını, "" ibaresinin sektörde ayırt ediciliği düşük ve zayıf olduğunu, davacı markalarının herkesçe bilinen markalar olmadığını ve müvekkilinin kötü niyetli bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "şekil+bareli marka başvurusu ile davacıya ait emtia benzerliği olan 2018/90692 sayılı "+şekil" ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, aynı zamanda dava konusu markanın kapsamında yer alan 29. sınıftaki "et,balık,kümes ve av hayvanlarının etleri ile hernevi işlenmiş et ürünleri" ve 31. sınıfta yer alan "hayvan yemleri" yönünden de emtia benzerliğinin oluştuğu, taraf markaları arasında bu emtialarda SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulunun bulunduğu, bunun dışında kalan emtialarda ise iltibasın oluşmadığı, "" ibaresinin yabancı bir kelimenin ( ) kısaltması olduğu ve bunun Türkçesinin "biyolojik olarak kedi ve köpekler için uygun gıdaların çiğ olarak verilmesi" olarak tanımlama anlamına geldiği şeklindeki TÜRKPATENT YİDK kararının gerekçesinin, Türkiye'deki ortalama tüketici kesiminin bir kanaati olduğu sonucuna varılamayacağı, zira ortalama düzeydeki tüketicinin yabancı bir terimin tercümesini veya kısaltmasını bilebileceğinin ya da tahmin edebileceğinin söylenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu TÜRKPATENT'in 2022-M-2056 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/150356 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 29. sınıftaki "et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile hernevi işlenmiş et ürünleri" ve 31. sınıfta yer alan "hayvan yemleri" malları açısından YİDK kararının kısmen iptaline, markanın bu emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, benzerliğin sadece 2018/90692 sayılı "+şekil" markası ile değil, 2018/90681 sayılı "şekil+" markası için de söz konusu olduğunu, ayrıca 35. sınıfın geniş bir sınıf olup içinde "et balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" ve "hayvan yemleri"inin de yer aldığını, dolayısıyla benzerlik ve karıştırma ihtimalinin 35. sınıf açısından da oluşacağını, davada haklılıkları ortada iken avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine mahkum edilmelerinin de yerinde olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kısmen ret kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, .Ş.'nin dava tarihi ve YİDK itiraz tarihi itibariyle markanın sahibi olmadığı gibi işbu davayı açma hak ve yetkisine de sahip bulunmadığını, bu sebeplerle mahkemece taraf teşkili sağlanamadığından usulden reddine karar verilmesi gerekirken davaya devam olunduğunu, mahkemece bilirkişi raporundaki tespitler göz ardı edilerek, "" ibaresinin anlamını ve sektördeki kullanılış biçimini dikkate almadığını, tüketici kitlesinin sektörde kullanılan "" ibaresinin ne olduğunu bildiğini, "" ibaresinin ticari hayatta yaygın kullanımı olduğunu ve özellikle davada çekişme konusu olan "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri; Hayvan yemleri" yönünden ayırt ediciliğinin bulunmadığını, ayırt ediciliği olmayan ibare üzerinden benzerlik ilişkisi kurulduğunu, davalı markasının bir bütün olarak değerlendirilmesi ve bu değerlendirme yapılırken baskın ve ayırt edici esas unsur konumunda olan logonun göz önüne alınması gerektiğini, davacı markasının esas unsuru konumunda olan logosu ile davalı markasının esas unsuru konumunda olan logonun tamamen farklı olduğunu, bütünsel olarak değerlendirildiğinde görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde markaların birbirinden farklı bulunduğunu, bu farklılığın ortalama tüketici kitlesi tarafından da algınabileceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve talebleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davada aktif husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın açıldığı tarihteA.