T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1227 - 2025/1959 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1227 KARAR NO : 2025/1959 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 04/10/2022 KARAR TARİHİ : 29/01/2025 NUMARASI : …
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1227 - 2025/1959 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1227 KARAR NO : 2025/1959 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 04/10/2022 KARAR TARİHİ : 29/01/2025 NUMARASI : 2022/508 Esas - 2025/62 Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : Av. ... 2-... VEKİLİ : Av.... Av.... İHBAR OLUNAN : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Abonelik sözleşmesine dayalı fazla tahakkuk edilen elektrik faturaları bedellerinin istirdatı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İSTİNAF EDEN : Davacı vekili Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesine dayalı fazla tahakkuk edilen elektrik faturaları bedellerinin istirdat istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, elektrik tedarikçisi ve dağıtım şirketi tarafından hatalı olarak faturalandırılan "Geriye Dönük Düzeltme Kalemi", "GDDK Dağıtım Bedeli" ve "GDDK Aktif Enerji Bedeli" adı altındaki tutarların iadesi ve oluşan zararın tazmini amacıyla dava açıldığını, müvekkil şirkete haksız yere fatura edilen tutarların, sayacın hatalı ölçüm yapmasından kaynaklandığını, sayaçların mülkiyetinin ve bakımının dağıtım şirketine ait olduğunu, müvekkili olan şirketin sayaçlara erişiminin kısıtlı olduğunu, sayaçların dağıtım şirketi tarafından sürekli izlendiğini, ancak arızanın taahhüt edilmesine rağmen 195 gün sonra tespit edildiğini, bu durumun müvekkil şirketin zararını artırdığını, fatura edilen tutarlara ilişkin hesaplamada mevzuata aykırı bir metodoloji izlendiğini, şirketin üretimdeki duraksamalarının dikkate alınmadığını, böylece müvekkil şirketin maliyetlerinin yanlış hesaplamasına ve zarara uğramasına neden olduğunu belirterek, müvekkili şirketin, dağıtım şirketinin denetim ve bakım yükümlülüğünü yerine getirmemesinde dolayı bu zararına düzenlenen ve ödenen faturaların iptali ve zararın tazminini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı VTC Enerji Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davacı şirket arasında 05.03.2019 tarihinde imzalanan elektrik satış sözleşmesi gereğince, davacı şirketin elektrik tedarikçisi konumunda olan müvekkil şirketin, 01.01.2022 tarihinde davacının portföyünden ayrıldığını, sayaçların bulunduğu bölgedeki yetkili dağıtım şirketi olan SEDAŞ'ın rutin kontrolleri sırasında, davacının bazı aylarda normalden az tüketim yaptığını tespit ettiğini, yapılan incelemede (R) Fazı Gerilim sigortası arızası bulunduğunu, SEDAŞ tarafından, arıza nedeniyle tüketilmiş ancak sayaca yansımamış olan elektrik miktarının hesaplandığını, bu miktarların EPİAŞ'ın ekranlarına yansıtıldığını, müvekkil şirketin, EPİAŞ ekranındaki verilere göre geriye dönük düzeltme kalemi (GDDK) bedelleri için faturalar düzenlediğini, davacı şirketin, faturalara itiraz ettiğini, EPDK'ya başvurduğunu, EPDK tarafından yapılan inceleme sonucunda eksik hesaplama tespit edildiğini, SEDAŞ tarafından EPİAŞ'a yeni rakamlar girildiğini, müvekkil şirket tarafından 15.09.2022 tarihli ek fatura düzenlendiğini, müvekkil şirketin, davada taraf olarak gösterilmesi gerektiğini, zira müvekkilin tedarikçi konumunda olduğunu ve sayaç okuma ve kontrolünde yetkisinin olmadığını, GDDK bedellerinin SEDAŞ ve EPİAŞ'a ödendiğini, dolayısıyla hesaplamada bir kusurunun olmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Sakarya Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu ve reddedilmesi gerektiğini, davalı şirketin, 4628 ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde, Sakarya, Kocaeli, Bolu ve Düzce illerinde elektrik dağıtım lisansına sahip olduğunu, faaliyetlerini Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda yürüttüğünü, davacının sayacında tespit edilen arıza nedeniyle eksik tüketim kaydı olduğunu ve bu durumun yönetmeliğin 37. maddesi çerçevesinde geriye dönük düzeltme işlemiyle hesaplandığını, davacının 195 günlük tüketim endeksinin okunmadığını, ancak yönetmelik gereği 180 günlük hesaplama yapıldığını, hesaplamaların yönetmeliğin ilgili maddeleri uyarınca öncelikle aynı döneme ait sağlıklı veriler, yoksa sayaç