İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... isimli şahsın sevk ve idaresindeki... plakalı aracın sebebiyet …
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/2392 KARAR NO: 2026/619 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/11/2020 NUMARASI: 2016/787 Esas - 2020/492 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... isimli şahsın sevk ve idaresindeki... plakalı aracın sebebiyet verdiği 24/07/2008 günlü trafik kazasında ...'nın hayatını kaybettiğini, ...'nın annesi olan ...'nın bu suretle kızının desteğinden yoksun kaldığını, ne var ki ...'nın da 13/07/2014 tarihinde hayatını kaybettiğini, müvekkillerinin 13/07/2014 tarihinde hayatını kaybeden ...'nın mirasçıları olduğunu beyanla, ...'nın sağlığında hak ettiği destek tazminatına karşılık olmak üzere fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ise davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendiril -erek; görülmekte olan davada davacılar tarafından ......'nın ölümüyle desteğinden yoksun kalan annesi ......'nın vefat tarihi olan 13/07/2014 tarihine kadar talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının davalı taraftan tahsiline karar verilmesinin istenildiği, ne var ki dava açan dilekçede davacı olarak gösterilen ve hak sahibi olduğu ileri sürülen ...'nın dava tarihinden önce öldüğü, ölümle kişilik hakları sona eren kişi yararına dava açılamayacağı, diğer davacılar......... müteveffa .......'nin kardeşleri, davacı ...' un ise müteveffanın kızı olduğu, ne varki adı geçen bu davacıların ölenin (.....'nin) kendilerine destek olduğu, bu nedenle de ölümüyle zarara uğradıkları yönünden herhangi bir talepleri bulunmadığı ve ...'nın da 2014 yılındaki vefatından önce kızının ölümüyle desteğin den yoksun kaldığını ileri sürerek açtığı bir dava olmadığı, bu nedenle davacılar tarafından açılan davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği şeklindeki özet gerekçeyle;-Davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığından açılan davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle HMK 114/1-d madde atfı ve HMK 115/2 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkı miras yoluyla ölenin mirasçılarına intikal eden bir hak olduğu halde, hatalı değerlendirme neticesinde vekil edenlerinin haklı taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak; hak sahibi olduğu ileri sürülen ...'nın mirasçıları tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.TMK'nın mirasın kazanılmasını düzenleyen 599/2. maddesinde "Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakan ın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar." denilmekte ve destekten yoksun kalma tazminatı da esasen bir maddi tazminat niteliğine haiz olmakla birlikte; Destekten yoksun kalma tazminatı 6098 sayılı TBK'nın 53/3.maddesinde düzenlenmiş olup, "Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradığı kayıplar" şeklinde tanımlanmıştır. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olması bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53/3.maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 21/04/1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi; TBK'nın 53.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığına ne de nafaka hakkındaki hükümlere dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlaya cak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.O halde destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilmek için mirasçı olmak gerekmediğine yani zarar, ölenin desteğini isteyenlerin üzerinde doğduğuna göre; destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkı, ölenden mirasçılarına geçen bir hak değil, destekten yoksun kalanların kendi kişiliklerinde oluşan bağımsız bir haktır. Diğer bir ifadeyle bu hak terekeye (-miras varlığına) dahil değildir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkının mirasçılara geçebilmesi için hak sahibi olduğu iddia olunan kişi tarafından ölmeden önce dava açılması veya hiç değilse ölenin bu yönde bir irade açıklamada bulunması gereklidir.Somut olayda; hak sahibi olduğu ileri sürülen ve eldeki dava açılmadan önce 13/07/2014 tarihinde hayatını kaybeden ... tarafından açılmış bir dava olduğu veya adı geçen kişinin bu konuda irade açıklamasında bulunduğu ileri sürülüp kanıtlanamadığına göre; ilk derece mahkemesince yazılı biçim ve şekilde davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmakla, davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../11/2020 gün, 2016/.... Esas - 2020/... Karar sayılı kararına yönelik olarak davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar görülmekte olan davada miras ortağı oldukları için, kendilerinden tek istinaf başvuru harcı ve tek istinaf karar ve ilam harcı alınması gerekirken her birinden ayrı ayrı harç alındığı anlaşılmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 732,00-TL istinaf karar ve ilam harcı ile 220,70-TL başvuru harcı toplamı olan 952,70-TL'nin, davacılar tarafından istinaf aşamasında yatırıldığı anlaşılan toplam 2.109,80-TL harçtan düşümü ile kalan fazlaya ilişkin 1.157.10-TL harcın talepleri halinde davacı tarafa iadesine, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise yapan üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.16/04/2026