Ş. adına kayıtlı mesnet marka bulunmadığını, marka hakkının devren diğer davacıya geçtiğini, bu nedenle lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usule ve kanuna açıkça aykırı olduğunu, davacının Türk Patent nezdinde ileri sürmediği itirazları dava ile de ileri süremeyeceğini, müvekkiline ait "şekil+&g " ibareli marka ile davacıya ait "+şekil", "+şekil", " +şekil" ibareli markalar arasında görsel, fonetik ve bütünsel olarak bıraktığı toplu intiba bakımından benzerlik bulunmadığını, bu nedenle nispi tescil engeline dair şartların oluşmadığını, "" kelimesinin ticari bir marka olarak değil de bir kavram olarak tanımlanabileceğini, mamaları satın alacak kitlenin özenli ve dikkat seviyesi yüksek kişiler olduğu da dikkate alındığında, ilgili ibarenin kendi sektöründe genel bir ifade olduğunun fark edileceğini, tüketicilerin "" ibaresinin neyin açılımı olduğunu bilmese dahi kavramsal olarak ibareyi kullandığını, "" ibaresinin davanın konusunu oluşturan 29. sınıftaki "Et,balık,kümes ve av hayvanlarının etleri ile hernevi işlenmiş et ürünleri" ve 31. sınıf "Hayvan yemleri" emtiası bakımından tanımlayıcı nitelikte olduğunu ve ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, piyasada "" ibaresini içeren, bu ibare ile aynı veya benzeri mal veya hizmetler için tescilli/tescil başvurusunda bulunulan pek çok markanın bulunduğunu, ayrıca davacının markalarının tanınmışlığına ilişkin iddiada bulunmasına rağmen, herhangi bir somut delil sunamadığını ve mahkemenin bu iddiaya ilişkin ret kararı vermediğini, mahkemenin kararının gerekçeden yoksun olduğunu, maddi olgu ve tesis edilen karar arasında ölçüsüzlük bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1- Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2- Davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; işlem dosyasının incelenmesinden, davalı Şirket tarafından 01.12.2020 tarihinde 2020/150356 sayılı "& " ibareli marka tescil başvurusunun yapıldığı, başvuru kapsamında 29 ve 31. sınıf mallarla, 35. sınıf hizmetlerin yer aldığı, davacılardan AŞ tarafından 2018/90692, 2018/90681, 2019/79216 ve 2019/77512 sayılı markalara dayalı olarak, karıştırılma tehlikesi gerekçesiyle başvuruya itiraz edildiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın reddedildiği, daha sonra Markalar Dairesi Başkanlığının 23.11.2021 tarihli yazısına göre 2018/90681 ve 2019/77512 sayılı, 02.12.2021 tarihli yazısına göre 2018/90692 sayılı, 16.12.2021 tarihli yazısına göre 2019/79216 sayılı itiraza mesnet markaların diğer davacı Şirkete devir işlemlerinin gerçekleştirilerek sicile kaydedildiğinin bildirildiği, bu karara karşı diğer davacı Ltd. Şti. tarafından, markaların devralındığının ve bundan sonraki işlemlerin kendileri nezdinde yapılmasını talep ettikleri bildirilmek suretiyle itiraz edildiği, YİDK'in 25.02.2022 tarih ve 2022-M-2056 sayılı kararıyla itirazının reddedildiği, ret kararının 26.02.2023 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da iki aylık süresi içerisinde 22.04.2023 tarihinde işbu davayı açtığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne dair karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğundan, istinaf incelemesine konu uyuşmazlık, dava konusu başvuru ile YİDK tarafında redde mesnet alınan markalar arasında, SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığıdır. Öncelikle dava konusu marka başvurusuna, davacı AŞ tarafından itiraz edilmiş ise de Markalar Dairesi Başkanlığının yukarıda anılan yazılarından anlaşıldığı üzere, YİDK kararına mesnet markalar, Markalar Dairesi kararından sonra, YİDK kararından önce, diğer davacı Şirkete devredilmiş ve devir işlemleri gerçekleştirilmiş olup, artık davacı 99 Elektromarket Sanayi ve Ticaret AŞ'nin bu markaya dayalı olarak bir hak ileri sürmesi mümkün olmadığından, diğer bir deyişle davaya konu YİDK karar tarihi ve dava tarihi itibariyle davacı AŞ, redde mesnet markanın maliki bulunmadığından, anılan Şirketin işbu davayı açmakta da aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, gerek YİDK kararının iptali davasında, gerekse de hükümsüzlük davasında, davacı AŞ'nin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek, anılan davacı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu davacı yönünden de işin esasına girilmesi doğru olmamıştır. Davacı Hayvancılık İmalat Pazarlama İthalat ve İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi yönünden ise işin esasının incelenmesi gerekmektedir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi dava konusu markanın kapsamında yer alan 29. sınıftaki "et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile hernevi işlenmiş et ürünleri" ve 31. sınıfta yer alan "hayvan yemleri" malları açısından, emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği açıktır. Bunun dışında kalan emtialarda ise iltibas koşulu oluşmamıştır. Marka işaretlerinin karşılaştırmasına gelince; dava konusu marka başvurusu, “barf&more dog and cat food” ibaresi ile kelimelerin üstünde konumlandırılmış bir şekil unsurundan oluşmaktadır. Dava konusu markanın şekil unsurunu, sırt sırta vermiş bir adet kedi ve bir adet köpek çizimini ve bir adet yeşil bir adet turuncu daire şekli içermektedir. Davacı markasında ise siyah zemin üzerine yeşil karakterle "" ibaresinin bulunduğu, bunun solunda kırmızı renkte köpek ve siyah renkte kedi figürlerinin olduğu görülmektedir. Bu haliyle taraf markalarının asli unsurları "" ibaresi olup, markalarda yer alan diğer unsurlar tali konumdadır. Her ne kadar mahkemece, ortalama düzeydeki tüketicinin yabancı bir terimin tercümesini veya kısaltmasını bilebileceğinin ya da tahmin edebileceğinin söylenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de mahkemece alınan ve aralarında gıda mühendisi ile pazarlama uzmanının bulunduğu bilirkişi heyet raporunda da açıklandığı üzere, taraf markalarında ortak yer alan "" ibaresi, " (biyolojik olarak uygun çiğ gıdalar)" teriminin kısaltması olarak, ilgili çevrede sıkça kullanılmakta olup, hayvanlar için bir nevi çiğ gıda diyetini ifade etmektedir. Yine aynı bilirkişi raporunda, anılan ibarenin hayvan beslenmesinde özel bir anlamının bulunduğu, hatta " Beslenme" diye bir beslenme çeşidinin olduğu bildirilmiştir. Benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ortalama tüketici kitlesi de "hedef tüketici" kitlesidir. Bu durumda "et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile hernevi işlenmiş et ürünleri" ve "hayvan yemleri" malları açısından ayırt edici niteliği bulunmayan bir ibarenin, tek bir kişinin tekeline verilmesi düşünülemez. Açıklanan tüm bu hususlar da gözetildiğinde, Dairemizce "" ibaresine ilaveten kullanılan diğer ibare ve şekillerle dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı ve taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varılmış, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince, davacıAŞ'nin aktif husumet ehliyetinin olmadığı, diğer davacı yönünden ise dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda açıklanan (1) no'lu bentte davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda açıklanan (2) no'lu bentte davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 20/11/2023 gün ve 2022/147 Esas - 2023/446 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davacı A.Ş. tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE, 4-DavacıTicaret Ltd.Şti. tarafından açılan davanın ESASTAN REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin olarak alınan 80,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30-TL'nin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı A.Ş. yönünden dava aktif husumet yokluğundan reddedildiğinden ve davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin, davacı 99 Elektromarket Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den alınarak davalılara verilmesine, 7-Davacı İmalat Pazarlama İthalat ve İhracat Sanayi Ticaret Ltd.Şti. yönünden dava esastan reddedildiğinden ve davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin, davacı Hayvancılık İmalat Pazarlama İthalat ve İhracat Sanayi Ticaret Ltd.Şti.'den alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 9-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yatırılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı şirkete verilmesine, 10-Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından istinaf aşamasında yatırılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı Kuruma verilmesine, 11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333), 12-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 13-Davalılar tarafından peşin olarak ayrı ayrı yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde davalılara ayrı ayrı iadesine, 14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2026 Başkan Üye Üye Katip 239505 Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.