değişiminden sonraki ilk iki dönemin ortalaması veya benzer yerlerin tüketim verileri dikkate alınarak yapıldığını, davacının iddialarının aksine tüm işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İhbar Olunan Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi (EPİAŞ)'nin, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan (EPDK) aldığı "piyasa işletim" lisansı kapsamında ülkenin elektrik piyasasını işlettiğini, EPİAŞ'ın elektrik piyasasında üretilen elektriği alıp satmadığını, katılımcılarla EPİAŞ arasında piyasa katılım anlaşması imzalandığını, EPİAŞ'ın davacının iddialarından sorumlu olmadığını, sayaç okuma işlemlerinden de sorumlu olmadığını fatura verilerinin sayaç okuyan kurumlar tarafından EPİAŞ'ın sistemine yüklendiğini, davanın davacı ve diğer davalılar arasındaki hukuki ilişki çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ve EPİAŞ'ın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; "Davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, Bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmaksızın hatalı ve eksik raporun hükme esas alındığını, Yönetmelik'in 36. maddesinde dağıtım şirketi kaynaklı hataların 36. madde kapsamında olduğu düzenlendiğini, müvekkil şirketin işletmesindeki sayaçların eksik tüketim okuması, dağıtım şirketinin denetim ve bakım yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklandığını, Dağıtım şirketinin "geriye dönük düzeltme kalemleri" hesabında kullandığı metodoloji mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, ek tahakkuklarda üretimin durduğu dönemdeki tüketim düşüklüğü dikkate alınmadığını, Müvekkilinin davalılar ve EPDK nezdindeki itirazları sonuçsuz kaldığını, dağıtım şirketi mülkiyeti ve bakım ve işletme yükümlülüğü kendisine ait olan alanlarda bakım ve işletme yükümlüğünü gereği gibi yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, yerel mahkeme kararının kaldırılarak itirazları doğrultusunda yeniden hesaplama yapılmak üzere dosyanın bilirkişi raporuna tevdiine, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Sakarya Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece vereilen kararın hukuka uygun olduğunu, bilirkişi raporu ile müvekkili şirketin haklılığının sübut bulduğunu, bu nedenle davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, abonelik sözleşmesine dayalı fazla tahakkuk edilen elektrik faturaları bedellerinin istirdatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK, 6102 sayılı TTK, 2004 sayılı İİK 3. Değerlendirme ve karar Dava, abonelik sözleşmesine dayalı fazla tahakkuk edilen elektrik faturaları bedellerinin istirdatı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinafa başvurulmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sayacın R fazının gerilim sigortasının atması sonucu meyanda gelen eksik tüketime dayalı olarak davalı SEDAŞ tarafından tanzim edilen geriye dönük faturalarda belirtilen hesaplamanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin kapsamına uygun olup olmadığı hususu ile tarafların sorumluluk durumunun belirlenmesi noktasındadır. Somut olay değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı VTC Enerji A.Ş. arasında 05.03.2019 tarihli 10717006 numaralı abonelik için abonelik sözleşmesi bulunduğu, davacının 01.01.2022 tarihine kadar elektrik tedariğini bu yolla sağladığı, davacının tüketimini diğer davalı Sakarya Elektrik A.Ş. mülkiyetinde olan sayaç tarafından ölçüldüğü, SEDAŞ'ın ilgili mevzuat uyarınca sayaçların okunması kontrolü ve bakımından sorumlu olduğu, davaya konu 10717006 numaralı OG abonesinin kapalı ve kilitli ölçü panosunda LANDİS marka 50714590 Seri numaralı sayacın takılı ve devrede olduğu anlaşılmaktadır. 30 Mayıs 2018 tarih ve 30436 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 'serbest, serbest olmayan ve son kaynak tedariki kapsamındaki tüketicilere elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı ile buna ilişkin hizmetlerin sunulmasında tüketici, tedarikçiler ve/veya dağıtım şirketleri arasındaki iş ve işlemlere esas asgari standart, usul ve esasların belirlenmesi' amacıyla yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin sayaç doğru tüketim kaydetmemesi halinde tüketim miktarının tespitini düzenleyen 37 nci maddesine göre belirleme yapıması gerekmektedir. Anılan maddede yapılacak hesaplamalarda tüketicinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketim değerleri, geçmiş dönem tüketimleri de bulunmuyorsa sayaç değişim tarihinden sonraki ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait günlük ortalama tüketim değerleri dikkate alınarak hesaplama yapılacağı, tüketim miktarının hesabında esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgenin bulunması halinde 180 günü geçmeyeceği düzenlenmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında; eksik tüketimin kaydedilmiş olması durumunun sayaç arızasından kaynaklanmadığı, eksik tüketim nedeninin sayaç sayaç devresinde montajlı (R) fazına ait gerilim trafosunun sigortasının atmasından kaynaklı olduğu, bu durumun tarafların da kabulünde olduğu, arızalı olan gerilim sigortasının değişiminden sonra da sayacın montajlı ve sorunsuz şekilde faal durumda olduğu, (R) fazının attığının ve gerilim değerinin bulunamadığının öğrenilmesi üzerine bir sonraki veri alımlarında en geç ay sonu gelmeden müdahalede bulunulması gerektiği, ancak davalı Sedaş tarafından uzun süreçten sonra 06.11.2021 tarihinde tespit ve müdahalede bulunulduğu, bu nedenle Sedaş'ın yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği, bununla birlikte tahakkuk edilen fark bedellerinde ilgili dönem birim fiyatları ve herhangi bir gecikme zammı uygulamaksızın tahsil edildiğinden davacı açısından maddi zarar oluşmadığı, sayacın eksik tüketim kaydettiği 11/05/2021-06/11/2021 tarih aralığında ölçü sisteminin 1/3 oranında eksik tüketim kaydettiği, eksik tüketimin OSOS kayıtlarıyla kanıtlandığı, eksik tüketimin 180 günden uzun (195 gün) olmasıyla birlikte uygulamaya esas hesabın 180 gün için yapıldığı, pandemi koşulları da dikkate alınarak eksik tüketim uygulandığı (ölçü sisteminin 1/3 oranında eksik tüketim kaydettiği dönemim dikkate alındığı), ek tüketimli toplam tüketimin 13 ay için 14.920.861,39 kWh olarak hesaplandığı, bu şekilde ortalama aylık tüketimin 1.147.758,57 kWh mertebelerinde olduğu, bu seviyelerin ek tüketimin tahahkkuk ettirilmediği aylardaki (Şubat, Mart, Nisan 2021 gibi) tüketim dikkate alındığında makul olduğu, bu kapsamda 13 ay için toplam 2.279.840,592 kwh ek tahakkuk yapıldığı, sonuç olarak yapılan işlemlerin Yönetmelik'in amir hükümlerine uygun olduğu kanaat edilmiştir. Buna göre; eksik tüketimin, sayaç arızasından kaynaklanmadığı, eksik tüketimin sayaç dışı unsur olan sayaç devresinde montajlı (R ) fazına ait gerilim trafosunun sigortasının atmasından kaynaklı olduğu, söz konusu sayacın davacının tesisinde arızalı olan gerilim sigortasının değişiminden sonra da montajlı olduğu, davaya konu eksik tüketime ilgili işlemlerin Yönetmeliğin 37 maddesinin ilgili alt bentleri kapsamında kaldığı ve bu nedenle değerlendirme ve hesaplamanın Yönetmeliğin 37. Maddesine göre yapılması gerektiği, OSOS verileri ve gerekse kWh bazlı tüketim değerlerinin teknik olarak doğru bulgu ve belge olarak değerlendirilmesinin yerinde olduğu, zira her iki belgede de net düşük tüketimin olarak hangi tarihte başladığı ve hangi tarihe kadar devam ettiği gün ve saat olarak tespit edildiği, OSOS verileri ve gerekse kWh bazlı tüketim değerlendirildiğinde Yönetmeliğin 37 Maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen sayaç sigortasının arızası giderildikten sonraki ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait günlük ortalama tüketim değerleri ile aynı yönetmeliğin üçüncü fıkrasında belirtilen 180 gün esas alınarak yapılan hesaplamada sayacın eksik tüketim kaydettiği 11.05.2021- 06.11.2021 tarih aralığında ek tüketim miktarının hesaplandığı, sonuç olarak yapılan işlemlerin Yönetmelik'in amir hükümlerine uygun olduğu anlaşılmakla mahkemece gerekçeli ve denetime uygun birbririni teyit eden bilirkişi raporları dikkate alınarak somut olaya uygun tahakkukun ve faturalandırmanın doğru yapıldığı değerlendirilmesiyle davanın reddine dair verilen hükümde dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekillinin aksi yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2025 tarih, 2022/508 Esas - 2025/62 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliği ve diğer işlemlerin Dairemizce yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.b.2 ve 361/1 maddeleri gereğince, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere 30/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. * Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır