T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/10 - 2026/659 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/10 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/659 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/09/2025 tarihli ara karar ESAS-KARAR NO : 2025/624 E DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir (Menfi Tespit davası kapsamın…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/10 - 2026/659 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/10 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/659 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/09/2025 tarihli ara karar ESAS-KARAR NO : 2025/624 E DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir (Menfi Tespit davası kapsamında) KARAR TARİHİ : 07/05/2026 YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden vekili, her ne kadar mahkemece 27.8.2025 tarihli ara kararı ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere dava dilekçesi ile talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ise de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi'nin 30/07/2024 tarihli 2024/936 Esas, 2024/971 Karar sayılı kararı ile somut uyuşmazlık ile birebir aynı durumdaki uyuşmazlıkta ihtiyati tedbir talebinin kabulü gerektiğinin belirtildiğini, mahkemece verilen ihtiyati tedbirin reddine dair kararın istinaf edilmesi halinde istinaf mahkemesi kararı çıkıncaya kadar dava konusu edilen çek muhatap bankaya ibraz edilip tahsil edileceğinden bu durumda da istinaf mahkemesince verilecek ihtiyati tedbirin kabulüne dair kararın infaz edilebilme olanağı kalmayacağından ve yargılama devam ederken her zaman yeniden tedbir talebinde bulunulabileceğinden, sunulan ve inceleme esnasında re'sen tespit buyrulacak sebeplere binaen İcra ve İflas Kanunu'nun 72/2 maddesi uyarınca mahkemece %15'den az olmamak üzere belirlenecek teminat karşılığında davaya konu edilen ... Şubesine ait 0023346 seri numaralı çek bedelinin 3. kişileri de kapsayacak şekilde ödenmesinin önlenmesi ve ... Şubesine ait 0023346 seri numaralı çek ile ilgili müvekkil aleyhine icra takibi başlatılmasının önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; talep konusu çekin ödeme tarihi olan 30/10/2025 tarihi gelmediği (çek bedelinin muaccel olmadığı), keşideci borçlu şirketin, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/547 Esas sayılı dosyası ile geçici konkordato başvurusunda bulunduğu, ilgili şirket tarafından yasal bir hakkın kullanılması nedeniyle, Ankara 1. ATM tarafından 01/08/2025 günü saat 14:20'den itbaren geçerli olmak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet verilmesine karar verildiği, ayrıca çek kambiyo hukuk bakımdan illetten mücerret olup 3. kişilerin hak ve hukukunu etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden HMK.nun 389. maddesinin koşullarının gerçekleşmemiş olduğu belirtilerek ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-talep eden vekili; Somut olayda İİK 72/2 maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesine engel bir durumun bulunmadığını, karşı yan hakkında konkordato geçici mühlet kararı verildiğini, talep konusu çekin avans olarak verildiğini, karşılığında mal teslim edilmediği için bedelsiz olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle talep tarihi itibariyle yaklaşık ispat koşulunun sağlanamamış olmasına göre ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın istinaf edenden alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 07/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."