T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1558 - 2025/1714 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1558 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1714 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/05/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/280 E - 2023/515 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 29/12/2025 YAZILD…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1558 - 2025/1714 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1558 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1714 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/05/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/280 E - 2023/515 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 29/12/2025 YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında ... adresinde bulunan tekel bayii ve büfe işletmesinin davacıya devrini içeren 10/06/2015 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin imzalandığı tarihte müvekkil tarafından 23.000,00 TL tutarın nakit olarak davalıya ödendiğini, yine 10.000,00 TL bedelli ve 25/07/2015 vade tarihli senedin davalıya teslim edildiğini, ancak davalı tarafından işyerinin müvekkile hem fiili hem resmi olarak devredilmediğini, işyerinin devrenin sağlanmaması üzerine davacı tarafından davalıya ödenen 23.000,00 TL nakit bedelin ve 10.000,00 TL senet karşılığının geri alınabilmesi amacıyla Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/13211 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlunun söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davacının edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmeye riayet etmediğini ve müvekkilin zarara uğramasına neden olduğunu, devam eden süreçte davalının müvekkilden aldığı 25/07/2021 vade tarihli ve 10.000,00 TL bedelli senedi Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12388 Esas sayılı icra dosyasıyla işleme koyduğunu, davacının davalıya bir borcunun bulunmadığını belirterek, Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12388 Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan takibin iptaline, davanın devamı esnasında ödemede bulunulması halinde davanın istirdat davasına dönüştürülmesine, yine Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12388 Esas sayılı icra dosyasına icra tehdidi altında ödenen 8.979,12 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte iadesine, bununla birlikte işyeri devrine ilişkin imzalanan sözleşme kapsamında elden ödenen 23.000,00 TL bedelin temerrüt tarihi olan 19/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin sahibi olduğu tekel bayii ve büfe işletmesinin 10/06/2015 tarihinde gıda ürünleri, alkollü içecekler, tekel - sigara ürünleri ve mevcut demirbaşları ile birlikte 33.000,00 TL bedel karşılığında davacıya devredildiğini, ancak devir sözleşmesinde yazılan edimlerin hiçbirisinin davacı tarafından ifa edilmediğini, devir sözleşmesi dorultusunda davacının müvekkile elden teslim etmeyi taahhüt ettiği 23.000,00 TL nakit bedeli ödemediğini, bu kapsamda davacının davalıya sadece 10.000,00 TL bedelli ve 25/07/2021 vade tarihli senedi verdiğini, ilerleyen süreçte bahsi geçen borcun davacı tarafından ödenmemesi üzerine müvekkil tarafından Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12388 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğine rağmen davacının icra takibine itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, açılan davanın haksız olduğunu belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında icra takibinden sonra ödenen bedelin iadesi isteminden kaynaklanan uyuşmazlığın; İİK'nın 72. maddesi uyarınca çözümlenmesinin zorunluluk arz ettiği, bu nedenle eldeki davada İİK'nın 72. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin uygulanması gerektiği, ayrıca davaya konu devir sözleşmesinin geçersiz olduğu, bu nedenle Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12388 Esas sayılı icra dosyasında davacının davalıya borçlu bulunmadığının anlaşıldığı, öte yandan davacı yanca elden ödeme yapıldığı belirtilmiş ise de, 23.000,00 TL nakit ödemenin davalıya yapıldığına ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sözleşme metninden 23.000,00 TL tutarın davalıya ödendiğinin anlaşıldığını, zira paraya ilişkin bir vadenin belirlenmediğini, ve nakit (peşin) ödeme yapıldığının/yapılacağının sözleşmede yazılı olduğunu, bu kapsamda ödemenin gerçekleştirildiğinin kabulü gerektiğini ve başkaca bir dekont aranmasına olanak bulunmadığını, davalının sözleşmenin imzalandığı sırada tacir vasfına haiz olduğunu, davalının sözleşmeyi kendi muhasebecisine hazırlattığı, dolayısıyla 23.000,00 TL nakit ödeme yapıldığı yönündeki iddianın kanun koyucu tarafından korunacağını, diğer yandan İİK'nın 72. maddesinin açık hüküm içerdiğini ve söz konusu bedeli tamamen ödemek zorunda kalan kişinin bir (1) yıl içerisinde paranın geri alınmasını isteyebileceğini, eldeki davada borcun tamamının ödenmediğini, dolayısıyla hak düşürücü sürenin somut olay yönünden hiç başlamadığını, bunun yanı sıra her bir istem için müvekkil lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını belirtilerek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil tarafından Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12388 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibe davacının itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, davacının icra dosyasının varlığını bildiğini ve söz konusu dosyaya ödemelerde bulunduğunu, ancak altı (6) yıl sonra haksız olarak eldeki davayı açtığını, davacının devredilen tüm ürünleri elinde tuttuğunu ve davalıya iade etmediğini, bu kapsamda davacının borcunun bulunduğunun sabit olduğunu, davacının devir sözleşmesi ile emtiayı ve demirbaşları eksiksiz olarak aldığını kabul ettiğini, sözleşmenin tarafların hür iradeleri ile imzalandığını, dosya içerisinde tanık beyanlarının açık olmasına karşın mahkemece bahsi geçen tanıkların anlatımlarının dikkate alınmadığını, yargılama neticesinde davacı ile müvekkil arasında imzalanan sözleşmenin geçersiz olduğunun değerlendirildiğini, buna göre akdedilen sözleşmenin harici devir sözleşmesi kapsamında kaldığı gözetildiğinde zilyetliği devredilen ürün bedellerinin iadesi sağlanamadığından ve yazılı bir delil sunulmadığından davacı yanın borçlu bulunduğunun sabit hale geldiğini, Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12388 Esas sayılı dosyasına konu icra takibinin davalının uğradığı zarara istinaden gerçekleştirildiğini, herhangi bir itirazın bulunmadığını, kaldı ki geçersiz bononun icra takibine konu edilmediğini belirtilerek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının icra takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı ve bu kapsamda icra takibinin iptalinin gerekip gerekmediği ile icra dosyasına yatırılan paranın istirdatı yönünden hak düşürücü sürenin geçip geçmediği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, senede dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-a-Adli yardım kabul kararı nedeniyle istinaf aşamasında alınmayan ve Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı toplamı 2.298,50 TL'nin HMK'nın 339. maddesi gereğince davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 683,10 TL istinaf karar ve ilam harcının peşin alınan 1.780,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.096,90 TL harcın talep halinde istinaf eden davalıya iadesine, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin, gideri yapan üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 29/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."